İsrail İran Savaşı: İsrail ve ABD İran’a taarruz edebilir mi?

//İsrail İran Savaşı: İsrail ve ABD İran’a taarruz edebilir mi?

İsrail İran Savaşı: İsrail ve ABD İran’a taarruz edebilir mi?

İsrail İran Savaşı nasıl icra edilecektir?

  • Kuzeyden taarruz: İsrail hava kuvvetleri, İncirlik üssünde (Türkiye) konuşlu ABD uçakları ile koordineli olarak, Doğu Akdeniz-İncirlik-Diyarbakır-Hakkari rotasını kullanarak, Türkiye-Irak-İran sınırlarının bulunduğu Dalamper bölgesinden İran hava sahasına girebilir, belirlediği kritik hedeflere taarruz edebilir.
  • Merkezden taarruz: İsrail hava kuvvetleri, Tel Aviv-Bağdat kuzeyi-Tahran rotasını kullanarak İran’daki kritik hedeflere taarruz edebilir.
  • Güneyden taarruz: İsrail hava kuvvetleri, İncirlik üssünde (Türkiye) konuşlu ABD uçakları ile birlikte, Doğu Akdeniz-Gazze-Ürdün-Suudi Arabistan kuzeyindeki rotayı kullanarak, İran’daki kritik hedeflere taarruz edebilir.

Bu ihtimaller çoğaltılabilir.

Baskın etkisi için sızma harekatı

İsrail Hava Kuvvetleri, ABD yapımı F15 ve F16’larla, Irak hava sahasını kullanarak, Lübnan, Batı Irak, Kerkük üzerinden Batı İran hava sahasına sızacaktır. Bu sızma harekatı, sabah şafak sökmeden önce, Tahran üzerinde güneş yükselmeden evvel yapılacaktır.  Hedef bölgesine varıncaya kadar İsrailli pilotlar asla telsiz muhaberesi yapmayacaktır. Uçaklar radara yakalanmamak için dağların arasından, derin vadilerden ve deniz yüzeyinden faydalanacaktır. Ağırlıklı olarak Irak hava sahası kullanılacaktır. Irak hava sahası zaten ABD tarafından kontrol edilmektedir. Aldatma için Türkiye, Afganistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Suudi Arabistan’daki ABD üslerden de faydalanılacaktır. Elektronik harple İran radarları köreltilecektir.

“İran, İsrail’in yok edilmesi gerektiğine karar verdi. ”

                                          Mahmud Ahmedinejad

                                       İran Eski Cumhurbaşkanı

İsrail İran Savaşı: Gizlilik prensibi

Harekatın başarısı açısından gizlilik prensibine sıkı sıkıya bağlılık esastır. ABD Hava Kuvvetlerine ait AWACS’lar gözetleme-dinleme-kayıt yaparken, uçak gemilerinden, İsrail’den ve İran’a komşu ABD üslerinden fırlatılacak ilk füzeler İran semalarında minarelerden ezan sesleri yükselmeden önce, hedeflerini vurmuş olacaktır. Birkaç dakika içinde İsrail ve ABD Hava Kuvvetleri, kendilerine tahsis edilmiş hedeflerin üzerinde olacak, sığınak delici bombalar ve mini-nükleer silahlarla düzinelerce İran hava savunma füzesi yok edilecektir.

İran’ın ilk nükleer santrali olan ve yapımına 1970’lerde başlanan, 04 Eylül 2011’de 60 megavat’lık üretimiyle, ulusal enerji ağına bağlanan, tamamlandığında 1000 megavat gücünde olması planlanan Buşehr Nükleer Enerji santralı yerle bir edilecek, Rus ve Çinli teknisyenler başta olmak üzere, yabancılardan sağ kalanlar sığınacak yer arayacaktır.

Pentagon uzmanlarına göre İran’da Buşehr’deki 1000 megavatlık nükleer santrale ek olarak, kitle imha silahları ile nükleer silahların üretildiği iki düzineye yakın şüpheli nükleer tesis vardır. Stratejik Silahların Yayılmasını Önleme Politikası Eğitim Merkezi (NPEC) tahminlerine göre Buşehr’deki reaktörde, 50 ila 75 bomba üretmeye yetecek zenginleştirilmiş uranyum vardır. Ayrıca, Natanz ve Arak nükleer tesisleri de muhtemel bir hava saldırısının hedefi olacaktır.

Savaş İsrail’in tek başına ya da ABD ile birlikte İran’ın nükleer tesislerine ve askeri üs bölgelerine baskın şeklinde taarruz etmesiyle başlayacaktır.

ABD liderliğindeki NATO ve Almanya liderliğindeki Avrupa Birliği İsrail ve ABD’nin yanında yer alarak, baskına siyasi ve askeri destek verecektir.

İsrail’in tek başına İran’a düşman durumunda görünmemesi için, ABD, müttefik cepheyi olabildiğince geniş tutmak isteyecektir.

Avrupa Birliği’nden ayrılan ve ABD’nin doğal müttefiki İngiltere mutlaka ABD tarafında yer alacaktır.

İran, bu baskın taarruzuna İsrail ve ABD’nin başta Irak ve Türkiye olmak üzere, Körfez Ülkeleri’ndeki askeri üslerine uzun menzilli füzelerle taarruz edebilir. Ya da dünya kamuoyunu yanına çekmek için, suskun kalır;  ABD-İsrail taarruzunu ancak kınamayla yetinir.

İran’ın Körfez ülkelerinde üslenmiş olan ve Basra Körfezine girecek olan ABD üslerine, uçak gemilerine ve kara kuvvetlerine taarruz etmesi muhtemeldir. Çünkü, ABD Irak savaşında olduğu gibi, Basra Körfezine yanaştıracağı uçak gemilerinden İran’daki stratejik hedeflere uzun menzilli füzelerle taarruz edebilir.

ABD’nin taarruzuna karşılık olarak İran, İran’da konuşlu uzun menzilli Şahap füzeleri ile hedef gözetmeksizin İsrail’e saldırabilir. İran, ülke topraklarından başlatacağı uzun menzilli füze taarruzunu Suriye, Lübnan ve Gazze’deki kısa ve orta menzilli füze atışlarıyla takviye edebilir. Aynı anda, dünyadaki ABD elçiliklerine, firmalarına, askeri üslerine, BM, NATO, AB ülkelerine ait bina, tesislere sabotaj düzenleyebilir. İsrail ve ABD taarruzunun yıkım etkisine bağlı olarak İran ABD ve İsrail’e karşı çeşitli ölçeklerde kimyasal ve biyolojik silahlar da kullanabilir.

Yazan | 2017-10-09T22:11:25+00:00 Ekim 9th, 2017|Asya|0 Yorum

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: