//Hitler’in kişilik özellikleri: Hitler niçin yanlış kararlar vermiştir?

Hitler’in kişilik özellikleri: Hitler niçin yanlış kararlar vermiştir?

Hitler’in kişilik özellikleri uzmanlarca değişik açılardan incelenmiştir. Bu yazıda değişik nitelikleriyle Hitler’in kişilik özelliklerini sizlere tanıtmaya çalıştık.

Tarih, öğrenmek isteyenler için sayısız derslerle doludur.

Adolf Hitler ve Nazi Partisi, II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olarak insanlık tarihinin en büyük katliamlarından birini gerçekleştirdiler.

Dr. Henry A. Murray’in raporu

1943 yılında Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki Hitler’in kişilik yapısını, olaylara nasıl tepki verdiğini çözümlemeye çalıştılar. Müttefikler, muhtemel bir Almanya mağlubiyetine Hitler’in nasıl tepki vereceğini öğrenmek istiyordu. Müttefikler ayrıca, Almanları “barış seven ulus” durumuna dönüştürme konusunda bir fikir alt yapısı oluşturmak için Alman ulusal ruhunu anlamaya çalışıyorlardı. Dr. Henry A. Murray, savaş öncesi Harvard Psikoloji Kliniği Direktörüydü. Murray, 1938’de yayımlamıl olduğu bir raporda Hitler’in kişiliğini “tepkisel narsizm (counteractive narcism: Olaylara karşı koyan, tepkisiz kalmayan kendini beğenmiş kimse)” olarak tespit etti.

Dr. Murray’e göre bu tür kişilik yapısında olanlar, gerçek veya hayalî düşmana karşı söz, hakaret veya dürtü ile kolayca uyarılabilirler: Eleştiriye tahammülleri yoktur. Karşısındakine asla tolerans tanımazlar, hoşgörüsüzdürler. Şükran duygusundan yoksundurlar. Kendilerini ifade etme becerileri zayıftır. Başkalarını küçümsemekten, kabadayılık etmekten çok hoşlanırlar. Her olayda suçu başkalarına atma eğiliminde olurlar. İntikam isteğiyle yanıp tutuşurlar. Yenilgiyi kabul etmezler. Aşırı ölçüde bencildirler, daima kendi çıkarlarını düşünürler. Kendilerini çok beğenirler ve kendilerine çok güvenirler. Şaka yapma yetenekleri yoktur.

Hitler’in kişilik özellikleri: Hitler bölücüydü!

Adolf Hitler, 20 nci  yüzyılın ilk yarısına damgasını vurmuş bir liderdir. Siyasetçilerin, askerlerin ve ekonomistlerin Hitler’in yaşamından ve uyguladığı politikalardan alacakları çok ders vardır.

Hitler’in özellikleri, kişilik yapısının birer yansıması olan alışılmadık tutum ve davranış şekilleri dikkatle incelenmelidir.

Irk ayrımcılığı veya kafatasçılık, dinsel veya mezhepsel düşmanlık, bitmek tükenmeyen bilmeyen ihtiraslar dün Almanları nasıl felakete götürdüyse; hiç şüphesiz Hitler’in bu politikalarından ders almayanları da felakete sürükleyecektir. Tarihin bize dikte ettiği hakikat budur.

Hitler Almanlar için Tanrıydı!

Hitler’in iktidarda kaldığı 12 yıl boyunca Almanlar sadece Hitler’i “ağızları açık” dinlemekle yetinmişlerdir. Hitler ne diyorsa o doğrudur demişlerdir. Hatta Hitler’i Tanrının Alman Milletine lütfu olarak görmüşler, kutsamışlardır. Hitler’in özellikleri öylesine yüceltilmiştir ki; Hitler’in yönetimdeki hataları görülmemiş ya da propaganda makineleri tesiriyle görülememiştir. Kaçınılmaz son ise  Alman Milletinin tarih önündeki utancı ve felaketi olmuştur.

Adolf Hitler Nazi Almanyası’nın 1933’ten 1945’e kadar lideriydi.  Hitler II. Dünya Savaşı’nı başlatan ve soykırımla 11 milyon insanı katleden asker, politikacı, teorisyen, ressam ve yazardır. Bu vahşetin temelini “Hitler’in kişilik özellikleri”nde aramak gerekir. Normal bir yöneticinin insanları diri diri fırınlarda yakması düşünülebilir mi?

Peki, Adolf Hitler kimdi?

Kimilerine göre Almanların efsane kahramanı, kimilerine göre ise Almanların başını belaya sokan en büyük hain olarak anımsanan Adolf Hitler 1889’da Avusturya’nın Linz şehrinde doğdu.

Politik yaşamı 1919’da Alman İşçi Partisi’ne (Deutsche Arbeiterpartei-kısa adıyla DAP) üye olmasıyla başladı. Bu parti 1920’de Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei; kısa adıyla NSDAP) adını aldı.

“Nazi” terimi “Nationalsozialistishe Deutsche Arbeiterpartei” in kısaltılmış şeklidir. Naziler, Yahudilerin planlı olarak katledilmesini “nihai çözüm (The final solution)” olarak görürlerdi. Nazilerin hedefinde komünistler, homoseksüeller, Yehova Şahitleri ve çingeneler de vardı.

1933-1945 arasında planlı olarak icra edilen soykırıma “Holocaust (Soykırım)” denir. Soykırım sürecinde 6 milyon Yahudi ve 5 milyon civarında da diğer hedef gruplardan insanlar Nazilerce öldürüldü. Hitler’in kişilik özellikleri, anlaşılmaz kişilik yapısı bütün bu işkence ve öldürmelere uygundu!

Soykırım nedeniyle Hitler tarihin en kötü, en acımasız insanı olarak anılır.

1932’lere gelindiğinde, Hitler’in arkasında yeterli halk desteği var gibiydi. Ancak, Temmuz 1932’de Alman cumhurbaşkanlığı için yapılan seçimi Paul von Hindenburg kazandı.

30 Ocak 1933’de Cumhurbaşkanı Hindenburg Hitler’i Almanya şansölyesi olarak atadı. Bir buçuk yıl sonra Hindenburg ölünce, Hitler Şansölyelikle Cumhurbaşkanlığı makamlarını birleştirerek kendisini “Führer  (Önder, Lider)” ilan etti. Bu davranış şekli Hitler’in kişilik özellikleri açısından bakılınca çok normaldi: Hitler her gücü kendi elinde tutmalı, milyonlarca Almanı Hitler idare etmeli, yönetimi hiç kimseyle paylaşmamalıydı!

TREND ANALİZ:  Uluslararası ilişkilerin aktörleri: Devletler egemenliklerini yitiriyor mu?

Hitler Büyük Buhran (1929)’dan nasıl faydalandı?

Hitler, iktidarını Almanya’da I. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Büyük Buhran (1929)’a borçludur.

Hitler, Almanya’da Nasyonal sosyalizmin kurucusudur. Hitler, Almanya’yı 12 yıl boyunca Nasyonal Sosyalizm ideolojisiyle yönetti.

Hitler, Almanya’nın I. Dünya Savaşı’ndan sonra karşılaştığı bütün sorunların suçlusu olarak Komünistleri ve Yahudileri işaret etti. Hitler’in Pan-Germanizm politikasının amacı, Avrupa’da yaşayan bütün Almanları bir araya getirmek ve Doğu’da Almanya’ya “Yaşam alanı (Lebensraum)” bulmaktı.

Hitler, bir politikacı ve asker olmanın yanı sıra aynı zamanda iyi bir ressam ve yazar idi.

Hitler’in hitabet kabiliyeti yüksekti. Yoğurdun siyah olduğunu Almanlara anlatsa, kendisine hayranlık derecesinde bağlı olan Almanların Hitler’e itiraz edecek halleri yoktu.

Hitler çok önemli bir propaganda ustasıydı!

Propaganda vasıtaları ve üstün hitabet gücü ile Hitler Alman orta sınıfının ekonomik beklentilerine karşılık veriyordu. Aslında aç olan Alman orta sınıfı, Hitler’in empozesi ile kendilerini tok sanıyordu. Hitler, Almanlar için bir şans, Tanrı’nın lütfu idi.

Hitler hem milliyetçi, hemde sosyalist idi!

Hitler, anti-semitizm, anti-komünizm ve anti-kapitalizm içeren söylevleri ile, Almanları meydanlarda coşturuyor, kendisine hayran bırakıyordu. Her Almanın hayali Hitler’e dokunabilmekti.

1929 ekonomik krizinden sonra, ekonomiyi tekrar ayağa kaldıran Hitler, modern silahlarla donatılmış yeni bir ordu da kurdu.

Hitler, totaliter ve faşist idi!

Hitler, totaliter ve faşist bir rejimle kafasında planladığı bir düzeni Almanya’da kısa sürede tesis etti.  Zaten Almanya’da Hitler’e muhalefet edecek güç kalmamıştı. Bütün muhalifler “usulüne göre” bertaraf edilmiş, sindirilmişti!

Kendisince güçlü bir ülke yarattıktan sonra Hitler taarruzi  bir dış politika izlemeye başladı. Artık Avrupa’da Hitler’in dedikleri olacaktı. Hitler’e göre İspanyollar, İngilizler ve Fransızlar malı götürmüşler, Hans  ile Helga yani üstün ırk Almanlar sömürgecilikte çok ama çok geç kalmışlardı. Tanrının üstün ırkı Almanlar Kuzey Avrupa’ya sığacak kadar küçük bir millet olamazdı. Bu yüzden Hitler Almanların “Yaşam alanı (Lebensraum)”nı genişletmek maksadıyla 1938’de Avusturya’yı küçük ölçekli bir savaşla topraklarına kattı.  01 Eylül 1939’da hiç bir ikaza gerek duymadan Polonya’ya saldırdı. Polonya kısa sürede işgal edildi,  savaş hızla Avrupa, Afrika ve Asya’ya yayıldı.

Hitler, Yıldırım Savaşı tutkunuydu!

Hitler’in “Yıldırım Savaşı (Blitzkrieg)” taktikleriyle ve Mihver Devletleri’nin de Hitler safında savaşa iştiraki ile 1939-1945 yılları arasında cereyan eden savaşa “II. Dünya Savaşı” adı verilmiştir.

Harbe o yılların büyük güçleri olan Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği, ABD ve Fransa Müttefik Devletler olarak;  Almanya, İtalya ve Japonya ise Mihver Devletler olarak katılmıştır.

100 milyondan fazla askerin katıldığı savaş, dünya tarihindeki en büyük savaştır.  Nükleer silahların kullanıldığı tek savaş olan ve Yahudi Soykırımı gibi kitlesel sivil ölümlerin gerçekleştirildiği II. Dünya Savaşı, insanlık tarihindeki en kanlı savaştır. Harp esnasında  40 milyondan fazla insan hayatını kaybetmiştir.

Hitler aç gözlüydü!

Hitler’in aç gözlülüğü, doymak bilmeyen ihtirasları ve bunların tetiklediği saldırgan dış politikası, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının esas nedenidir.

Nazi Almanyası’nda Propagandacılar Hitler’in üstün bir insan olduğu temasını işliyordu. Hitler ise konuşmalarındaki tavırlarıyla, günlük hayattaki davranışlarıyla bunu Almanlara hissettiriyordu.

Nazi Almanyası Hava Kuvvetleri Komutanı olan Hermann Göring, Hitler için şöyle demiştir: “Vicdansızım ben. Benim vicdanım Adolf Hitler’dir.”

Görüldüğü gibi yandaşları ve taraftarları zaten bozuk olan ‘Hitler’in kişilik özellikleri’ni iyice yoldan çıkarmakta çok yetenekliydi!

Hitler vücut dilini iyi kullanırdı

Vücut dilini etkin olarak kullanan Hitler, mimik ve jestlerini önceden prova ediyordu.

Hitler’in kişilik özellikleri bakışlarından bile belli oluyordu. Hitler’in bakışları sertti. Ani hareketler yapardı. Konuşmalarını uzun tutardı. Hitler, propaganda elemanlarınca halka korkusuz, mücadeleci ve hata yapmaz bir lider olarak sunuluyordu.

Propaganda Bakanı Joseph Göbbels Hitler için “Führer hiç değişmez. Çocukken nasılsa şimdi de öyledir.” demiştir.

Hitler ölümsüz olduğuna inanıyordu. Çünkü, Hitler’den önce doğan kardeşleri ölmüş ama Hitler ölmemişti!

Tanrı’nın bir bildiği vardı!

Üstelik 42 suikast girişiminden Hitler başarıyla kurtulmuştu.

Kaynaklar:

How Mad was Hitler

² Analysis of the Personality of Adolph Hitler

Ahmet Akın, (E) Kurmay Albay

Yazan | 2017-05-14T17:23:11+00:00 Nisan 19th, 2017|Harp ve Strateji|0 Yorum

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO’da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Harp Stratejisi, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.

Bu analiz hakkında yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: