Çin yüzyılı: Çin Halk Cumhuriyeti ABD’yi geçebilecek mi?

Anasayfa/Asya/Çin yüzyılı: Çin Halk Cumhuriyeti ABD’yi geçebilecek mi?

Çin yüzyılı: Çin Halk Cumhuriyeti ABD’yi geçebilecek mi?

Sırada Çin yüzyılı mı var?

Yirminci Yüzyıl ABD’nin dünya üzerindeki hakimiyetini ortaya koymak üzere ‘Amerikan yüzyılı’ olarak isimlendirilmiştir.

ABD İkinci Dünya Savaşı (1939-1945)’ndan sonraki dönemde kapitalist Batı dünyasının lider ülkesiydi, Soğuk Savaş (1945-1989) sonrası dönemde ABD tek süper güç olarak kalmıştır.

ABD’nin düşüşe geçtiği düşüncesi 1970’li ve 1980’i yıllarda oldukça modaydı. 21. Yüzyıl’ın başında dünyanın ABD liderliğindeki Batı’dan Asya’ya, özellikle de Çin’e doğru genel bir güç kaymasına şahitlik ettiği düşüncesi ABD’nin düşüşte olduğu iddialarına yeniden ve daha ileri boyutta güç kazandırmıştır. Bu iddiaları 21. Yüzyılın ‘Çin yüzyılı’ olduğu, Çin’in dünyanın yeni hakim gücü olarak sivrildiği düşüncesinde açık şekilde görmek mümkündür.

Çin yüzyılı imajının temelinde yer alan husus, Çin’in 1980’lerden günümüze kadar ciddi bir sürdürülebilir ekonomik büyüme oranı yakalamış olmasıdır.

2010 yılına gelindiğinde Çin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi haline gelmiş, bu şekilde ABD’yle aradaki mesafeyi de hızlı bir şekilde kapatmayı sürdürmüştür.

Çin’in ekonomik açıdan yükselişi diplomatik alanda kendine olan güveninin artmasıyla ve yapısal güç haline gelmeye başlamasıyla at başı gitmiştir. Ancak Çin yüzyılı fikri çarpıcı iki farklı imajla ilişkilidir.

Çin yüzyılı iddiaları: Birinci görüş

Birincisi, Çin’in yükselişi, yoğunlaşan uluslararası çatışma ve artan savaş olasılığıyla bağlantılıdır. Saldırıya ağırlık veren realistler hakimiyet transferinin nadiren barışçıl bir şekilde gerçekleştiğini iddia etmektedirler. Çünkü onlara göre yeni hakim konumuna gelen devletin yeni oluşmuş ekonomik hakimiyetine denk düşecek bir askeri ve stratejik statü elde etme çabası içerisine girme olasılığı yüksektir.

Diğer taraftan eski hakim gücün, statü ve konum kaybına kolay bir şekilde razı olması da pek beklenmemektedir.

ABD ve Çin örneğinde bu faktöre iki ülke arasında Tayvan ve Tibet gibi tartışmalı konuların bulunması yanında temel nitelikli siyasi ve kültürel farklılıklar da eklenmektedir.

Editörün Önerisi >>  Türk İslam Tarihi: Atatürk'ün anlatımıyla Türk İslam Tarihi

Bundan başka güç transferi süreci devam ederken istikrarsız bir çok-kutuplu dünya ortaya çıkabilecek ve bu dünyada orta büyüklükte devletler güç elde etme peşine düşebileceklerdir. Bu bağlamda Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ‘hakim devletin olmaması’ nedeniyle çıkmış olabilir. Çünkü, o dönemlerde İngiltere düşüşteydi, ABD ise küresel liderliği üslenmeye henüz hazır değildi.

Çin yüzyılı iddiaları: İkinci görüş

İkinci düşünceye göre ise Çin yüzyılı hem istikrarlı hem de barışçıl bir yüzyıl olacaktır. Bu tür beklentiler, küreselleşmenin devletlerin ulusal çıkarı ve birbirleriyle ilişkilerini tanımlayış şeklini değiştireceği inancına dayanmaktadır.

Bu görüşe göre Çin daimi olarak ekonomik düşünceleri stratejik düşüncelerin önüne koyan, yeni tür hakim küresel güç olarak sivrilebilir.

Benzer şekilde ABD de daha önce İngiltere’nin başına geldiği gibi hakimiyet kaybına kendisini küresel liderliğin yüklerinden kurtaracağı için razı olabilir.

Ancak her iki düşüncenin temelinde yer alan Çin’in önlenemez yükselişi olgusunun bir yanılgıdan ibaret olma ihtimali bulunmaktadır.

Çin otuz yıl boyunca yaklaşık %8-10 oranında büyümüşse de bu süreç oldukça düşük bir noktadan başlamıştır ve Çin ABD’nin teknolojik gelişme düzeyini ve askeri gücünü yakalamaktan hala onlarca yıl uzaktadır.

Bundan başka Çin’in ekonomik yükselişinin 21. Yüzyıl boyunca sorunsuz şekilde devam edeceğinin garantisi de yoktur.

24 güçlü Politbüro üyesi ve yaklaşık 300 güçlü Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi Pekin yönetiminde hakim konumdadır.

Stalinist siyasi yapısıyla Çin ekonomisini ve sosyal sistemini dönüştüren kapitalizmin uzun dönemde birbirleriyle uyumu konusunda ciddi şüpheler vardır.

Ayrıca Çin’in ekonomik başarısının temelinde büyük oranda fakir kırsal kesimden sonsuz gibi görünen işçi akışıyla sağlanan ucuz iş gücü ve buna bağlı ucuz ihraç malları bulunmaktadır.

Çin’in nüfusu 1,3 milyardır. Çin’de yeni yeşermekte olan kapitalizmin etkisi altında olan bu ekonomik yapı mevcut haliyle sürdürülebilir değildir.

Editörün Önerisi >>  Makale nedir? Çok okunan bir makale nasıl yazılır?

Bir gün kaçınılmaz şekilde sona gelinecektir. Bunun sona ermesi durumunda Çin ihracattan çok iç talebe bağlı büyüme politikasına dönerek ve ucuz mamul madde imalatından daha gelişmiş, yüksek teknolojinin kullanıldığı üretime yönelerek ekonomik modelini yeniden yapılandırmak zorunda kalacaktır. Bunun nasıl gerçekleştirileceği beklenip de görülecek olan bir şeydir.

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

Kaynaklar:

¹ Andrew Heywood, Küresel Siyaset, Adres yayınları, Ağustos 2014.

² Strategic Review


Yazan | 2017-03-02T20:04:17+00:00 Mart 2nd, 2017|Asya|Çin yüzyılı: Çin Halk Cumhuriyeti ABD’yi geçebilecek mi? için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi:
/* Omit closing PHP tag to avoid "Headers already sent" issues. */