Çin yönetim sistemi: Çin yönetim sistemi üzerinde küreselleşme etkisi

//Çin yönetim sistemi: Çin yönetim sistemi üzerinde küreselleşme etkisi

Çin yönetim sistemi: Çin yönetim sistemi üzerinde küreselleşme etkisi

Çin yönetim sistemi üzerinde küreselleşme etkisi her geçen gün artmaktadır. Tek lider hegemonyasının olmadığı günümüz Çin yönetim sistemi,  dış etkiye açıktır. Çin’de geleneksel yönetim yapısının muhafazası zor görünmekte, yenilik zarureti her geçen gün kendini daha fazla hissettirmektedir.

Geleneksel olarak Çin yönetim sistemi üç esas hiyerarşik yapıdan meydana gelmektedir. Parti piramidinin en tepesinde Ulusal Halk Kongresi (UHK) bulunmaktadır. Yönetimde temel organlar şunlardır:

  • Çin Komünist Partisi (ÇKP-Parti)
  • Hükümet (devlet)
  • Ordu (Halk Kurtuluş Ordusu veya HKO)

UHK’nin altında Merkez Komite, 200’den fazla üyesi (ve kayda değer sayıda alternatif üyesi) ile yer almaktadır. Merkez Komite normalde önemli bir karar alma organı değildir ancak Politbüro üyelerini seçer ve önemli Parti dairelerini altında bulundurur.

Politbüro Yürütme Komitesi (PBYK)

Politbüro (günümüzde) en fazla 25 Parti üyesi tarafından seçilir, Çin yönetim sistemi açısından Merkez Komite’den çok daha önemlidir. Ancak dış politika alanındaki en önemli organ Politbüro Yürütme Komitesi’dir (PBYK), tarihi olarak beş ile dokuz üyesi bulunmaktadır (2012’den günümüze yedi üyesi bulunmaktadır).

Büyük dış politika kararlarının çoğu Politbüro Yürütme Komitesi (PBYK) veya onun bir kaç kıdemli üyesi ve yüksek önder —genellikle Parti Genel Sekreteri— tarafından birlikte alınmaktadır. Yine de önemli konularda Politbüro’nun tümünün onayına başvurulmaktadır.

Uluslararası İrtibat Dairesi

Daha önce Uluslararası Irtibat Dairesi olarak bilinen ve yabancı kardeş partilerle ilgilenen Uluslararası Departman, şu anda Parti’nin, Vietnam, Kuzey Kore ve Küba gibi üç ülke ile yabancı siyasi partiler ile ilişkilerini sağlamaktadır. Bu departman günümüzde, geçmişte olduğu kadar merkezi olmasa da, başında bulunan Wang Jiarui için yeterince önemli olmuştur, Jiarui, 2008 yılından itibaren Dış Politika Öncü Küçük Grubu (DPÖKG) üyesi olarak atanmıştır.

Xinhua Haber Ajansı

Diğer önemli dış politika bürokrasisi Xinhua Haber Ajansı’dır. Ajans, Parti’ye ve hükumete bilgi sağlamak gibi önemli bir rolü oynamaktadır ve Devlet Konseyi Bilgi Ofisi ile birlikte Çin’in dış politikasını uluslararası alanda duyurmakla yükümlüdür.

Çin yönetim sistemi içinde “Devlet Konseyi”

Devlet Konseyi ve Devlet Konseyi dış politikadan sorumlu üyesi önemli dış politika aktörleridir.

Ana yürütme organı olarak, Devlet Konseyi, başbakan tarafından yönetilmektedir ve başbakan yardımcıları, Devlet Konsey üyeleri ile aralarında Dışişleri Bakanı ve Ticaret Bakanı’nın da bulunduğu bakanlardan oluşmaktadır.

Dışişleri Bakanlığı, dış politikayı ve günden güne alınan kararları uygulamak ile yükümlüdür.

Çin’in büyümesi ve artan uluslararası rolü ile birlikte, dışişleri bürokrasisi de büyümüştür —Çin’in günümüzde 160’tan fazla ülke ile diplomatik ilişkisi mevcuttur. Bununla birlikte Devlet Konseyi yalnızca dış politika alanının bir aktörüdür ve aslında en önemli olanı da değildir.

Ne devlet konseyi üyesi Yang Jiechi, ne de dışişleri bakanı Wang Yi PBYK veya Politbüro üyesidir.

Bu durum kısmen, dış politikanın menzilinin genişlemesini ve önceki yıllarda ülke içi konularla sınırlandırılmış bürokratik kurum ve devlet dairelerinin de uluslararası konulara dahil olması ile karmaşıklaşmasını yansıtmaktadır.

Pratikte tüm merkezi bakanlıklar ve ajansların artık birer uluslararası ilişkiler birimleri vardır. Uluslararası konular arttıkça, ekonomiyi yöneten Ticaret Bakanlığı’nın (TB) önemi de artmıştır.

Ancak, dışişleri bakanının ve ticaret bakanının pozisyonları düşüşe geçmiş buna karşın, Maliye Bakanlığı, Devlet Güvenliği Bakanlığı ve Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (UKRK) gibi başka oyuncular önem kazanmıştır.

Devlet Konseyi Yönetim Komitesi

Devlet Konseyi’nin bir Yönetim Komitesi bulunmaktadır, söz konusu komiteye Devlet Komisyonu dışişlerinden sorumlu üyesi katılmaktadır, ancak, ondan daha aşağı seviyede olan dış siyaset veya ekonomi işleri bakanları katılamamaktadır.

Çin yönetim sistemi ve Çin Ordusu

Ordu, modern orduların aksine, Çin güç yapısının ana sütunlarından bir tanesidir. Askeri faaliyetlerin çeşitli alanlarında dış siyaset çıkarları mevcuttur ve bu bağlamda kurulmuş önemli departmanları Genelkurmay Departmanı ve ona bağlı İkinci Departman’dır. Nükleer silahlar ve silah kontrolünden sorumlu İkinci Topçu birliği ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO) Donanması gibi alt birimler de zaman zaman dış politikada etkindirler.

Merkez Askeri Komisyonu

Ana kurumsal ağ, başkanlığını Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Sekreteri’nin yaptığı Merkez Askeri Komisyonu’dur (MAK). 11 üyeli komisyon, kıdemli subaylardan oluşmaktadır ve Parti’nin liderlik yaklaşımlarındaki değişimden ötürü, partinin planlanan varisi Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmaktadır. Savunma politikalarındaki sorumluluğu ile dış, ekonomik ve güvenlik politikalarını ayırmanın zorluğu göz önüne alındığında, ordunun önemli dış politika menfaatleri olduğu görülecektir, ordu özellikle Tayvan ve ABD‘yle ilişkilerle birlikte kriz zamanlarında kayda değer nüfuz kullanabilmektedir.

Yönetimde “Küçük Öncü Gruplar”ın rolü

Girdilerin politika karar verme sürecine alınmasının koordinasyonu ve alınan kararların uygulanmasının denetimi Çin’de çoğunlukla Küçük Öncü Grupların (KÖG) kurulmasıyla sağlanmaktadır. Bu da Çin sisteminin istisnai özelliğinin yansımasıdır. Söz konusu gruplar, bağlantılı oldukları Parti, devlet ve askeri örgütlerin politika tavsiyelerini, iletişimlerini, izleme ve uygulama fonksiyonlarını yerine getirmekte, Merkez Komite’de yer almakta ve doğrudan Politbüro ve onun yürütme komitesine rapor vermektedirler.

Dış İlişkiler Küçük Öncü Grubu (KÖG)

Esas gruplar, örneğin günümüzde başkanlığını Xi Jinping’in yaptığı Dış İlişkiler Küçük Öncü Grubu (KÖG), çoğunlukla bir Yürütme Komitesi üyesi tarafından yönetilirler. Xi’nin ileride Hu Jintao’nun (ve onun öncesinde Jiang Zemin’in) Milli Güvenlik KÖG’ü rolünü alması beklenmektedir ve şu anda Tayvan işleri KÖG’ünün başındadır.

Parti, devlet ve ordu sistemlerinin tümü söz konusu gruplar içinde yer almaktadır. Wen Jiabao, Finans ve Ekonomik KÖG’ünün başkanlığını yapmıştır, ancak Li Keqiang değişen liderlikteki farz edilen başkan olarak görülmektedir. Çin’in uluslararası ekonomide büyüyen rolü ve önceliklerin güvenlikten ekonomik kalkınmaya kayması ile birlikte, Merkezi Finans ve Ekonomi İşleri KÖG’ü de ekonomik dış politika alanında daha fazla önem arz etmeye başlamıştır.

Dış İşleri Küçük Öncü Grubu

Başka pek çok KÖG’de olduğu gibi, Çin yönetim sistemi içinde Dış İşleri KÖG’ü de resmi bürokratik yapıya ve kadrolu personele sahip değildir. Devlet Konsey üyesi (daha önce Hu Jintao’nun altında Dai Bingguo, şimdi ise Yang Jiechi) Parti’nin esas dış ilişkiler organı olan Devlet Konseyi Dış İlişkiler Ofisi yöneticisidir.

Devlet Konsey üyesi aynı zamanda Milli Güvenlik KÖG’ünün benzer bir genel ofisinin de yöneticisidir. Söz konusu diğer görev, Devlet Konsey üyesine liderin milli güvenlik danışmanı olarak nüfuzlu bir konum sağlamaktadır.

18.  Parti Merkez Komitesi’nin Kasım ayında düzenlenen üçüncü Genel Kurul toplantısı bildirisi Çin’in bir devlet güvenliği komitesi kuracağını ifade etmektedir. Bu kararın temel ilgisi devlet güvenliğinin ülkeyi ilgilendiren yönü gibi görünse de bazı Çinli yorumcular kararı aynı zamanda dış politikayı ilgilendiren konuları da kapsadığını iddia etmektedir.

Çin yönetim sistemi içerisinde koordinasyon sorunu

Etkin koordinasyon dış, ekonomik ve savunma politikalarının birbiriyle örtüşmesiyle birlikte daha arzulanır olmuştur.

Çin yönetim sistemi, güçlü lider döneminin sona erdiğinin farkındadır. Hiç bir lider tek başına Parti, devlet ve ordu sorumluluklarının tartışmasız otoritesi olamayacaktır; oybirliğiyle alınan kararlara ihtiyaç artık daha kritik hale gelmiştir, fakat zaman zaman bunu elde etmek daha zor olmuştur.

Öteki taraftan, Çin yönetim sistemi unsurları, dış politika konularının daha karmaşık hale gelmesinden rahatsızdır.

Küreselleşmenin ilerlemesiyle, artan sayıda işlevsel devlet çıkarları da uluslararası gelişmelerden etkilenmektedir. Bunun sonucu olarak, söz konusu işlevsel çıkarlar da dış politika karar verme sürecinde daha çok söz hakkı aramışlardır.

Ayrıca, hızla küreselleşen dünyada yer alabilmek için pek çok alanda daha fazla uzmanlığa ihtiyaç duyulmaktadır, bu şekilde hem Dışişleri Bakanlığı hem de Ticaret Bakanlığı pahasına işlevsel departmanlardaki teknik uzmanların önemi artmıştır.

Yeni Çin yönetim sistemi gereği Ticaret Bakanlığı’nın (önceki ismi Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığı) önemi Dışişleri Bakanlığı’na oranla artmıştır, fakat o da reform süreciyle birlikte ortaya çıkan âdemi merkezileştirmeden etkilenmiştir, bazı karar verme yetkileri eyalet otoritelerine, devlet firmalarına ve devlet sermayeli şirketlere devredilmiştir.

Güncel Çin yönetim sistemi, dış politika karar verme süreçlerinde kurumsal ayarlamalar üzerinde sıkça değişiklikler yapmak gereği duymuştur.

Nüfuz kaymaları ve rekabet

Parti, devlet ve ordu içindeki nüfuz kaymaları, bürokratik rekabetler her seviyede etkin olmuştur. Parti örgütleri kontrolü elinde tutmayı veya artırmayı dilemiş, devlet kurumları daha çok nüfuz istemiş ve ordu daha geniş otonomi peşinde olmuştur.

Bunlarla bağlantılı kişilikler de karar verme sürecindeki kurumsal düzenlemelerdeki değişimde rol oynamışlardır. Deng Xiaoping Parti ile devlet kurumları arasındaki görev çakışmasını azaltmayı ve Mao dönemindeki Parti-devlet ayrımından daha fazlasını getirmeyi istemiştir.

1980’lerde daha fazla bölünme yönünde bazı adımlar atılsa da, Genel Sekreter Hu Yaobang’a gereğinden fazla özgürlük verildiği düşünülmüş ve bu yöndeki hareketler ertelenmiştir.

1989’daki Tiananmen krizi ise bu önlemlerin genel anlamda terkedilmelerine sebebiyet vermiştir.

Çin’de hizipler ve yönetim zorlukları

Mao ve Deng’in yönetimlerinde hizip siyaseti önemli olmuştur, fakat günümüzde görünüşte daha da az öneme sahiplerdir. Geçmişte, Kültür Devrimi döneminde olduğu üzere, ideoloji temelli veya başka çıkarlar üzerine daha geniş ve keskin farklılıklar mevcut olmuştur.

Örneğin, 1970’ler ve 1980’lerde petrol hizbi, çalışmaları için destek istemiş ve petrol gelirlerinin Batı’dan büyük sermaye ithal edilebilmesi için kullanılmasını savunmuştur.

Günümüzde hiziplerin ne derece nüfuza sahip oldukları belli değildir; katı bir oy bloku oluşturmamaktadır.

Günümüzde daha kolektif bir liderliğin var olduğu iddia edilmektedir; Hu Jintao tek lider olmaktan ziyade, eşitler arasında birinci olmuştur. Bu durum devam etmektedir, Xi Jinping ve diğer PBDK üyeleri diğer Yürütme Komitesi ve Politbüro üyeleri ile koalisyonlar kurmak, pazarlık yapmak ve onlara tavizler vermek zorundadırlar.

Her ne kadar yarışma ve rekabet yoğun olmaya devam etse de, eskiye oranla daha az sıfır-toplamlı bir rekabet olduğu görülmektedir.

Çin yönetiminde yeni yaklaşımlar

Bunlara ek olarak, ideoloji üzerine kavga etmek yerine, politikalar üzerinde daha karmaşık bir bürokratik ve iş dünyası menfaatleri etkileşimi mevcuttur, bu da Parti meşruiyetinin oybirliği görünümüne sahip olmasına ihtiyaç duymasından kaynaklanan, liderlik farklılıklarından kaçınmak için hizip farklılıklarına (Tiananmen krizinde ortaya çıktığı üzere) daha norm-temelli yaklaşımı içermesinin yansıması olarak kabul edilebilir. Ancak, kararları gerçekleştirmek daha zor olacaktır.

Çin yönetimi ve aktif diplomasi gerçeği

Hem Jiang Zemin hem de Hu Jintao, uluslararası zirveleri ve devlet başkanları diplomasisini önemli işlevler olarak görmüşlerdir; Xi Jinping de onların örneğini takip etmektedir. Jiang ve Hu, birçok iki taraflı yurtdışı ziyaret gerçekleştirmişler ve uluslararası toplantılara katılmışlardır, bunların arasında Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEİ) forumu, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) + 3 (Çin, Japonya, Güney Kore) toplantıları bulunmaktadır.

Hu Jintao aynı zamanda Yirmiler Grubu (G20) ve BRICS toplantılarına da katılmıştır. Çin anayasası 2008 yılında devlet başkanına daha aktif bir diplomasi yürütmesine anayasal bir zemin oluşturmak üzere değiştirilmiştir.

Hu Jintao’nun devlet başkanlığı

Hu Jintao’nun devlet başkanlığı döneminde, Wen Jiabao başbakanlık ve idari erkin yöneticiliğini yapmış, Mao dönemindeki Zhou Enlai ve Jiang Zemin dönemindeki Zhu Rongji’ye kadarki selefleri gibi önemli diplomatik role sahip olmuştur. Wen Jiabao, SARS (Şiddetli akut solunum yolu sendromu) toplantısı veya Kopenhag’daki BM İklim Değişikliği Konferansı gibi uluslararası toplantılarda Çin delegasyonunun başında bulunmuştur.

Bunun (Dışişleri Bakanlığı gibi) mevcut idari makamların ve Devlet Konseyi Tayvan İşleri Ofisi’nin rolünü pekiştirdiği iddia edilmektedir. Yine de, bu durum Dışişleri Bakanlığı’na öncü nüfuzu sağlamamıştır, Wen 2009 Kopenhag İklim Değişikliği Konferansı’nda hedeflerin belirlenmesi için daha ılımlı bir Dışişleri çizgisine destek vermek istemiş ancak bu konuda Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (UKRK) Başkanı tarafından durdurulmuştur. Aralık 2011’deki BM Durban Konferansında ise UKRK temsilcisi Çin delegasyonunun başında bulunmuştur.

Dışişleri bakanlığının hiyerarşideki yeri

Dışişleri bakanlığının bürokratik hiyerarşide durduğu yer, dış siyaset üzerindeki nüfuzu için önemlidir. Dışişleri Bakanlığı’nın tekil bir çıkar kaynağından daha ılımlı tavsiyelerde bulunması beklenmektedir, çünkü sorumluluğu Çin’in tüm uluslararası ilişkiler çıkarlarını içine alan daha geniş kapsamlı ve uzun vadeli bağlamı gözetmektir.

Dönem dönem, bu durum Dışişleri’nin ordu veya diğer bürokrasiler tarafından yaklaşımlarında aşırı yumuşak olmakla suçlanmasına yol açmıştır. Bunun örnekleri, Dışişleri’nin 1993’te Suudi-ABD ortak ekibinin Çin konteyner gemisi Yinhe‘yi incelemesine izin vermesi, ABD’nin Tayvan’a yönelik politikalarına yumuşak tepkiler vermesi ve en öncelikli olarak, 1999’da Yugoslavya’daki Çin Büyükelçiliği’nin vurulması olarak gösterilmektedir.

1993’te ABD hükümeti Yinhe‘nin İran’ın nükleer programı için kimyasallar taşıdığını öne sürmüştür. ABD donanması gemiyi uluslararası sularda durdurmuş ve gemi Suudi-ABD’li bir ekip tarafından Çin hükümeti isteksiz bir şekilde kabul ettikten sonra aranmıştır. Aramada herhangi bir kimyasal bulunamamıştır. Dışişleri Bakanlığı aramaya izin verdiği için eleştirilmiştir.

Kaynaklar:

¹ Çin Dış Politikası, Stuart Harris, Matbuat Yayın Grubu, 2014

² The State Council

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

Yazan | 2017-03-19T14:02:22+00:00 Mart 19th, 2017|Harp ve Strateji|Çin yönetim sistemi: Çin yönetim sistemi üzerinde küreselleşme etkisi için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: