Çin, Kuzey Kore sorunu konusunda ABD’ye yardımcı olabilir mi?

//Çin, Kuzey Kore sorunu konusunda ABD’ye yardımcı olabilir mi?

Çin, Kuzey Kore sorunu konusunda ABD’ye yardımcı olabilir mi?

Çin, ‘Kuzey Kore sorunu’nu çözebilir mi? ABD’nin en büyük politika başarısızlıklarından biri olan Kuzey Kore,  nükleer silah denemelerine devam etmektedir. Kuzey Kore geçtiğimiz günlerde altıncı nükleer silah denemesini yaptı.

ABD’nin çok çeşitli çabalarına ve ağır tehditlerine rağmen, Kuzey Kore nükleer silah cephaneliğini her gün genişletmektedir.

Her Kuzey Kore provokasyonundan sonra, Amerika Birleşik Devletleri hükümet merkezi koridorlarında ve Think Tank kuruluşlarında tartışmalar artmaktadır.

Bazı hükümet yetkililerine ve Think Tank uzmanlarına göre Çin Halk Cumhuriyeti Devleti ABD tarafından iyi motive edildiği takdirde çözülemez görülen Kuzey Kore problemini kolaylıkla çözebilecek bir pozisyondadır. Ancak Çin, Kuzey Kore sorunu çözümü için motive edilmelidir. Tamamen içe kapanmış olan Kuzey Kore’nin nükleer silah geliştirmekten vazgeçirilmesi kolay değildir.

Kuzey Kore nükleer silah geliştirme programından vazgeçebilir mi?

Günümüzde Kuzey Kore hükümetinin iyi ilişkiler içinde bulunduğu tek Devlet Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Görünüşe göre Çin Halk Cumhuriyeti’nin Kuzey Kore üzerinde baskı uygulayabileceği birçok vasıta bulunmaktadır. İkna edilebildiği takdirde Pekin hükümeti uygun dış politika argümanlarıyla Kuzey Kore üzerinde baskı uygulayabilecek durumdadır.

Ancak Çin Amerika’yı Kuzey Kore’yi nükleer silah geliştirme konusunda teşvik eden bir güvensizlik hissi yaratmakla suçlamaktadır.

Çin’li yetkililere göre ABD tarafı görüşmelere başlamak için Kuzey Kore’nin nükleer silah geliştirme programından vazgeçmesini şart koşmaktadır. Çin tarafı ise nükleer silahların görüşmeler yoluyla tasfiye edilmesini istemektedir. Çinli yetkililer, Kuzey Kore ile görüşmek istemeyen ABD’nin Çin’den daha fazlasını istemeye hakkı olmadığına vurgu yapmaktadır.

ABD ve Çin arasındaki pozisyonlar arasında çok önemli bir ayrım var. Pekin’in görüşüne göre, Kuzey Kore, kendisini güvensizlik içinde  hissettiği sürece nükleer bombalardan vazgeçmeyecektir. Ancak, eğer geleceğinin risk altında olduğuna inanıyorsa, Kim rejiminin nihai güvenlik garantisine benzeyen argümanlardan vazgeçmeyeceği kesinlikle doğrudur. Tıpkı Washington’un Kuzey Kore’nin taahhütlerine inanmamak konusunda yeterli sebebi olduğu gibi, Kuzey Kore’nin ABD’ye güvenmesi için de hiçbir sebep yoktur.

Pekin Kuzey Kore’ye ticarete izin verdiği, yardım ettiği ve yaptırımları dikkate almadığı sürece, uluslararası “yaptırımlar” çok az etkiye sahiptir.

Kuzey Kore’nin bakış açısına göre, amacı uğruna tehlikeyi göze alma ve tahrik politikası ABD, Japonya ve Güney Kore’den taviz koparmak için tek yol olarak görünmektedir.

Washington ve müttefikleri alternatif bir yaklaşım düşünmelidirler. Birlikte geniş bir pazarlık için kapsamlı bir teklif hazırlamalıdır. Kuzey Kore’nin nükleer silahlarının imhası ve gelişmiş konvansiyonel güçlerin Askerden Arınmış Bölge’den (Demilitarised Zone (DMZ) geri çekilmesi karşılığında müttefikler:

  • Diplomatik tanınmayı sağlayacak,
  • Ekonomik cezalandırmayı sona erdirecek,
  • Uluslararası kuruluşlara üyelik sağlayacak,
  • Rejim değişikliğinden kaçınma girişimlerine önem verecek hareket tarzlarına önem vermelidir.

Askerden Arındırılmış Bölge

Kore Yarımadası’nda Güney Kore ile Kuzey Kore’yi birbirinden ayıran elektrikli teller, mayınlı sahalar, keşif ve gözetleme kameralarından oluşan Askerden Arındırılmış Bölge’nin genişliği 250 Km ve derinliği 4 km’dir.

Kore Savaşı 1953’te imzalanan bir ateşkes antlaşmasıyla sona erdi. Savaştan hemen sonra Kuzey ve Güney Kore arasında Askerden Arındırılmış Bölge tesis edildi.

2011 yılında Kim Jong-un iktidara gelince, hem Çin hem de Güney Kore sınırlarında güvenlik önlemlerini arttırdı.

Askerden Arındırılmış Bölge’yi kullanarak her yıl 1000’den fazla Kuzey Kore vatandaşı Güney Kore’ye sığınmaya teşebbüs etmektedir. Ancak, bu tehlikeli sahayı geçenlerin sayısı bir elin parmakları kadar olabilmektedir. Çünkü, Kuzey Kore askerleri, Askerden Arındırılmış Bölge’de gördükleri her canlıya ateş etmektedir.

Çin, Kuzey Kore sorunu ve Rusya Federasyonu

Çin’den sonra Kuzey Kore üzerinde etkili olabilecek bir diğer devlet ise Rusya Federasyonu’dur.

Soğuk Savaş sürecinde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) de Kuzey Kore ile iyi ilişkiler içerisindeydi. Ancak, bugünkü konjonktürde Rusya Federasyonu’nun elinde etkili sopa ve havuç bulunmamaktadır.

Buna rağmen, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov 6 Eylül 2017’de Rus basınına yaptığı açıklamada Rusya Federasyonu ve Kuzey Kore heyetlerinin Rusya’nın Vladivostok kentinde bu sabah başlayan “Doğu Ekonomik Forumu” sırasında Kuzey Kore ekonomisi ile ilgili konular üzerinde görüşebileceklerini söyledi. Lavrov açıklamasını Kuzey Kore’nin altıncı nükleer denemesini yapmasından hemen sonra yaptı. Vladivostok’ta 6 Eylül 2017’de başlayan ve 7 Eylül’de de devam edecek olan Doğu Ekonomik Forumu’na 50 ülkeden 3500 kişi iştirak ediyor.

Çin’in motive edilmesi gibi; Amerika Birleşik Devletleri tarafından öngörülen her varsayım son yıllarda tekrar tekrar test edildi ancak her defasında başarısızlıkla sonuçlandı. Amerika Birleşik Devletleri’ni art arda yöneten George W. Bush, Barack Obama ve şimdiki ABD Başkanı Donald J. Trump bütün ümitlerini, bütün stratejilerini Çin Halk Cumhuriyeti’ne her zaman bağladılar. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kendilerini Kuzey Kore probleminden kurtaracağına inandılar. Konu Seul’deki Yonsei Üniversitesi’nden Profesör John Delury’e soruldu. Profesör “Hayır, Çinliler bunu bizim için düzeltemez.” dedi.

Çin’in yapabilecekleri ve yapamayacakları şeyler nelerdir?

Çin, Kuzey Kore sorunu kapsamında ticareti kesmek için Amerikanın her talebine uyarsa, özellikle Çin fosil yakıtlarına dayanan Kuzey Kore ekonomisini çökertebilir. Ancak geçmişte yapılan denemeler, yaptırımların, küçük politika değişikliklerine zorlamada etkili olmasına rağmen, bir hükümeti kendi ölüm fermanını imzalamaya ikna edemediğini göstermiştir. Kuzey Kore, özellikle nükleer silahlarını hayatta kalmak için, kendi bekası için hayati önemde görmektedir. Bu yüzden nükleer silahların menzillerini uzatmaya çalışmakta, tahrip gücünü ve isabet oranını arttırmaya ağırlık vermektedir.

Middlebury Uluslararası Çalışmalar Enstitüsünde bir Doğu Asya programını yöneten Jeffrey Lewis, Çin’in Kuzey Kore sorunu çözümü yolunda uygulayabileceği yaptırımların maliyetinin, Kuzey Kore’nin “silahsızlanması”ndan elde edilecek getiriden çok daha fazla olacağına işaret etmektedir. Çin hükümeti herhalde bu hesabı yapmaktadır.

Lewis, “Kendinizi Kuzey Koreli lider Kim Jong-un yerine koyun. Çin’in size karşı cephe aldığını, silahlanmanızı önlemek için düşmanlarınıza katıldığını farz edin. Bu durumda en son yapacağınız şey, bağımsız nükleer kabiliyetinizden vazgeçmek olacaktır. Tutunacağınız tek şey, düşmanlarınızın kontrol edemediği nükleer silahlarınızdır. Ve siz asla bundan vazgeçmek istemezdiniz.” demektedir.

Yaptırımlar Kuzey Kore’de iç siyasi değişimi zorlamayı amaçladığında, genellikle geri tepecektir.  Kim Jong-un iktidara daha sıkı sarılmasına yardım edecektir. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur.

1960’lı yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri komşusu ve bir zamanlar müttefiki olan Küba’ya ambargo uyguladı. Küba’nın lideri Fidel Castro -Sovyet desteğinin kaybolmasından sonra bile- yaklaşık yarım yüzyıl Küba’da iktidarda kaldı. ABD, burnunun dibindeki Castro’yu sağlığı bozuluncaya kadar iktidardan indiremedi.

Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Kore’ye yaptırım uygulamadığı için Çin’e kızdığında Çin’den gelecek yanıt “Kuzey Kore’ye uygulanan yaptırımlar zaten bir işe yaramıyor.” şeklinde olacaktır.

Hiçbir yerde üst üste gelmeyen “Venn Şeması”

Kuzey Kore özellikle dışarıdan yöneltilecek baskılara karşı dirençli olabilir. Çin, ‘Kuzey Kore sorunu’nu çözmeye yardımcı olsun diye yaptığı çok küçük ticaret ve yatırımlarını azaltabilir. Ancak baskılar Kim Jong-un’u yolundan saptırmayacaktır. Çünkü Kuzey Kore sisteminin en büyük özelliği zorluklara dayanıklı olması, bünyesindeki ağrı ve acılara kolaylıkla dayanabilmesidir.

Toplam ticaret yasağı bile, Kuzey Kore’ye bugünkünden daha fazla acı çektiremeyecektir. Çin bu durumun farkındadır.

1990’larda, Rus sübvansiyonları kaybolduğunda, Kuzey Kore nüfusunun %10’u açlıktan ve kıtlıktan öldü. Ancak Kuzey Kore ne çöktü ne de dış dünyaya açılarak ekonomik krizi sona erdirmeye çalışmadı.

Kuzey Kore ile mücadelede hesap iyi yapılmalıdır. Kuzey Kore’yi dize getirmek için, nükleer silahların da kullanılacağı kısa süreli bir savaşın ya da kıtlık durumunun yaratacağı etkiden çok daha fazlası düşünülmelidir. Bu üst üste gelmeyen, hiçbir ortak alanı bulunmayan bir Venn diyagramı olabilir.

Kuzey Kore, Fidel Castro idaresindeki Küba’nın aksine düşmanına karşı misillemede kullanabileceği nükleer silahlara sahiptir.

Kuzey Kore, 2010’da bir Güney Kore adasına bomba atarak dört kişiyi öldürdü. Kuzey Kore, aynı yıl Güney Kore Deniz Kuvvetleri’ne ait bir geminin batırılması ve 46 kişinin ölümüne neden olmakla da suçlanıyor. Güçlendirilmiş nükleer caydırıcılığı, Kuzey Kore’ye daha saldırgan bir biçimde hareket etmesini sağlamaktadır.

Lewis “Diyelim ki Çin’in yaptırımları sonucunda Kuzey Kore’de bir milyon insanı öldüren bir kıtlık meydana geldi. Kuzey Kore’nin sinirlenmeyeceğini, gemileri batırmayacağını söyleyebilir misiniz?” diyor.

Zayıf devletler baskıya nasıl dayanıyor?

Çin’in Kuzey Kore’ye yönelik suskunluğu çoğu kez bir irade meselesi olarak tasvir edilmektedir. Pekin teknik açıdan Kuzey Kore’ye acı çektirme potansiyeline sahiptir. Eğer yeterince önemsemiş olsaydı, Çin zaten bunu yapardı.  Ancak Amerikalılar kendi seçeneklerine baktığında, “kullanılabilir” olduklarında faydalı olabildiklerini kolayca anlarlar.

ABD, Pyongyang’ı bir gecede dümdüz edebilir.  Fakat bu, milyonlarca Koreli, Japon ve Amerikalının hayatını tehlikeye atacak bir çatışmaya yol açacaktır. Washington böyle bir seçeneği reddediyor çünkü “kullanılabilir” bir seçenek olmadığını biliyor. Yoksa isteksiz olmasından değil.

Çin, benzer kısıtlamalarla karşı karşıyadır. Aşırı seçeneklerin kabul edilemez maliyetleri doğurması riskiyle karşı karşıyadır.

Son yıllarda Pekin ticareti kesmeye veya yaptırımları kısıtlamaya çalışıyor. Bu çabalar Kuzey Kore üzerinde çok az etki yaptı. Hatta çoğu kere geri tepti. Kuzey Kore, boyun eğmek bir yana provokasyonlarını arttırarak Pekin’i yaptıklarından utandırdı. Pyongyang, bu dişe-diş mücadelede, zayıf devlet olmasına rağmen sonuç almak için daha fazla dayanma gücüne sahip olduğunu, daha fazla risk kabul etmeye istekli olduğunu gösteriyor.

Kuzey Kore, Pekin’in diplomatik etkisini sınırlamaya çalışıyor. 2013’te Pekin’deki görevlileri Bay Kim’in amcası da dahil olmak üzere Çin’e sempati duyduğu düşüncesiyle görevden aldı. Bu yıl, yani 2017’de Çin’de sürgünde yaşayan ve Çin’in  korumasında olan Bay Kim’in kardeşini öldürdü. Bay Kim –tek dostu olsa da- bazen Pekin’e açık bir şekilde düşman gibi davranmaktan çekinmemektedir.

Çin, Kuzey Kore sorunu ve “İttifak tuzağı”

Çin, Kuzey Kore sorunu çözümünde tuzağa düşmüş olabilir. Her Kuzey Kore provokasyonu Çin sınırında savaş riskleri oluşturuyor. Çin‘in arka bahçesinde ABD yığınaklanmasını davet ediyor. Ve Güney Kore’yi ve Japonya’yı Amerika’nın kollarına daha fazla itiyor.

Çin’in sopaları ve havuçları Kuzey Kore ile ilişkilerin yürütülmesinde başarısız oldu. Çin, gittikçe artan dış baskıların Kuzey Kore üzerindeki kalan etkisini de zayıflatmasından endişe ediyor.

Amerikalılar, ülkelerinin kendi sorunlu ittifaklarında, özellikle Orta Doğu’da buna benzer durumları görmektedirler. Örneğin, Mısır, Washington’un her zaman emekleyerek de olsa geri geleceğini bildiği halde düzenli olarak Amerikan taleplerine meydan okuyor. Suudi Arabistan da, ABD’nin Suudi Arabistan’ın Yemen’deki savaşına daha fazla destek vermesini sağlamak için, ilişkileri koparma tehdidini sık sık kullanıyor.

On yıllardır Washington, İsrail’i Filistinlilere karşı politikalarını değiştirmeye zorluyor. İsrail liderleri her zaman Amerikan yardımlarını kabul etti, ancak Amerikan taleplerini çoğu kez görmezden geldiler.  Genellikle Amerikan ziyaretleri arifesinde tartışmalı bölgelerde, Filistin topraklarında yeni yerleşim yerleri inşa ettiler.

Dış dünyaya, Amerika’nın Kuzey Kore üzerinde daha fazla baskı uygulamaya isteksiz olması, irade eksikliği gibi görünüyor.

Kaynaklar:

¹ New York Times

² Huffingtonpost

³ The Berggruen Institute

Yazan | 2017-09-08T12:49:44+00:00 Eylül 7th, 2017|Asya|Çin, Kuzey Kore sorunu konusunda ABD’ye yardımcı olabilir mi? için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: