Devlet nedir? Devletin çeşitleri ve devletin temel özellikleri nelerdir?

//Devlet nedir? Devletin çeşitleri ve devletin temel özellikleri nelerdir?

Devlet nedir? Devletin çeşitleri ve devletin temel özellikleri nelerdir?

Devlet Nedir?

Devlet en basit şekilde tanımlanmış toprak sınırları içinde egemen yetki alanı kuran ve kalıcı kurumlar vasıtasıyla otorite uygulayan siyasal bir birlik olarak tanımlanabilir.

Devletin beş kilit özelliği

♦ Egemenlik:

Devlet egemenlik sahibidir. Bir toplumdaki diğer bütün birlik ve grupların üzerinde olduğundan mutlak ve kısıtlanmamış bir iktidara sahiptir. Thomas Hobbes (1588-1679) bu nedenle devleti ‘leviathan’, dev bir canavar olarak resmetmiştir.

♦ Kamusallık:

Devlet kurumları sivil toplumun ‘müstakil’ kurumlarının aksine ‘kamusal’ olarak kabul edilir, devlet yapıları kamu tarafından finanse edilirler ve kolektif kararların alınması ve toplumda uygulanmasını sağlamakla yükümlüdürler.

♦ Meşruluk:

Devlet bir meşrulaştırma çalışmasıdır. Toplumun daimi menfaatlerini yansıttığı iddiasına dayanan devlet kararlarının genellikle (muhakkak değilse de) vatandaşları üzerinde bağlayıcılığı kabul edilen bir vakıadır.

♦ Hakimiyet sağlama:

Devlet bir hakimiyet (nüfuz) sağlama aygıtıdır. Yasalarına boyun eğilmesini ve ihlalcilerin cezalandırılmasını güvence altına alan cebri güce sahiptir: Max Weber’in (1864-1920) belirttiği üzere devlet ‘meşru şiddet’ araçlarının tekeline sahiptir.

♦ Bölgesel bir birlik olma:

Devlet bölgesel (teritoryal veya mevzii) bir birliktir. Coğrafi olarak tanımlanmış sınırlar içinde yasal yetki uygular ve uluslararası siyasette özerk bir varlık olarak (en azından teoride) kabul edilir.

Bununla beraber devletler farklı şekillerde ve boyutlarda karşımıza çıkarlar. Klasik liberalizm ve Yeni Sağ tarafından müdafaa edilen minimal devletler veya ‘gece bekçisi’ devletler yalnızca birer koruyucu yapılardır çünkü yegane görevleri vatandaşlarının yaşamlarını kendilerince en iyi bir biçimde geçirebilecekleri bir barış ve sosyal nizam çatısı sağlamaktır.

Kalkınmacı devletler

Japonya ve Doğu-Güneydoğu Asya’nın ‘kaplan’ ekonomilerindeki kalkınmacı devletler önemli ölçüde dev işletmeler olan temel iktisadi çıkarlar ile devlet arasında yakın ilişkiler kurmak yoluyla uluslararası rekabet ortamında zenginleşme stratejileri geliştirmeyi amaçlarlar.

Sosyal demokratik devletler

Modern liberalizmin ve demokratik sosyalistlerin ideali olan sosyal demokratik devletler büyümeyi sürdürmek ve tam istihdamı sağlamak, yoksulluğu azaltmak ve toplumsal ödüllerin daha eşit bir dağıtımını sağlamak için iktisadi ve sosyal yaşama geniş ölçüde müdahale ederler.

Kolektivist devletler

Ortodoks komünist ülkelerde bulunan kolektivist devletler  özel mülkiyeti ortadan tamamen kaldırdılar ve iktisat bakanlıkları  ve planlama  kurulları ile yönetilen merkezi olarak planlanan ekonomiler kurdular.

Totaliter devletler

Hitler Almanyası’nda ve Stalin Sovyetler Birliği’nde inşa edilen totaliter devletler (gerçi Saddam Hüseyin’in Irak’ı gibi modern rejimler de tartışmasız benzer nitelikleri gösterirler) kapsamlı takibat ve korkutma politikası ile ve yaygın ideolojik manipülasyon ve kontrol yolu ile beşeri varoluşun her zerresine nüfuz ederler.

Devletin yönetim terimleri

Genellikle birbirinin yerine kullanılan devlet ile yönetim (hükümet) terimleri arasında bir ayrım yapılmalıdır.

  • Devlet yönetimden daha kapsamlıdır.
  • Devlet kamu alanının bütün kurumlarını ihtiva eden ve topluluğun tüm üyelerini kucaklayan (vatandaşlık kapsamında) kapsayıcı bir birlik iken yönetim (hükümet)  devletin sadece bir parçasıdır. Bu anlamda yönetim devlet otoritesinin eyleme geçirildiği bir vasıtadır; yönetim devletin ‘beyni’dir.
  • Bununla beraber devlet sürekliliği ve hatta devamlılığı olan bir yapı iken yönetim geçicidir. Kalıcı bir devlet sisteminde yönetimler gelip giderler ve yönetim sistemi reform ve yeniden yapılandırma sürecinden geçirilebilir.

Otorite tatbiki

Dahası devlet kişisellikten uzak bir otorite tatbik eder. devlet kurumlarındaki personel seçim ve atama işlemlerinin bürokratik bir tarzda gerçekleştirilir. Personelin genellikle siyasal olarak tarafsız olmaları istenir. Böylece devlet kurumlarının mevcut hükumetin ideolojik heveslerine direnmeleri yönünde bir beklenti doğurur.

Devlet ve kamu çıkarı

Nihayet devlet en azından teorik olarak kamu çıkarını veya ortak faydayı temsil eder. Yönetim ise belli bir zamanda iktidara gelmeyi başaranların partizan anlayışlarını temsil eder.

Devletin yeri ve önemi

Devlet her zaman siyasal analizlerin merkezinde olmuştur, öyle ki siyaset genellikle devlet üzerine çalışmak olarak anlaşılmaktadır. Bu hakikat iki kilit tartışmada açıkça görülmektedir.

Bu tartışmalardan ilki ve en temel olanı devlete neden ihtiyaç duyulduğu ve siyasal yükümlülüğün temeli nedir soruları üzerinde yoğunlaşır.

Devletin klasik haklılaştırması ‘doğa durumu’ olarak adlandırılan devletsiz bir toplumda hayatın nasıl olacağına dair bir tablo çizen toplumsal sözleşme teorisi tarafından sunulur. Hobbes ve Locke (1632-1704) gibi düşünürlere göre herkesin herkese karşı bitmeyen bir iç savaşı ile karakterize edilen doğa durumunda, düzenli ve istikrarlı bir var oluş için elzem olan egemen bir yapıyı yaratmak amacıyla, insanlar özgürlüklerinin bir kısmını feda ederek bir anlaşma yapmaya (toplum sözleşmesi) istekli olacaklardır.

Öyleyse, son tahlilde, bireyler kargaşa ve kaosa karşı tek güvenceleri olan devlete boyun eğmelidirler.

Anarşizm tarafından öne sürülen alternatif görüş insan doğası hakkında daha iyimser varsayımlara dayanmaktadır ve bireyler arasında kendiliğinden gerçekleşen işbirliğine ve doğal düzene vurgu yapar. Anarşistler bir devletin yokluğunda sosyal istikrarın olabilirliğini desteklemek için  ortak mülkiyet veya piyasa mekanizması gibi bir dizi “sosyal kuruma” başvurmaktadırlar.

Devlet iktidarının doğası

Siyaset teorisinin önemli bir kısmı bilhassa rakip devlet teorileri ile ilgilenir. Bu tartışmada önemli pozisyonlar aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Liberallere göre devlet, toplumdaki yarışan menfaatler ve gruplar arasında tarafsız bir arabulucu ve toplumsal düzenin en önemli güvencesidir; devlet en kötü ihtimâlle bir ‘zarurî fenalık’tır (necessary evil).

Marksistler devleti sınıf baskısının bir aygıtı, ‘burjuva’ devleti, olarak resmeder ya da devletin hükmeden sınıftan ‘nisbî bir özerkliğe’ sâhip olduğunu kabûl ederek, sınıf iktidarına dayalı bir sistemde istikrarı sağlama rolüne parmak basarlar.

Demokratik sosyalistler genellikle devleti, ortak faydanın cisme bürünmüş hâli olarak sayarlar ve onun sınıf sisteminin adâletsizliklerini düzeltme kifayetine değinirler.

Muhafazakârlar ise devleti, genel olarak muhtemel bir kargaşadan toplumu korumak için ihtiyaç duyulan otorite ve disiplin ile ilişkilendirerek geleneksel olarak güçlü bir devleti tercih ederler.

Yeni Sağ ise daha geniş toplumsal kesimlerden farklılaşan ve genel olarak ekonomiye zararı dokunan kendine özgü çıkarları olduğunu iddia ederek devletin meşru olamayan karakterine değinir.

Feministler devleti erkek iktidarının bir aracı olarak değerlendirirler, ‘patriarkal’ devlet kadının yaşamın ‘kamusal’ veya siyasal alanından dışlanmasına hizmet eder.

Nihâyet, anarşistlere göre devlet, güçlü olanın, mülk sâhiplerinin ve ayrıcalıklı olanın çıkarları doğrultusunda işleyen yasallık kazandırılmış bir baskıdan başka bir şey değildir.

Ancak 20. Yüzyıl’ın sonlarına gelindiğinde devletin genel olarak ‘içinin oyulduğuna’ ve bazılarının tartıştığı üzere modern dünyada devletin artan yersizliği argümanlarına tanık olmaktayız.

Bu gelişmeler arasında en başta gelenler: hiçbir devletin kontrol edemeyeceği bir şekilde ulusal ekonomilerin küresel olana doğru akışı olarak küreselleşme devlet idaresine karşı piyasa örgütlenmesinin gittikçe daha fazla tercih edilmesi olarak özelleştirme ve son olarak bölgesel-cemaatçi siyasetin güç kazanması ve cüzî milliyetçiliğin yükselmesi sonunda merkezkaç baskıların serbest kalması anlamında yerelleşme.

Kaynaklar:

¹ Andrew Heywood, Siyasetin Temel Kavramları, Çeviren: Hayrettin Özler, Adres Yayınları (2012)

² Global Policy

Ahmet Akın, (E) Topçu Kurmay Albay

Yazan | 2017-04-21T14:51:20+00:00 Nisan 17th, 2017|Harp ve Strateji|Devlet nedir? Devletin çeşitleri ve devletin temel özellikleri nelerdir? için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: