//Çin Ordusu: Çin Halk Kurtuluş Ordusu etkinliğini yitiriyor mu?

Çin Ordusu: Çin Halk Kurtuluş Ordusu etkinliğini yitiriyor mu?

Çin Ordusu’nun siyasetteki varlığı

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Parti-Çin ordusu ilişkilerinde reform dönemi sırasında pek çok değişiklikler olmuştur. Söz konusu değişiklikler ordunun devlet ile ilişkilerini de içermektedir.

  • Çin Ordusu, Çin Komünist Partisi’nden daha geniş otonomiye sahip olmak için girişimlerde bulunmaktadır.
  • Pekin hükumeti Çin Ordusu üzerinde daha fazla yönetim kontrolü talep etmektedir.
  • Çin Komünist Partisi ordu üzerinde daha fazla siyasi kontrole sahip olmak istemiştir.

Belki şaşırtıcı bir şekilde, üçü de amaçlarının bir bölümüne ulaşmışlardır.

1990’ların ortalarına gelindiğinde, Çin Ordusu “daha şirketleşmiş, profesyonel, otonom ve hesap sorulabilir bir ordu” haline gelmiştir. Bu duruma Çin Silahlı Polisi’nin geliştirilmesi de yardımcı olmuştur. Bu şekilde, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun Kültür Devrimi ve 1989 Tiananmen Meydanı krizi gibi durumlarda ele aldığı iç güvenlik sorumluluğu azaltılmıştır.

1997’de Ulusal Halk Kongresi devletin Çin Ordusu üzerindeki yetkisini sınırlı da olsa arttıran ve ordunun kanunlara göre idare edilmesini sağlayan Ulusal Savunma Kanunu ve ilgili diğer bazı kanunları kabul etmiştir.

Çin Ordusu’nun siyasetteki son durumu

  • Çin Ordusunun siyasetteki varlığının azalması, ordunun güvenlik ve dış politika ile ilgili Çin Komünist Partisi kurumlarındaki varlığının da azaltılmasına yol açmıştır.
  • Çin Ordusu subayları, Ulusal Halk Kongresi, Parti kongreleri, Merkez Komite ve Politbüro gibi Çin liderlerini seçen Çin Milliyetçi Partisi kurumlarında bulunmaktadırlar. Liderlik değişimi zamanlarında bu rolleri daha önemli hale gelmektedir. Çin Ordusu, bugün de ‘Politbüro’da temsil edilmektedir.

Merkez Askeri Komisyonu (MAK)

Çin Halk Cumhuriyeti’nde, ordunun Çin liderlerine görüşlerini arz ettiği esas kanal Merkez Askeri Komisyonu (MAK) ve Küçük Öncü Gruplar (KÖG)’dır.

Çin Ordusu ve Komünist Parti arasındaki bağlar genelde bir tür ortak yaşam olarak anılmaktadır. Erken dönem Çin Halk Cumhuriyeti liderleri, ya Çin Ordusu mensuplarıydılar ya da devrimi gerçekleştiren Parti-ordu içerisinde siyasi komiser görevindeydiler. Bu durum Mao ve Deng dönemlerinde merkezi bir özellik olarak kalmış ancak Deng’in halefleri Jiang Zemin ve Hu Jintao dönemlerinde değişmiştir.

Mao ve Deng döneminin özellikleri ve 1989 tepkisi

Önceki önderlerin aksine, söz konusu iki önderin yani Mao ve Deng’un askeri geçmişleri veya tecrübeleri yoktur. Mao ve Deng, askeri liderler ile önceki jenerasyonların paylaştığı tecrübeleri ve bağları paylaşmamaktadırlar. Öte yandan askeri liderler de seleflerinin sahip olduğu siyasi tecrübeye sahip değildirler. Ortak yaşam alanındaki bu daralma, Çin Ordusu’nun Komünist Parti’ye sadakati üzerinde artan endişelere neden olmuş, söz konusu endişe ordunun milli güvenliği sağlamak için 1989’da verdiği kuşkulu tepki ile de güçlenmiştir.

Günümüzde artan bir şekilde Çin Ordusu’nun, Parti Ordusu (Parti’yi koruyan ordu) olması yerine (milleti koruyan) ulusal bir ordu olması gerektiğine dair tartışmalar yapılmaktadır.

Çin Ordusu, Komünist Parti ilişkileri

Çin ordusu, Komünist Parti ile siyasi açıdan daha düşük derecede iç içe olmayı istemiştir. Siyasi komiserlerin konum ve ideolojileri ile siyasi beyin yıkamaya ayrılan vaktin zaman kaybına neden olan bir süreç olduğuna dair görüş, Tiananmen sonrası dönemde askeri kanatta güçlenmiştir.

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO) liderleri, ÇHKO’nun askerliğe alım ve terfide siyasal sadakat kriterinden ziyade, teknik kriterler ile profesyonelleşmesinin teşvik edilmesini daha çok arzu etmişlerdir. Çin Ordusu hala asıl işlevinin Kültür Devrimi’nde toplumsal düzeni koruduğu veya Tiananmen trajedisi zamanında yaptığı gibi milleti değil de Parti’yi korumak olduğunu kabul etmektedir. Ancak, Tiananmen olayı, Komünist Parti içinde ordunun sadakatine dair soru işaretleri yaratmıştır. Buna ek olarak, ordunun toplumsal istikrarı korumadaki rolünü de gündeme getirmiştir.

TREND ANALİZ:  Türk İslam Tarihi: Atatürk'ün anlatımıyla Türk İslam Tarihi

1990-91 döneminde diğer Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, komünist devletlerin yaşadığı problemler Komünist Parti’nin ‘silaha hükmetme’ ilgisini güçlendirmiştir.

Çin Ordusu her ne kadar artık ana karar alma organlarında güçlü bir şekilde temsil edilmese de, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun dış politika üzerinde daha dolaylı etkiye sahip olduğuna dair halen devam eden bir Batı endişesi bulunmaktadır.

Ordu nüfuzunu bir kaç değişik yolla kurabilmektedir.

Esas metot ordunun Çin liderlerine görüşlerini arz ettiği MAK’dır. MAK üyeleri kendi görüşlerini lidere (ve zaman zaman yardımcısına) sıklıkla sunma fırsatı bulabilmektedir.

Son dönemde, Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO) içerisindeki stratejik planlama departmanının, MAK’ın liderliğini ve Çin’in ordu kurma sürecini güçlendirmek amacıyla kurulduğu iddia edilmektedir.

Daha önce belirtildiği gibi, Jiang Zemin, ordunun milli güvenlik, Tayvan, ABD, Japonya ve bölgesel füze savunması gibi dış politika konularındaki çıkarlarına hassas davranmıştır. Shambaugh, Jiang Zemin’in tecrübesizliği ve sınırlı ordu bağlantılarına rağmen söz konusu hassasiyetin, ordunun desteğini kazanmasında kilit rol oynadığını ifade etmektedir. Ayrıca, zaman zaman, ordunun liderliğe Tayvan, ABD, Japonya ve Hindistan konusundaki siyasi endişelerini içeren mesajlar gönderdiği bilinmektedir.

Çin Ordusu, ABD’nin Tayvan Devlet Başkanı Lee Teng Hui’ye 1995 yılında vize vermesinin ardından MAK bünyesinde özeleştiri yapılmasını istemiştir.

Bazı durumların söz konusu süreci tetiklediği göz önündedir. 1993’te meydana gelen Yinhe hadisesi (Bir Çin gemisinin İran’a kimyasal silah yapımında kullanılacak materyal taşıdığına dair ABD’nin iddiası)  veya Lee Teng Hu’ye vize verilmesi olayında yaşananların benzerlerinin Deng sonrası dönemde kaç defa ortaya çıktığı, muvazzaf veya emekli subaylardan mesajların gidip gitmediği yönünde sorular mevcuttur.

Çin Halk Cumhuriyeti Donanmasının artan deniz devriyeleri, başarılı uydusavar tatbikatları veya anti-gemi füzeleri gibi yeni askeri ekipman gösterileri, Çin Ordusu’nun Çin dış politikasında daha aktif olduğuna yönelik korkuları artırmaktadır.

Bazı uzmanlara göre, “Çin Ordusu’nun milli güvenlik dahil temel strateji veya siyaset çıktılarını dikte ettiğine dair neredeyse hiç bir kanıt bulunamamaktadır. Ayrıca, Çin’in sivil liderlerinin dış politikanın tüm önemli yönleri üzerinde nihai yetki kullandıklarını görülmektedir.

Dış politika güdümünde yaşanan sorunlar

Çin liderleri diplomatik yapı ve dış politika arasında koordinasyonu sağlayacak yapılara ve süreçlere sahip değillerdir. Kriz zamanlarında, söz konusu koordinasyon yapılarının eksikliği daha belirgin olmaktadır. Muvazzaf Çin Ordusu subaylarının kamuoyu önünde dış politika tartıştığı ve Çin kamuoyunu dış politika konularında etkilemekte oldukları görünmektedir.

Ordu yayınları dış politika konuları hakkında makaleler içermekte, subaylar gazetelere makaleler yazmakta, radyo ve televizyonda dış politika konuları hakkında görüş bildirmektedirler. Bunun bir örneği, bir Çin uçak gemisini de içerecek açık denizler donanmasının kurulmasının gerekliliği hadisesinde kamuoyu desteğini kazanma çabaları olmuştur. Milliyetçilik esasına dayalı olan askeri yayınlarda sadece İngiltere, Fransa ve Rusya değil Brezilya, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Çin’e rakip olabilecek ülkeler hedef alınmaktadır. Bu yapılırken, siyasiler üzerinde kamuoyu baskısı kurabilmek için, Çin’den daha az iddia sahibi olan ülkelerin askeri yetenekleri abartılmaktadır.

Kaynaklar:

¹ Çin Dış Politikası, Stuart Harris, Matbuat Yayın Grubu, 2014.

² CIA

³ China Military

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

Yazan | 2017-11-04T10:55:07+00:00 Kasım 4th, 2017|Asya|0 Yorum

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO’da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Harp Stratejisi, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.

Bu analiz hakkında yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: