Büyük Buhran: 1929 ekonomik krizi ve alınan dersler

//Büyük Buhran: 1929 ekonomik krizi ve alınan dersler

Büyük Buhran: 1929 ekonomik krizi ve alınan dersler

Büyük Buhran, 1929-1939 arasında dünyada yaşanan ekonomik krize verilen addır. ABD’de 24 Ekim 1929 Perşembe günü başlayan mali kriz, 1929-1939 yılları arasında ekonomik krize dönüşmüştür. Bugün bile dünyanın karşılaştığı en büyük ekonomik kriz olarak adlandırılmaktadır. Kriz hızla bütün dünyayı etkisi altına aldı. Süreç içerisinde ekonomiler çöktü, dünya genelinde milyonlarca çalışan işsiz kaldı.

Büyük Buhran’dan alınan dersler

Uluslararası kapitalizmin karşılaştığı en büyük güçlük, 1929 Wall Street iflasıyla başlayan 1930’ların Büyük Buhranı tarafından yaratılmıştır.

1926’dan itibaren ABD, dikkatsiz spekülasyonlar ve sürekli artan hisse senedi fiyatı beklentileriyle beslenen yapay bir canlanma yaşadı.

1924-1929 arasında ortalama hisse senedi fiyatları yaklaşık %300 oranında arttı. Fakat 1929’da ekonomiye olan güven, emtia satışlarının düşmeye başladığının işaretleri görülünce aniden buharlaştı.

Büyük Buhran: Kara Perşembe

24 Ekim 1929 ‘da (Kara Perşembe), tek bir günde 13 milyon hisse senedi el değiştirince borsada panik oldu.

29 Ekim 1929’da 16 milyon hisse senedi satıldı. Ardından bankalar çöktü, büyük firmalar dağılmaya, işsizlik yükselmeye başladı. ABD’deki ciddi ekonomik buhran, belli derecede bütün sanayileşmiş ülkeleri etkileyecek şekilde ülke dışına yayıldıkça Büyük Çöküş, Büyük Buhran‘a dönüştü.

Büyük Çöküş (24 Ekim 1929) ‘Kara Perşembe

Büyük Çöküş ve Büyük Buhran arasındaki ilişki neydi?

Mali krizler ekonomik krizlere dönüşmek zorunda mıdır?

Wall Street iflası’nı açıklamak nispeten kolaydır. J. K. Albright’ın klasik eseri Büyük Çöküş’te (The Great Crash, (1929, 1955, 2009) savunduğu gibi bu, tarihte görülmemiş bir ölçekte de olsa, yalnızca yeni bir spekülatif balondu. Ona göre bu, çaba göstermeden veya çalışmadan zengin olmanın mümkün olduğu inancını alevlendirdiği bir hayallere kaçıştı. Borsa krizlerinin reel ekonomiyi etkilemesi, düşen hisse senedi değerlerinin kaçınılmaz olarak firma ve tüketici güveninde azalmaya yol açması ve bunun da hem iç talep hem de yatırımlar için kullanılabilecek fonları azaltması nedeniyle şaşırtıcı değildir.

Durgunluk buhrana dönüşmek zorunda mı?

Büyük Buhran örneğinde iki kilit hata yapılmıştır. Sağlam bireycilik ve lassez-faire doktrinine olan güçlü inanç görünümü altında Hoover yönetimi, Wall Street iflasına kamu harcamalarını düşük tutarak ve dengeli bir bütçe oluşturmaya çalışarak karşılık verdi. Bunun anlamı, sadece işsiz kalanların yaşamlarını sürdürebilmek için temelde özel hayırsever yardımlarına (çorba mutfakları gibi) dayanmak zorunda kalması değil, aynı zamanda ekonomiden paranın çekilmesiyle birlikte krizin çözülmesinden ziyade derinleşmesiydi.

İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi

Bu ders, İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi (The General Theory of Employment, Interest and Money, (1936, 1963) adlı eserinde klasik ekonomik düşünceyi eleştiren ve kendi kendini düzenleyen piyasalara inancını reddeden Keynes tarafından en çarpıcı biçimde öğretildi. Keynes, ekonomik etkinlik ve dolayısıyla istihdam düzeyinin, ekonomideki toplam talep miktarı tarafından belirlendiğini savundu. Bunun anlamı, hükümetlerin, durgunluk ve yüksek istihdam dönemlerinde kamu harcamalarını artırarak veya vergileri düşürerek ekonomiye talep enjekte etme yoluyla ve mali politikalarını uyarlayarak ekonomilerini yönetebilmesiydi. İşsizlik, kapitalizmin görünmez eliyle değil, hükümet müdahalesiyle ve bu örnekte hükümetin fazla harcaması ve bütçe açığı vermesiyle çözülebilirdi.

Büyük Buhran ve Keynes’in fikirleri

Keynes’in fikirlerinin sınırlı da olsa ilk uygulanma girişimi, Roosevelt’in Yeni Düzen (New Deal) döneminde ABD’de oldu, fakat o zaman bile Roosevelt dengeli bütçe fikrinden uzaklaşma konusunda isteksizdi. Bu nedenle Büyük Buhran 1930’lar boyunca sürdü ve ancak İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle askeri harcamalardaki artış sayesinde sona erdi. Yalnızca Almanya’da Büyük Buhran daha erken sonuçlandı, çünkü 1930’lardan itibaren yeniden silahlanma ve askeri genişleme politikası, kazara Keynesçiliğin bir biçimi olarak işledi.

John Maynard Keynes (1883-1946)

İngiliz iktisatçı. Keynes, Versailles (Versay) Antlaşması’na yönelik Barışın Ekonomik Sonuçları (The Economic Consequences of the Peace, 1919) adlı eserinde ortaya koyduğu eleştirileriyle ünlenmiştir. En önemli eseri olan istihdam Faiz ve Paranın Genel Teorisi (The General Theory of Employment, lnterest and Money, (1936,1963), neo-klasik iktisat teorilerinden büyük ölçüde ayrılarak günümüzde makro iktisat olarak bilinen disiplinin kurulmasında önemli ilerleme sağlamıştır. Laissez-faire ilkelerine yönelik eleştirileriyle, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Batılı hükümetlerin çoğu tarafından benimsenen talep yönetimi politikasının teorik temellerini oluşturmuştur.

Hayatının son yıllarının büyük bir kısmını, IMF ve Dünya Bankası’nı da içine alan Bretton Woods Sistemi’nin tesisi yoluyla savaş sonrası uluslararası parasal düzenin doğasını şekillendirmeye yönelik çabalara adamıştır.

Büyük Buhran’dan çıkan ikinci ders

Büyük Buhran’dan çıkan ikinci ders, onun ekonomik etkilerinin komşuyu fakirleştir politikalarına dair genel eğilim tarafından ciddi anlamda derinleştirilmiş olmasıydı.

Ekonomik düşüş bağlamında 1920’lerin sonları ve 1930’larda devletler, ihracatlarını artırmaya ve aynı zamanda ithalatlarını azaltmaya yönelik adımlar attı. Bu, çeşitli biçimlerde yapıldı.

Komşuyu fakirleştir politikaları nedir?

Kendi ülkesinin kısa vadeli ulusal çıkarlarına olduğu inancıyla diğer devletlerin aleyhine izlenen ve çoğunlukla korumacılığı tanımlamak için kullanılan politikalardır.

Daha önce de belirtildiği gibi buradaki sorun, toplam talep düzeyindeki azalmanın en az ithalat kadar iç ekonomiyi de etkilemesiydi.İlk olarak hükümet harcamalarının azaltılması ve vergilerin artırılmasından birini veya her ikisini birden yapma yoluyla mali deflasyon, ithalata olan talebi azaltmak için kullanıldı.

İkinci strateji, ihracatın okyanus ötesi müşteriler açısından ucuzlarken ithalatın nispeten daha pahalı ve daha az arzulanır hale gelmesi ümidiyle yapılan devalüasyondu. Bununla birlikte, önce devalüasyon yapan ülkeler, sonra yapanlardan daha çabuk bir şekilde Büyük Buhran’dan kurtulma eğilimine girdiyse de, rekabet devalüasyonları net deflasyonist bir etki yaratarak ekonomik krizi derinleştirdi.

Devalüasyon nedir?

Para biriminin diğer para birimleri karşısındaki değerinin azaltılmasıdır.

İthalat vergilerinin artırılması

Üçüncü olarak, hükümetler, yerli sanayiyi koruma ve işsizliği azaltma ümidiyle Keynes’in tercih ettiği bir politika olan ithalat vergilerini artırdılar.

Fakat komşuyu fakirleştir politikalarının toplamdaki etkisi amaca hizmet etmiyordu ve yalnızca Büyük Buhran’ın derinleşmesi ve uzamasına hizmet etti.

Eğer bütün ülkeler aynı şeyi yapmaya çalışıyorsa, ithalatı azaltırken ihracat artırılamaz. Genel anlamda bu, Bretton Woods Sistemi‘nin kurguladığı bu politikaların 1945 sonrası dönemde uluslararası ekonomiyi tahrip etmesini önlemeye yönelik bir çabaydı. Bununla birlikte bazı iktisatçılar, komşuyu fakirleştir politikalarının Büyük Buhran’a katkı derecesini sorgulamış ve uluslararası ticaretin 1930’lardaki daralmasının, ekonomik krizin nedeni olmaktan çok bir sonucu olduğunu savunmuştur.

Laissez-Faire

Laissez-faire (Fransızca anlamı ‘bırak yapılsın’), ekonomik işlere müdahale edilmemesi ilkesidir.

Ekonominin, hükümet kendi haline bıraktığında en iyi şekilde işleyeceği doktrininin merkezinde yer alır. İfadenin kökeni, 18. Yüzyıl Fransası’nda Fizyokratların benimsediği ‘laissez faire est laissez passer’ (bireyi kendi haline bırak ve malların serbestçe dolaşımına izin ver) sloganına dayanır.

Lais-sez-faire ilkesinin ana varsayımı, müdahale edilmeyen piyasaların doğal olarak denge eğiliminde olmasıdır. Bunu en iyi açıklayan ‘tam rekabet teorisi’dir. Bu açıdan, tekellerin denetlenmesi ve fiyat istikrarının sürdürülmesi gibi piyasa rekabetini teşvik edecek politikalarla sınırlandırılmadığı sürece hükümet müdahalesi zararlıdır.

Durgunluk nedir?

Normal ekonomik döngünün bir parçası olarak genel ekonomik düşüş dönemi.

Kaynaklar:

¹Andrew Heywood, Küresel Siyaset, Adres yayınları (2014)

² History.com

Yazan | 2017-08-04T15:37:01+00:00 Mart 5th, 2017|Ekonomi|Büyük Buhran: 1929 ekonomik krizi ve alınan dersler için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: