This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

Biyoyakıt nedir? Biyoyakıt üretiminin Meksika’da neden olduğu sorunlar

Anasayfa/Amerika/Biyoyakıt nedir? Biyoyakıt üretiminin Meksika’da neden olduğu sorunlar

Biyoyakıt nedir? Biyoyakıt üretiminin Meksika’da neden olduğu sorunlar

 

Biyoyakıt nedir?

Yüz yıldan fazla zamandır kullanılan fosil yakıtların rezervleri hızla azalmaktadır. Fosil yakıtların yerine başka alternatifler düşünülmektedir.

Fosil yakıtların yerine düşünülen alternatiflerden biri de bitkilerden elde edilen biyoyakıt veya biyolojik yakıtlardır.

Mısır, buğday ve palmiye ağacı gibi bitkilerden elde edilen biyoyakıt üretimi başta Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya olmak üzere, dünyada hızla artmaktadır. Çevre dostu diye reklamı yapılan biyoyakıt üretiminin artması, insanlar için yeni sorunlara neden olmaktadır. Hammadde kaynağı olarak kullanılan Meksika sorunlu ülkelerden sadece birisidir.

Ancak, insanlar, hayvanlar, kuşlar ve böceklerin en önemli besin maddelerinden olan mısırdan, buğdaydan ve diğer bitkilerden biyoyakıt üretilerek enerji sorununa çözüm aranıyor olması, dünya kamuoyunu kaygılandırmaktadır.

Ancak, biyoyakıt konusunda Kyoto Protokolü(16 Şubat 2005)’nü imzalamaktan kaçınan ABD eleştirileri dikkate almamaktadır.

Dünya kamuoyu her ne derse desin, Amerika Birleşik Devletleri bitkilerden elde etiği biyolojik enerji miktarını her geçen gün arttırmakta, her ay üretimi arttırmaktadır.

Biyoyakıt üretimini tetikleyen nedenler

Dünyada hızla artan enerji kullanımının ülkeleri yeni enerji kaynakları aramaya yöneltmesi anlayışla karşılanmalıdır. Elektrikli araba üretimi istenilen düzeye gelememektedir. Fosil yakıt tüketiminin artması, stokların azalması engellenememektedir. Güneş, rüzgar, deniz dalga ve nükleer enerji kaynakları, petrolün yerini tutamamaktadır. Üstelik, petrol fiyatlarının artması siyasi ve ekonomik krizleri tetiklemektedir.

ABD ve Brezilya’da biyoyakıt üretimi

ABD ve Brezilya yenilenebilir enerji kaynaklarına büyük öncelik vermektedir. Bitkilerden elde edilen biyolojik etil alkolün (biyoetanol) ham maddesi şeker pancarı, şeker kamışı, mısır, buğday, patates, tarımsal atıklar ve odunsulardır. Etil alkol benzinle veya dizel yakıtla belirli oranlarda karıştırılarak kullanılmaktadır. Biyoetanol yakıtı üretiminde nişasta önce şekere dönüştürülmektedir. Şeker de doğrudan fermante edilerek(mayalanarak) biyoetanole dönüştürülmektedir.

Şeker kamışından elde edilen etil alkol (etanol) tropik iklimlerde yetişmektedir. Etanol üretimi için daha az tarımsal alan ve daha az fosil yakıt kullanımı gerekmektedir.

Mısırdan biyoetanol üretimi için ise ılıman iklime sahip olan ve daha geniş tarım alanı ve sera gazı emisyonu yaratan daha fazla fosil yakıt kullanılması gerekmektedir.

Brezilya’da otomobillerin çoğunluğu hidrokarbon ve biyoetanol karışımı bir yakıt kullanmaktadır. Hidrokarbonlu biyoyakıt %18 ila %25 arasında değişen oranlarda etanol ihtiva etmektedir. Son yıllarda aşırı kuraklıklar şeklinde görülen kötü hava şartları Brezilya şeker kamışı üreticilerini ciddi biçimde etkilemiştir.

Biyoyakıt üretimi ve mısır bitkisi meselesi

Meksika’nın ana gıda maddelerinden birisi mısırdır. Meksika çiftçisi mısır satarak geçinir, mısırla hem ailesinin hem de hayvanlarının beslenmesini sağlar. Mısır unundan yapılan Meksika’ya özgü bir tür ekmeğe ‘tortilla’ denir. Yeni dünya düzeni diye isimlendirilen kaos ortamı, Meksika vatandaşının tortillasına göz dikmiştir.

Yeni dünya düzeni nedir?

Yeni dünya düzeninde Amerika Birleşik Devletleri Irak’ta olduğu gibi düzmece istihbarat bilgileri ile bir ülkenin petrol yataklarını ele geçirebilmektedir. ABD, CIA’in sahte istihbarat belgeleri ile Kuzey Kore’nin başına her türlü çorabı örmektedir. ABD CIA’nin zorlamasıyla Çin nakliye gemisini “İran’a kaçak mal taşıyor bahanesiyle” açık denizde durdurabilmekte, günlerce rehin tutabilmektedir. Daha açık bir ifadeyle söylersek, yeni dünya düzeni ‘kaynaklara serbestçe erişim ve kaynakları tek taraflı olarak kullanma düzeni’dir ve bu düzenin baş mimarı ABD’dir.

Küresel düzenin baş aktörü ABD’nin bu yaptıklarına dünya devletleri ses çıkaramamaktadır.

Amerika iç ve dış siyaseti çok uluslu şirketlerin çıkarlarına göre düzenlenmektedir. Emperyalizmin sömürü ilkeleri bu şirketlerce saptanmaktadır. Bu politika çerçevesinde işbirliğine hazır olun yerli iş adamlarına amerikan yardımlar arttırılmakta, buna dayanarak Amerika Birleşik Devletleri’nin  hedef ülke üzerindeki politik etkilerinin arttırılması sağlanmaktadır.

Yeni emperyalizm, ticaretin bayrağı altında genişlemekte, az gelişmiş ülkeleri hedef almaktadır.

Emperyalizm hedef ülkelere askeri yöntemlerle taarruz ederek değil, dostluk türküleriyle girmekte, yardım anlaşmalarıyla yerleşmektedir. Bu analizde yer vereceğimiz Meksika’daki mısır üretimi ve bu bağlamda biyoyakıt ya da biyolojik yakıt üretimi meselesi, emperyalizmin sömürü yöntemlerinden sadece biridir.

Meksika’da mısırın başına gelenler de yeni dünya düzeni gereğidir.

ABD'nin aylık biyodizel yakıt üretimi 2015-2017

ABD’nin aylık biyodizel yakıt üretimi 2015-2017

Meksika mısır tarlaları ABD’nin hedefinde

Uranyum, petrol, doğalgaz gibi çok stratejik enerji hammaddeleri uğruna ABD’nin küresel savaş icra etmesi anlayışla karşılansa da; Meksika çiftçisinin sofrasındaki mısır ekmeğine göz dikmesi pek anlaşılabilir değildir. Bu göz dikmenin mutlaka önemli nedenleri olmalıdır.

ABD, Musul-Kerkük petrol yataklarına hangi gözle bakıyorsa Meksika’daki mısır tarlalarına da aynı gözle bakmaktadır.

Resmi yetkililerin açıklamasına göre Meksika’daki enflasyonun ana nedenlerinden biri de ABD’nin Meksika tarım alanlarında yetişen mısır bitkisine göz dikmiş olmasıdır. ABD’nin müdahalesi ile Meksika’da mısır ekmeği yani tortilla fiyatları her geçen gün artmaktadır. Petroldan, altından, uranyumdan vb. sonra “tortilla”lar da günümüzde küresel hegemon güçlerin satranç tahtasındadır!

Mısır, sadece insanların değil, hayvanların, kuşların ve böceklerin de önemli bir besin maddesidir. Bunu en iyi bizim Karadeniz ve Akdeniz halkı bilir.

Son yıllarda, Meksika’da mısır, mısır unu ve tortilla fiyatlarının artış göstermesi, gösterilerle protesto edildi.  Onbinlerce işçi ve çiftçi ailesi, mısır ve mısır ürünlerindeki önlenemeyen artışı kınadı. Sonra sessizce evine döndü.

Basından izlediğimiz kadarıyla; Meksika hükümeti tortilla ve mısır unu fiyatlarını belli bir sınırda tutmak için gayret sarf ediyor, üretici ve satıcılarla anlaşma yollarını arıyor. Ancak, tortilla sorununun esas nedeni Meksikalı üretici ve tüketiciler olmadığı için, soruna ancak geçici çözüm bulunabiliyor!

Mısır unu ve mısır ekmeği fiyatları niçin artıyor?

Meksika’da temel gıda maddelerine zam yapılması olayı, ABD’nin mısırdan elde edilen etil alkole hücum etmesinin sonuçlarından biridir. Son birkaç yıldır ABD, mısırdan elde edilen etil alkolü benzinle veya dizel yakıtla karıştırarak kullanmaya başladı.

Biyoyakıt taraftarlarına göre petrol yatakları ABD’nin çatışma içinde olduğu Ortadoğu gibi uzak bölgelerde yer almaktadır. Halbuki geniş mısır tarlaları ile Meksika hemen yanı başındadır!

ABD hükümetinin ve sermaye çevrelerinin etil alkolden enerji elde etme girişimleri, sadece Meksika’da değil, Amerika’da bile pek çok gıda maddesinin fiyatlarının artmasına yol açtı. Mısırın enerji amacıyla kullanılması yüzünden, tahıl ürünlerinin insanlar, çiftlik ve kümes hayvanları tarafından kullanımı doğal olarak  artış eğilimine girdi.

Petrol bölgesi olan Orta Doğu’daki siyasi ve toplumsal istikrarsızlıkla Amerika kıtasında refah içinde yaşayan bir ailenin beslenme maliyetleri arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Amerika Kıtası’nda herkesin keyfi yerindedir.

Fakat Meksika’da durum bundan çok farklıdır.

Amerikan dış politikasının hedefi nedir?

Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle süper güç olduğu tartışmasız kabul edilen Amerikan dış politikasının en önemli hedeflerinden birisi, ABD şirketlerinin pazarlara, kaynaklara ve yatırım imkânlarına serbestçe erişebilmesini sağlayacak küresel düzeni yani “serbest ticaret” ortamını yaratmaktır.

ABD’nin serbest ticaret uygulamalarındaki durumu İngiltere tarihine çok benzemektedir.

İngiltere, 19.yy’ın ortalarından başlayarak 150 yıl süreyle dünyaya hakim olma politikası gütmüştür. ABD de aynı yolda ilerlemektedir.

İngiltere, hammadde ithalatına ve üretime dolayısıyla sanayileşmeye büyük önem vermiştir. ABD de dünyanın en gelişmiş sanayi ülkesidir.

İngiltere hammadde kaynaklarını ve transit deniz ve kara taşıma yollarını güvende tutmak ve emniyete almak için çoğu kere askeri güç kullanmıştır. ABD’de çıkarlarına zarar geleceğini hissettiği anda, sahte istihbarat üreterek, hedef aldığı ülkelere ambargo uygulamakta veya savaş ilan etmekte tereddüt etmemektedir.

ABD, aslında kendisini dünyanın tek hakimi görmekte, sahibi sanmaktadır.

Büyük güçler genellikle, kendi korumaları altında bulunan ekonomik çıkarların daha da gelişeceğine inandıkları zaman sınırlı düzeyde ‘serbest ticarete’ olanak verirler. Bu durum, yeni dünya düzeninin en önemli özelliklerindendir.

Amerikalılara göre zengin Amerikalı tüccarlar Meksikalı fakir çiftçilerin mısırlarını satın almakla aslına Meksikalılara iyilik yapmaktadır.

Metanol yani etil alkolden biyoyakıt üretimi

Eleştirmenlere göre, biyoyakıt endüstrisine, uzun bir süredir arz ve talep değil, siyaset ve birkaç büyük şirketin çıkarları egemen olmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ülkede mısır kökenli etanol üretimi yapan Amerikan çiftçilerinin ve biyoyakıt üreticilerinin korunması için sübvansiyon amaçlı çıkarılan vergi kredileri uygulamasına 31 Aralık 2011 tarihinden itibaren son verdi. Aynı tarihte ABD, Brezilya’dan ithal edilen ve şeker kamışından üretilen etanol ürünleri için gümrük vergisi muafiyeti getirdi. Yani Meksika’dan sonra Brezilya’da biyoyakıt üretimi için hammadde kaynağı haline gelmiş oldu.

Dünyadaki etanol kaynaklı biyoyakıt üretimi %80 oranında Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya tarafından karşılanmaktadır.

Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması

NAFTA’nın 1994’te kurulmasına ABD önderlik etti. 1994 yılında ortaya çıkan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) da bu konuda önemli bir rol oynuyor olabilir ve bu rolün giderek artması da kuvvetle muhtemeldir. NAFTA’nın etkisi ile Meksika çok iyi sübvanse edilmiş tarım ihracatçıları ile dolmuş, Meksikalı üreticiler  topraklarından atılmıştır.

NAFTA’nın ortaya çıkmasıyla birlikte Meksika’da tarımsal iş gücü istihdamı da, 1993’e kadar süren istikrarlı bir yükselişten sonra özellikle mısır üreticiliği alanında düşüşe geçti. Tarafsız ekonomistler, buna doğrudan NAFTA’nın sebep olduğunu düşünüyor. Meksikalı tarımsal iş gücünün altıda biri, NAFTA’nın uygulandığı yıllarda yerlerinden edildi. Bu süreç ekonominin diğer sektörlerindeki ücretlerin azalmasına neden olmakta ve insanları ABD’ye göçe zorlamaktadır. Meksikalı uzmanlara göre satın alınan her beş ton gıda maddesine karşılık, bir Meksikalı tarım işçisi göçmen adayı haline geliyor.

Brezilya’da da benzer durumun yaşanması kaçınılamazdır.

Meksika sınırını kapatma çalışmaları

1990’lı yıllarda Başkan Bill Clinton’ın, önceleri açık olan Meksika sınırına, NAFTA’nın hayata geçmesiyle birlikte 1994 yılında asker konuşlandırılmasını emretmesi, bilinçli olarak verilmiş bir kararın sonucudur.

Kasım 2016’da Başkan seçilen Donald Trump’ın Meksika sınırına duvar örecek olması, bunu milli bir politika olarak görmesi, göçmen durumuna düşen Meksikalı çiftçilerin durumunu daha vahim hale getirecektir.

Bir yandan Meksikalı çiftçileri mısır gibi temel besin maddesinden mahrum etmek, diğer yandan göçmen durumuna düşen Meksikalılara sınırı kapatmak, sözde insan hakları savunucusu ABD’ye yakışan bir davranış biçimi olacaktır.

Önlem alınmazsa ABD gibi sanayileşmiş büyük ekonomilerin başını çektiği “serbest ticaret” sistemi, Meksika’yı yutmuştur.

Serbest ticaret sistemi, Meksika benzeri diğer hammadde kaynağı ülkeleri de gıda konusunda kendi kendisine yetmez hale, yani ABD’ye bağımlı hale getirecektir.

Ek olarak özel şirketlerin baskısı ve devletin doğrudan müdahalesi ile ABD’de mısır fiyatı arttıkça, Meksika’daki mısırın fiyat artışı asla önlenemeyecektir. Meksikalılar tortilalyı pahalıya yerken, ABD, Meksika mısırını ithal etmeyi sürdürecektir.

Yazan | 2017-06-12T01:33:00+00:00 Haziran 12th, 2017|Kategoriler: Amerika|Etiketler: , |Biyoyakıt nedir? Biyoyakıt üretiminin Meksika’da neden olduğu sorunlar için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: