//Güney Kore kalkınma modeli: Güney Kore nasıl sanayi ülkesi oldu?

Güney Kore kalkınma modeli: Güney Kore nasıl sanayi ülkesi oldu?

Güney Kore kalkınma modeli

Güney Kore kalkınma modeli ile son elli yılda dünyaya örnek oldu. İnanılmaz bir ekonomik büyüme gerçekleştirdi, refah seviyesini ve ortalama insan ömrünü uzattı. Güney Kore, yüksek teknolojili küresel ekonomiye başarıyla uyum sağladı. Türkiye’yi karşılaştıracağımız ülke ararken, tarihi bir kesişme noktamız olmasını da dikkate alarak Güney Kore oldu.

Güney Kore’de 1960’da ortalama insan ömrü 54 idi. 2009 yılında Güney Kore’de ortalama insan ömrü 79 olarak tespit edilmiştir.  Yine, 1960 yılında kişi başına düşen milli gelir 152 $ kadardı. Güney Kore’de kişi başına milli gelir 17, 078 $’a yükselmiştir.

Güney Kore Asya’nın en doğusunda Japon adalarının hemen karşısında yer alan Kore yarım adasının güneyinde 99.601 km²’lik bir alanı işgal etmektedir. Bilinen önemli bir coğrafi avantajı ve doğal zenginliği bulunmamaktadır. 1910 yılında Japonya tarafından işgal edilerek 35 yıl Japonya’nın tarımsal gereksinimlerini karşılayan bir geri bırakılmış sömürge olarak kullanılmış ve İkinci Dünya Savaşı’nın 1945 yılında sona ermesi ile bağımsızlığını kazanmıştır. Ancak Kuzey Kore’nin 1950 yılında saldırması ile 1953 yılı ortalarına kadar 3 yıl kendisini bir kardeş kavgasının içerisinde bulmuş yakılmış, yıkılmış; Birleşmiş Milletlerin müdahalesi ile bağımsızlığını muhafaza edebilmiştir.

Güney Kore kalkınma modeli ve Türkiye

Türkiye’nin Kore ile esas olarak tanışması Kore savaşı ile başlamıştır. Birleşmiş Milletler şemsiyesi altındaki Türk birliğinin Kore halkının bağımsızlığı için onların saflarında fedakârca kahramanlıklar göstererek savaşmaları iki halkı ebedi bir dostlukla birleştirmiştir.

Bir koloni döneminin ardından yıkıcı bir savaş yaşayan Güney Kore tam manasıyla ekonomisi çökmüş, perişan ve yoksul bir ülkedir.

Çalışan nüfusun 2/3’ü tarım sektöründe istihdam edilirken, nüfusun yine buna yakın bölümü kırsal kesimlerde yani köylerde yaşamaktadır.

1962 yılında kişi başına milli geliri sadece 85 dolar ve ülkenin toplam ihracatı 50 milyon dolardır.

O tarihlerde Türkiye, Güney Kore’ye göre bir üst ligdedir. Kişi başına milli geliri 220 dolarla (bir sonraki yıl 249$) Güney Kore’nin nerede ise 3 katına, 380 milyon dolarlık ihracatı ise hemen hemen Güney Kore ihracatının 8 katına yakındır.

Biz Kurtuluş Savaşından itibaren savaş yaşamamışken, Güney Kore iki yıkıcı savaşla varını yoğunu kaybetmiştir.

Tarım ülkesi Güney Kore’nin uyguladığı doğru kalkınma stratejisi sayesinde 1960’lı yılların başlarından itibaren iki ülkenin yükseliş hikâyesi farklı gelişmiştir. Bugünün gelişmekte olan ülkesi Türkiye ile gelişmiş bir sanayi ülkesi olan Güney Kore ortaya çıkmıştır.

Güney Kore kalkınma modeli sonuçları (8 Aralık 2016)

  • Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) Büyümesi: 2.6%
  • Kişi başına GSYİH: $27,200
  • Ticaret Dengesi/GSYİH: 7.7%
  • Nüfus: 50.9M
  • Kamu Borcu/GSYİH: 45%
  • İşsizlik: 3.6%
  • Enflasyon: 0.7%

Güney Kore kalkınma modeli ve askeri ihtilaller

Japonya Güney Kore’den çok daha önce sanayileşmiştir. Edindiği tecrübeleri Güney Kore ile paylaşmakta bir sakınca görmeyen Japonya, Güney Kore sanayileşmesinin alt yapısının oluşturulmasına büyük katkı sağlamıştır. Nitekim, Japonya’da eğitim görmüş ve orduda Tümgeneral rütbesi ile görev yapan Park Chung Hee’nin 1961 yılında ihtilalle yönetimi ele geçirmesinden sonra uygulanan doğru kalkınma stratejisi sayesinde Güney Kore’nin kaderi değişmeye başlamıştır.

Kore Yarımadası’nın bölünmesinden kısa süre sonra, 1945’te Güney Kore zaten büyüme için yapı taşları bulunduğunu fark etti: Eğitimli bir nüfus, mülkiyet hakları, üretkenliği artıran toprak reformu ve modern kapitalizmin kurumları. Savaştan sonra, Güney Kore hükümeti herkese okuryazarlığın yaygınlaştırılmasında önemli bir adım attı. Çoğu Doğu Asya ülkesinin okuma yazmanın öneminin farkına varamadığı bir ortamda, Güney Kore kalkınmasının temellerini oluşturacak şekilde, 1960’lara kadar okuma yazma bilmeyenlerin oranını neredeyse sıfıra indirdi. İnsan sermayesi, gelişmiş bir ulusun temelidir. Güney Kore Japonya’dan sonra bu gerçeğin farkına varan ikinci Doğu Asya ülkesidir.

TREND ANALİZ:  Kuzey Kore füze denemesi: Pasifik bölgesinde gerilim tırmanıyor

Uzun yıllar süren Hee yönetimi ülke alt yapısını yaşanabilir bir hale getirmiştir. ‘Güney Kore kalkınma modeli’nin belkemiğini oluşturacak olan sanayi alt yapısını geliştirmiştir. İhracata yönelmiştir.  70’li yıllarda ağır sanayi ve kimya sanayi kurulmuştur.

Güney Kore kalkınma modeli ve GSYİH

Güney Kore kalkınma modeli ve GSYİH

Chan Du Hwan’ın yönetimi devralmasından sonra 80’li yıllarda otomotiv, elektronik ve 90’lı yıllardan itibaren ise bilişim teknolojisini önceleyen bir politika izlenmiştir. Güney Kore kalkınma stratejisi bu dönemlerde doğru istikamette ilerlemiştir.

Hee yönetimi bu politikaları izlerken araç olarak Chaebol diye isimlendirilen büyük aile şirketlerini (Hyundai, LG ve Samsung ) kullanmıştır.

Sıkı bir askeri rejim altında, yabancı yatırımcı olmaksızın tamamen milli bir sanayileşme politikası izlenmiştir. Bankalar devlet yönetimine alınmıştır. Şirketlere belirli görevler verilmiş, bankalar vasıtasıyla uygun koşullarla finanse edilmişlerdir. Dışarıdan alınan kredi ve yardımlarda bu devletçi bankacılık sistemi aracılığıyla bu şirketlere aktarılmıştır.

Bu otoriter askeri yönetimler araç olarak kullandıkları Chaebollerin (Hyundai, LG ve Samsung ) de yardımı ile ekonomik kalkınma için 5’er yıllık hedefler koydular. Güney Kore’de disiplinli bir plan uygulaması ve seçici bir anlayış ile uyguladıkları destek politikalarıyla kalkınmayı gerçekleştirdiler.

Tabii bunlar yapılırken Güney Kore yöneticileri ellerindeki en önemli sermayenin insan olduğu bilinci içerisinde eğitime önem verilmiştir.

Güney Kore kalkınma modeli ve eğitim

1951 yılında toplam kamu harcamaları içerisinde %2,5 olan eğitimin payı, 1966’da %17’ye kadar çıkarılmış ve bu hep böyle devam ettirilmiştir.

Yurt dışına çok miktarda genç öğrenci eğitime gönderilerek bunlar ülkenin ve ekonominin hizmetine verilmiştir.

Öğretmen yetiştirilmesine ve öğretmenliğin saygın ve tercih edilen bir meslek olmasına özen gösterilmiştir.

Güney Kore günümüz dünyasında okur-yazarlık oranının en üst düzeyde olduğu ülkelerden biridir. Güney Kore’de üniversite öncesi eğitimi tamamlayanların %90’ı üniversite eğitimini de tamamlamaktadır.

1980 yılında devlet başkanı olan Chon Du Hwan liberalleşme yönünde adımlar attı. Dengeli bir ekonomik büyümeyi hedefledi, piyasaları liberalleştirdi, ithalat kotalarını kaldırdı ve bankaları özelleştirdi.

Güney Kore kalkınma stratejisi, eğitim ve öğretime çok önem vermiştir. Günümüzde 13 yaş gurubu öğrenciler arasında yapılan bilim ve matematik bilgi yarışmalarında Doğu Asya ülkeleri ilk sıraları almaktadır. Assessement of Educational Progress (IAEP) raporlarına göre Japonya, Tayvan ve Güney Kore sırasıyla birinciliği paylaşmaktadır.

Güney Kore kalkınma modeli ve demokrasi etkisi

1992 yılına kadar otoriter rejimlerle yönetilen Güney Kore, bu yıl yapılan seçimlerle demokratik yönetim tarzına kavuşmuştur. Kalkınma hedeflerinin büyük ölçüde gerçekleşmesinin rahatlığı ile uygulanan ekonomi politikalarında liberalleşme hareketi hızlanmıştır. Chaebollerin dışında kalan KOBİ ölçeğindeki firmaların ekonominin önemli figürleri olması için başlatılan çalışmalar güçlenerek devam ettirilmiştir.

Güney Kore kalkınma modeli ve Ekonomik Büyüme

Güney Kore kalkınma modeli ve Ekonomik Büyüme

Türkiye’nin siyasi ve ekonomik hataları

1962 yılında ekonomik göstergeler itibariyle Güney Kore’den çok iyi durumda olan ülkemiz de zaman zaman ihtilallere, ihtilal denemelerine sahne olmuş, demokrasimiz askeri yönetimlerle kesintiye uğramıştır. Ancak tüm bu dönemlerde, yeni Cumhuriyetin kuruluşundan 1963 yılına kadar kesintisiz olarak izlenen bir politika vardır: Yerli sanayinin korunması.

Adına ithal ikameciliği denilen bu politika ile aynen Güney Kore’de olduğu gibi kaynaklar, özellikle devlet bankaları aracılıyla o günün büyükçe aile şirketlerine aktarılmıştır. Bu firmalar ithalatın rekabetinden korunmuştur. İthalat yasakları, kotalar, yüksek gümrük vergileri ve bu yetmediği takdirde devreye sokulan fonlarla hep ayrıcalıklı olmuşlardır.

O dönem Türkiye’sinde batı standartlarına göre çok alt düzeyde olan otomobiller, batının yüksek standartlı araçları fiyatına satılmıştır.  Buna rağmen otomobil almak için sıraya girmek gerekirdi. Otomobilin tam bedeli ödenir, sonra otomobili teslim almak için aylarca beklenirdi.

O tarihlerde “Türkiye yürümeyen otomobiller, yürüyen çamaşır makineleri yapar.” deyimi halk diline pelesenk olmuştur.

Bir zamanlar üçe katladığımız Güney Kore bugün bizi ihracatta beşe katlamıştır.

Güney Kore kalkınma modeli: Arazi reformları

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nin girişimiyle Japonya’da arazi reformu yapılmıştır. Arazi reformu ile yeni bir orta sınıf ortaya çıkmıştır. Topraksız çiftçi toprağa kavuşmuştur.

Amerikanın Doğu Asya’daki kalkınma amaçlı etkisi Japonya’dan sonra Güney Kore’de de görülmüştür. Güney Kore de aynen Japonya örneğinde olduğu gibi arazi reformunu gecikmeden tamamlamıştır. Böylece önceden sahiplerince işlenemeyen tarıma elverişli araziler, yeni sahiplerine kavuşmuştur.

Arazi reformu Japonya ve Güney Kore’de tarımsal üretimi artırmış, işsizliği azaltmış, kırsaldan şehirlere göçü engellemiştir. Bir yandan da köylünün alım gücünü artırmıştır.

Arazi reformları bir ulusu ya yeniden yaratır ya da yok eder. Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan, arazi reformunu yapamamıştır. Arazi reformunu yapamadığı için Hindistan da zenginler çok zenginleşmiş, fakirler ise iyice fakirleşmiştir. Hindistan’daki bu kısır döngü bugün de devam etmektedir.

Güney Kore ve Tayvan’da, güçlü ekonomik tekellerin olmaması ve geniş arazi reformu nedeniyle ekonomik eşitsizlik azalmış, bu durum yolsuzluğun önüne geçmeye yardımcı olan meritokratik ve özerk bürokrasinin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Güney Kore kalkınma modeli: Modern şehirleşme

Güney Kore kalkınma modeli: Modern şehirleşme

Kuzey Kore tehdidi

Kore Yarımadası’nın ikiye bölündüğü 1945’den itibaren Kuzey Kore’den gelen sürekli tehdit, Güney Korelileri tedirgin etmektedir. Bu durum, Güney Korelileri çok çalışmaya, kendi ayakları üstünde durmaya zorlamaktadır.

Dünyadaki savaşlar ve ekonomik krizler ihracata dayalı olarak büyüyen Güney Kore ekonomisini ve finans sistemini kaçınılmaz şekilde tehdit etmiştir. Ancak, Güney Kore yöneticileri ve halkı vatanseverdir. Gerektiğinde ülkesi için fedakarlık yapmayı göze alabilmektedir. Güney Kore halkının bu tutucu yapısı, kriz yönetimini kolaylaştırmış ve Güney Kore’de siyasi ve ekonomik sorunların büyümesine olanak tanımamıştır.

Güney Kore sürekli büyümektedir

Güney Kore’nin son on yıllık büyüme ortalaması %5’den fazladır. Doğrusu, dünyanın defalarca siyasi ve ekonomik krizlerle sarsıldığı son 50 yılda, Güney Kore’nin on yıllık büyüme ortalamaları her zaman %5’den fazla olmuştur. Dünyada böylesi bir başarı yakalamış başka bir ülke yoktur. Bu başarı Samsung,LG,Hyundai gibi sadece bir kaç aile firması ile, eğitim-özelleştirme-demokrasi gibi bir kaç faktörle açıklanamaz.

Güney Kore, 1960’lı yılların başında dünyanın en fakir ülkeleri arasındaydı. Hatta Güney Kore o yıllarda Kuzey Kore’den bile fakirdi. Ancak, Başkan/Askeri diktatör Park Chung-hee bir yandan arazi reformu ve teşvikler ile orta sınıfa üretim ve ihracat olanakları sağlarken;  ağır sanayiye, tekstile, demir çelik sektörüne yatırım yapmaları gerektiğini fark etti. Nitekim, günümüzde Güney Kore dünyanın en fazla gemi üreten ilk üç ülkesi arasındadır.

Güney Kore, aşağıdaki tabloda görüleceği gibi 2016 yılında dünyanın en fazla ihracat yapan beşinci ülkesidir:

1  Çin $2,011,000,000,000
2  ABD $1,471,000,000,000
3  Almanya $1,283,000,000,000
4  Japonya $641,400,000,000
5  Güney Kore $509,000,000,000

Güney Kore kalkınma modeli sonuçları

Bütün dünyanın gıpta ile baktığı ‘Güney Kore kalkınma modeli’nin yansımaları, hem ülke içerisinde, hem de ülke dışarısında bariz bir şekilde kendini gösterdi. Eğitim sistemi ABD’li uzmanlarca mercek altına alındı.

2004’te Güney Kore, dünya ekonomilerinin trilyon dolarlık kulübüne katıldı. Yönlendirilmiş kredi ve ithalat kısıtlamaları da dahil olmak üzere hükümet ve iş dünyası arasındaki yakın ilişkilerden oluşan bir sistem, mucizevi Güney Kore kalkınmasını mümkün kılmıştır.

Bu süreçte Güney Kore kalkınma modeli gereği hükümet, mamul madde yerine, ham madde ve teknoloji ithalatını teşvik etti. Tüketimi artırmak yerine tasarruf ve yatırımı teşvik etti.

1997-98 Asya finansal krizi, yüksek borç/öz kaynak oranları ve yüksek kısa vadeli dış borçlanma dahil olmak üzere Güney Kore kalkınma modeli üzerinde uzun süreli zayıflığa neden oldu. Sonuçta 1998’de GSYİH% 7 düştü. Hemen krizin ardından, 1999-2000’de % 9 oranında toparlandı. Güney Kore, krizi takiben Yabancı yatırım ve ithalata daha fazla açıklık getirilmesi de dahil olmak üzere çok sayıda ekonomik reformu kabul etti.

Büyüme, 2003 ile 2007 yılları arasında yılda yaklaşık% 4’e kadar geriledi. Güney Kore’nin ihracata odaklı ekonomisi 2008 küresel ekonomik durgunluktan fazlasıyla etkilendi. İhracat daraldı. Ancak kalkınma modelinin temelleri sağlam olduğundan, sonraki yıllarda hızlı bir şekilde toparlanarak 2010’da % 6’nın üzerinde bir büyümeye ulaştı.

ABD-Kore Serbest Ticaret Anlaşması 2011’de her iki hükümet tarafından da onaylandı ve Mart 2012’de yürürlüğe girdi. 2012-2015 yılları arasında ekonomi yurt içi tüketim ve yatırımın durgun olması nedeniyle %– 2 ve %-3 oranlarında yavaş bir büyüme yaşadı.

2015 yılında Güney Kore hükümeti, gelişmekte olan yerel sektörlerin ihracata bağımlılığını azaltmak için önlemler aldı. Hizmetler sektörü gibi iç sektörleri canlandırmaya çalıştı.

‘Güney Kore kalkınma modeli’nin geleceği için bazı zorluklar öngörülmektedir. Güney Kore ekonomisinin uzun vadeli zorlukları arasında hızlı bir şekilde yaşlanan nüfus, esnek olmayan iş gücü piyasası, büyük konglomeraların (chaebol) hakimiyeti ve GSYİH’nın yaklaşık yarısını oluşturan ihracata aşırı bağımlılık sayılabilir.

Uzun vadeli zorlukları gidermek ve ekonomik büyümeyi sürdürmek için, mevcut hükümet yapısal reformlara öncelik vermiş, kısıtlamaları kaldırmış, girişimciliği teşvik etmiş, yaratıcı endüstriler ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin rekabetçiliğini canlandırmaya çalışmıştır.

Kaynak:

¹ Korea’s Economic Development

² Nerede hata yaptık?

³ How did South Korea become a developed nation?

Yazan | 2017-10-18T22:06:05+00:00 Ekim 18th, 2017|Asya|0 Yorum

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO’da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Harp Stratejisi, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.

Bu analiz hakkında yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: