//Kapitalist sistem: Kapitalist sistemin özellikleri nelerdir?

Kapitalist sistem: Kapitalist sistemin özellikleri nelerdir?

Kapitalist sistem, üretim, dağıtım, değişim ve mülkiyet hakkı ile sermaye biriktirme haklarının tümünün özel şahıslara ve özel şirketlere ait olduğu, bireysel hakların tanınmasına dayanan sosyal sistemdir. Serbest girişim veya özel girişim de denir. Bu sistemde devletin görevi insan haklarını korumaktır.  Bireysel hakların tanınması, fiziksel güçlerin, yani kaba kuvvetin insan ilişkilerinden ayrı tutulmasını gerektirir: Temel olarak, insan hakları yalnızca güç yoluyla ihlal edilebilir. Kapitalist bir toplumda, hiç kimse ya da grup, başkalarına karşı fiziksel kuvvet kullanımını başlatamaz. İnsan haklarını ihlal edemez. Böyle bir toplumda hükumetin tek görevi, insan haklarını korumaktır. Hükumet, misilleme amacıyla güç kullanılmasının önünde bir engeldir. Vatandaşların kendilerini, insan hak ve özgürlüklerini ve rekabet hakkını savunmasına yardım eder. Devlet, kuvvet kullananlara karşı misillemede bulunur.

Kapitalizm, yukarıda da belirttiğimiz gibi tamamen bireysel haklar ilkesine dayanan bir sosyal sistemdir. Siyasal olarak, bu, serbest bırakılma (laissez-faire =bırakınız yapsınlar) yani “özgürleşme” sistemidir. Yasal olarak, objektif yasalar sistemidir. İnsanın doğasından kaynaklanan vahşiliğine karşı, hukukun üstünlüğünün esas alır.

Ekonomik açıdan, böyle bir özgürlük, üretim alanına uygulandığında, sonucu serbest pazardır.

Kapitalist sistemin en önemli yönleri özel mülkiyet, üretim faktörlerinin özel kontrolü, sermaye birikimi ve rekabettir.

Kapitalizm altında devlet ekonomiden (üretim ve ticaret) ayrılır; tıpkı devletin dinden ayrı olduğu gibi.

Kapitalist sistem üç çeşittir:

Girişimci kapitalizm, sosyal kapitalizm ve devlet kapitalizmi. Her bir kapitalist sistem, kendi konu başlığı altında incelenecektir.

Girişimci kapitalizm nedir?

İngiltere başta olmak üzere, özellikle Anglo-Amerikan dünyada görülen ve ‘saf’ kapitalizm’ olarak nitelenen kapitalizm çeşididir. Friedman’a göre diğer kapitalizm çeşitleri kaçınılmaz olarak ‘girişimci kapitalizm’e yönelmektedir. Girişimci kapitalizm, kapitalist sistemlerin en önemli ideal sistemidir.

Girişimci kapitalizmin memleketi, ABD ve 1945 sonrasının ilk yıllarında Keynesyen sosyal demokrasiyle flört etmesine rağmen İngiltere’dir. Bununla birlikte girişimci kapitalizmin ilkeleri, piyasalaşmanın ilerlemesiyle el ele giden ekonomik küreselleşmenin etkisiyle Anglo-Amerikan dünyanın çok ötesine genişletilmiştir.

  • Girişimci kapitalizmin dayandığı fikirler

Girişimci kapitalizm, Adam Smith ve David Ricardo (1772-1823) gibi klâsik iktisatçıların fikirlerine dayanır ve Avusturyalı iktisatçı ve siyaset felsefecisi Friedrich von Hayek (1899-1992) ve Milton Friedman gibi modern teorisyenler tarafından neo-liberalizm şeklinde güncellenmiştir.

  • Girişimci kapitalizm’in temel özelliği

Girişimci kapitalizm’in Temel özelliği, piyasanın kendi kendini düzenleyen bir mekanizma (veya Adam Smith’in ifade ettiği şekliyle ‘görünmez el’) olduğu inancından doğan engellenmemiş bir piyasa rekabetinin işleyişine olan güvendir. Bu fikir, Adam Smith’in şu ünlü sözleriyle ifade edilmiştir: ‘Akşam yemeğimizi, kasabın, bira üreticisinin veya firmanın hayırseverliğinden değil, kendi çıkarlarını gözetmelerinden bekleriz.’

  • Sosyal demokrasi

Kapitalizmin feshedilmesinden ziyade, piyasa ve devlet arasında bir dengeyi savunan sosyalizmin ılımlı ve reformist bir koludur.

  • Piyasalaşma

Ticari alışveriş ve maddi çıkarlara dayalı piyasa ilişkilerinin, ekonomi içerisinde ve muhtemelen toplumda yaygınlaşmasıdır.

  • Adam Smith (1723-1790)’in girişimci kapitalizme katkıları

Genellikle ‘kötümser bilimin’ (iktisat) kurucusu olarak görülen İskoçyalı iktisatçı ve filozoftur. Glasgow Üniversitesi’nde mantık ve ahlak felsefesi kürsüsü başkanlıkları yaptıktan sonra Smith, kendisine ekonomik teorilerini geliştirmenin yanında Fransa ve Cenevre’yi ziyaret etme fırsatı veren Buccleuch Dükü’ne özel dersler verdi. Ahlaki Duygular Teorisi (The Theory of Moral Sentiments, 1759) eseri, insanın çıkarcılığı ve düzenlenmemiş sosyal düzeni bağdaştırmaya çalıştığı motivasyon teorisini geliştirmiştir. İşbölümünün önemini vurgulayan ve ekonominin işleyişini piyasa kavramlarıyla açıklamaya yönelik ilk sistematik girişim olan Milletlerin Zenginliği (The Wealth of Nations, 1776), Smith’in en ünlü çalışmasıdır. Genellikle serbest piyasa teorisyeni olarak görülmesine rağmen Smith, piyasanın kısıtlılıklarının da farkındaydı.

TREND ANALİZ:  Örgütsel davranış: Bilgi çağında örgütsel davranış

Ekonomiyle ilgilenenler için Adam Smith’in 1776’da yayımlanan kitabı temel başvuru kaynağıdır.

Adam Smith, radikal görüşlere sahipti. Adam Smith, Amerika’nın İngiltere’den bağımsızlığını kopardığı yılda, yani 1776’da yayımlanmıştır. Adam Smith, “The Wealth of Nations (1776)” adlı kitabında neden bazı ülkelerin zengin, bazı ülkelerin fakir olduğunu çok olarak ifade eder.  Yazar bu ünlü kitabında ekonomide bireyin rolünü bir psikologdan daha açık şekilde vurgular. Bugün için ekonomide dış kaynağın ve üretim vasıtalarının Çin’e kayması üzerine kafanızda oluşabilecek tonlarca soruya yanıt verir.

  • ABD’de girişimci kapitalizm uygulamaları

ABD’de bu tür serbest piyasa ilkeleri, kamu mülkiyetinin minimal düzeyde kalmasını ve refah düzenlemelerinin neredeyse yalnızca bir güvenlik ağı olarak işlev görmesini sağladı.

Amerikan şirketleri tipik olarak kar amaçlıdır ve ödül, yüksek verimlilik ve işgücü esnekliği üzerine bina edilmişlerdir.

Girişimci kapitalizmde sendikalar durumuna gelince: Güçlü sendika kuruluşları kar maksimizasyonu önünde bir engel olarak görülür. Bu yüzden ABD’de sendikalar genellikle zayıftır.

Kapitalizmin bu türünün büyüme ve girişim üzerine yaptığı vurgunun kısmen kaynağı, sigorta şirketleri ve emeklilik fonlarıdır. Mali kurumların, üretken refahı büyük ölçüde elinde tutar.

  • Girişimci kapitalizm ve sosyal piyasa

Piyasa ilkeleriyle yapılandırılmış, hükümet müdahalesinden büyük oranda uzak ve bütünlüğün kapsamlı sosyal güvenceler sistemi ve etkin sosyal hizmetlerle sağlandığı bir toplum içerisinde işleyen ekonomidir.

ABD’nin tartışmasız ekonomik gücü, girişimci kapitalizmin canlılığının belgesidir. ABD, 1945’te dünya imalat çıktısının yarısını elinde bulunduruyordu. Ancak, dünya toplam imalat çıktısı 2007’de beşte birin altına düşmüştür.  Buna rağmen girişimci kapitalizm sayesinde ABD’nin ortalama verimliliği Almanya veya Japonya’dan hala daha yüksektir.

ABD, piyasa ilkelerinin uygulanmasından ve özellikle kıta çapında bir iç pazara sahip olma, doğal kaynak zenginliği ve ‘öncü ideoloji’ olarak görülen sağlam bir bireyselci popüler kültürden yararlanmasını sağlayan doğal avantajlardan açık bir şekilde fayda sağlamaktadır. Bununla birlikte girişimci kapitalizmin ciddi dezavantajları da vardır. Bunların belki de en önemlisi, yaygın maddi eşitsizlikler ve toplumsal parçalanma eğilimidir. Bu durum, ABD’de, örneğin Avrupa’da rastlanmayan mutlak fakirlik düzeyleri ve iyi eğitilmemiş ve sosyal olarak bağımlı alt sınıfların büyümesinde görülmektedir.

Yazan | 2017-10-14T13:20:44+00:00 Ekim 12th, 2017|Ekonomi|0 Yorum

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO’da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Harp Stratejisi, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.

Bu analiz hakkında yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: