//Amerika Çin mücadelesi ve Güneydoğu Asya’daki gelişmeler

Amerika Çin mücadelesi ve Güneydoğu Asya’daki gelişmeler

Amerika’nın dünya stratejisi

Amerika Birleşik Devletleri’nin dominant karakterli dünya stratejisinde belli başlı iki amacı vardır:

  • Dünya ekonomisinin ve finansal piyasaların kontrolü,
  • Çok uluslu şirketlerin faaliyetleri sayesinde dünyanın tüm doğal kaynakların devralınması.

Amerika Birleşik Devletleri donanması, Çin’in askeri aktivitelerini incelemek için Çin Denizleri’ne 12 mil (19.3 km) sınırını aşacak şekilde girer. Amacı, Çin’in Tayvan’ı ve Hainan Adaları’ndaki üslerini ele geçirmek veya gözünü korkutmak amacıyla yapacağı herhangi bir askeri yığınaktan haberdar olabilmektir. Çin, Amerika’nın bu şekilde icra ettiği faaliyetlerden şikayetçidir. Amerika Birleşik devletleri donanmasının Çin’in güvenliğini tehdit ettiğini vurgulamaktadır. Çin, Amerika Birleşik Devletleri’ne ait gemi ve uçakları vurma hakkı istemektedir.

ABD-Çin gerginliği

2010’da Amerika ile Çin arasında tırmanan gerginliğin tam ortasında Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Hanoy’da bir Asya güvenlik forumunda Çin Denizleri konusunda Amerika ile Çin arasındaki hak iddialarının barışçı bir şekilde çözümlenmesinin Amerika Birleşik Devletleri için ulusal bir çıkar meselesi olduğunu ve çok taraflı bir görüşme gerektirdiğini beyan etti. Clinton, Çin Denizleri’nin değil de, bu sorunun barışçı çözümünün ulusal çıkarları kapsamında olduğuna özel vurgu yapmıştı. Görünüşe göre ABD tarafı istikrarı destekliyor ve anlaşma öneriyordu. Fakat Çin Dışişleri bakanı çok sert tepki gösterdi. Çin, Washington’un çift taraflı yapılması gereken görüşmeleri uluslararası hale getirdiğini savunuyordu.

Amerika Çin mücadelesi: Pekin’e kontrol

Amerika’ya göre ekonomik büyümeye zarar verebilecek her şeyi önlemek açısından, Pekin’in hamleleri kontrol altına alınmalıydı. Çin ise, Amerika liderliğinde Güneydoğu Asya bölgesinde yavaş yavaş oluşan gayri resmi Çin karşıtı koalisyondan hoşlanmıyordu. Amerika’nın Çin’i kuşatma politikası, stratejik olarak Çin’i dünyadan tecrit edebilirdi.

Amerika’nın Çin Denizleri’ndeki Amerikan çıkarlarının tam olarak ne olduğunu tanımlamaması büyük bir sorundur. Açıkça görülmektedir ki Çin denizleri Amerikan Gölü değildir. Peki, Çin denizleri acaba tamamen Çin’e mi aittir?

Amerika Çin mücadelesi ve dengeleyici kuvvet

Bazıları Güneydoğu Asya bölgesine istikrar getirmek için Amerika Birleşik Devletleri’nin oradaki varlığını arzu etmektedir, mal sahibi olarak değil ama, denge unsuru olarak. Bu bölgede kimse daha fazla hak iddiasında bulunmazsa, işler düzene girebilir. Halkın acı söylemlerine rağmen Pekin, Tayvan Boğazı’nda ve Güney Kore’de Amerikan askeri kuvvetleri bulunmazsa gerginliğini tırmanacağının ve Çin’in ekonomik büyümesinin zarar göreceğinin farkındadır. Amerika’nın ön sezisi şöyledir: Çin, fırtınalı denizlerini sakinleştirecektir.

TREND ANALİZ:  Bilgi Devrimi: Bir güç olarak bilgi devriminin küresel etkileri

Sonuç:

2015 ve 2016 yılı ulusa sesleniş konuşmalarında ABD Başkanı Barack Obama üstüne basa basa ‘Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en güçlü devletidir.’ dedi. Çin dahil, hiç bir devlet Başkan Obama’nın bu iddialı sözlerine karşılık veremedi, biz sizden daha güçlüyüz diyemedi. Gücüne güvenen Amerika Birleşik Devletleri ‘dünya hakimiyeti stratejisi’ gütmekte,  adeta ‘bütün dünya benim’ psikolojisiyle hareket etmektedir. Nitekim, Çin Denizleri’nin bulunduğu bölgede en ufak bir toprak parçası olmamasına rağmen, Amerika Birleşik Devletleri Çin Denizleri sorununda en önde gelen taraf ülkedir.

8 Kasım 2016’da Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı seçilen Donald Trump da seçimden galip çıkmasından sonra ardından yaptığı teşekkür konuşmasında aynen Obama gibi Amerika Birleşik Devletleri’nin büyüklüğünden, güçlülüğünden ve Amerikan çıkarlarının önceliğinden söz etti. Buna da hiç bir devlet itiraz edemedi.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yönetim zihniyeti değişmediği, Amerika kendi kıtasına çekilmediği sürece, mevcut ekonomik ve askeri potansiyeli ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin tek taraflı olarak Güneydoğu Asya’da politika geliştirmesi yakın gelecekte zor görünmektedir.

Bazılarına göre ise Çin, ABD ile arasındaki mesafeyi kapatmış ya da kapatmak üzeredir. Bu konuya cevap aramak için  ‘Çin ABD’yi geçebilecek mi?’ konusu ayrı bir analiz konusu olarak incelenmiştir.

Yazan: Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

Kaynaklar:

  1. Michael G. Roskin ve Nicholas O Berry, Uluslararası İlişkiler, Adres Yayınları (2014), Sayfa: 355, 357, 360,361,
  2. China-US Focus
  3. Global Research
  4. The Nation
Yazan | 2017-07-26T01:42:57+00:00 Temmuz 26th, 2017|Amerika|0 Yorum

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO’da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Harp Stratejisi, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.

Bu analiz hakkında yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: