Ekonomik küreselleşmenin sonuçları, faydaları ve sakıncaları

//Ekonomik küreselleşmenin sonuçları, faydaları ve sakıncaları

Ekonomik küreselleşmenin sonuçları, faydaları ve sakıncaları

Kapitalizm ve sosyalizm arasındaki ideolojik çatışma yerini giderek ‘ekonomik küreselleşmenin sonuçları’na bırakmaktadır. Liberal ekonomik açıdan refah yaratmanın, zenginlik ve ekonomik fırsatların en garanti ve güvenilir yolu piyasadır. Bunun nedeni, piyasanın rekabet ve kâr güdüsünün, çalışma ve girişimin yanında kaynakların en verimli kullanacak şekilde dağıtımını teşvik etmesidir. Bu açıdan, ekonomik küreselleşme, insanların, yalnızca kapitalizmin sunabileceği yaygın refah ve genişletilmiş fırsatlardan yararlanabilmesini sağlama yoludur.

Ekonomik küreselleşmenin en büyük avantajı, onun kazananlarla kazananlar arasında oynanan bir oyun olmasıdır. Ekonomik küreselleşmenin sonuçları arasında en çok eleştirileni “Zengini daha zengin yapması, fakiri de daha az fakir yapması’dır. Bu, ekonomik küreselleşmenin ülkelerin mal veya hizmet üretiminde uzmanlaşmasına imkan sağlamasıyla gerçekleşir. Benzer şekilde ulusötesi üretim bir iyilik gücüdür. Ulusötesi şirketler refahı yayar, istihdam olanaklarını genişletir ve gelişmekte olan ülkelerde modern teknolojiye erişimi artırır. Bu yüzden ekonomik küreselleşme, yoksulluğu azaltmanın en güvenilir yoludur.

‘Ekonomik küreselleşmenin sonuçları’ndan birisi de toplumları zenginleştirmesidir. Ama, ekonomik küreselleşme toplumları sadece zenginleştirmekle yetinmez.  Bunun yanında açık, piyasa temelli ekonomi aynı zamanda toplumsal ve siyasal faydalar da sağlar. İnsanlar daha geniş çalışma, kariyer ve eğitim fırsatlarından yararlanabilme imkanına kavuşurlar. Toplumsal hareketlilik artar. Bireycilik ve kendini ifade edebilme olanaklarına daha fazla etki alanı tanındığı için gelenek ve göreneklerin despotizmi zayıflar. Böylece ekonomik küreselleşme, her iki sürecin 1990’larda açıkça örtüştüğü gibi demokratikleşmeyle bağlantılıdır. Bunun nedeni, daha geniş ekonomik ve sosyal fırsatlardan yararlanan insanların, kısa bir süre sonra, özellikle çok partili seçimlere gidilmesi yoluyla siyasal katılım konusunda daha fazla fırsat talep etmesidir.

Ekonomik küreselleşme, sınır ötesi emtia ticaretinin giderek yaygınlaşması, hizmetlerin, uluslararası sermayenin akışı ve teknolojilerin geniş ve hızlı yayılması. sonucunda dünya ekonomilerinin artan şekilde birbirine bağımlılığını ifade eder. Pazar sınırlarının sürekli genişlemesini, karşılıklı entegrasyonu ve 2000’li yılların başlangıcında tüm dünyadaki ekonomik kalkınma için geri dönüşsüz bir trendi yansıtır.

Ekonomik küreselleşmenin sonuçları: Kazananlar ve kaybedenler

Küreselleşmeyi eleştirenler, yeni ve derin bir biçimde yerleşmiş eşitsizlik modellerinin doğuşuna dikkat çeker: Bu yüzden küreselleşme, kazananlarla kaybedenler arasında oynanan bir oyundur. Eleştirel teorisyenler, “ulusötesi şirketler ve genel olarak ileri sanayi ülkelerinin, özellikle de ABD” kazananlar tarafında derler. Aynı eleştirmenler “ücretlerin düşük, ekonomik düzenlemelerin zayıf ya da hiç olmadığı, üretimin iç ihtiyaçlardan ziyade giderek küresel piyasalara yönelik olarak yapıldığı yerler olan gelişmekte olan dünyanın ise” kaybedenler olduğunu savunurlar. Dolayısıyla ekonomik küreselleşme bir tür neo-sömürgeciliktir: Pazarlarını açma ve kaynaklarının zengin ülkeler tarafından yağmalanmasına izin verme konusunda yoksul ülkelere baskı yapar.

Ekonomik küreselleşmenin sonuçları içerisinde belki de en dikkat çekeni, ulusal hükümetlerin etkisini azaltması, kamusal sorumluluğu kısıtlamasıdır. Bunun yerine devlet politikaları, yabancı yatırım çekme ihtiyacı ve artan uluslararası rekabetin yarattığı baskılar tarafından yönlendirilir. Dolayısıyla küresel ekonomiyle bütünleşme, genellikle vergi reformu, ekonomik düzenlemelerin kaldırılması ve sosyal hizmetlerin daraltılması anlamına gelir. Küresel kapitalizm ve demokratikleşme arasında olduğu ileri sürülen bağlantı da bir efsanedir. Piyasa reformları başlatan ve küresel ekonomiyle bütünleşmeye çalışan çoğu ülke, diktatöryal olmasa da, devlet kapitalizminin ilkeleriyle uyumlu bir biçimde otoriter kalmaya devam etmiştir.

Ekonomik küreselleşme insanları zenginleştirmeyi başardığında bile, yaşam kalitesini geliştirdiğine, hatta renklendirdiğine dair net bir gösterge yoktur. Bunun nedeni, tüketimcilik ahlaki ve maddi bencilliği teşvik etmesidir. Aynı ürünleri tükettikçe, aynı marketlerden alışveriş yaptıkça, aynı çalışma biçimleri ve yaşam koşullarına sahip oldukça, insanlar arasındaki kültürel ve toplumsal farklılıklar kaybolmaktadır. Bunun en açık göstergesi, düşüncesiz bir tüketimcilik kültürü yaratmak için kamusal ve kişisel alanlan kirleten ve hatta hakimiyetine karşı çıkanlar tüketim ürünlerine dönüştürmeyi başaran bir marka kültürünün gelişimidir.

Kaynaklar:

¹Andrew Heywood, Küresel Siyaset, Adres yayınları (2014)

² Economic Globalization

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

Yazan | 2017-08-04T17:47:32+00:00 Ağustos 4th, 2017|Ekonomi|Ekonomik küreselleşmenin sonuçları, faydaları ve sakıncaları için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.