//Kapitalist sistem: Kapitalist sistemin özellikleri nelerdir?

Kapitalist sistem: Kapitalist sistemin özellikleri nelerdir?

Küresel kapitalizm

Piyasa, özel mülkiyet ve rekabet, refah yaratmanın tek geçerli yolu olarak dünya çapında kabul edilirken, kapitalizm, “küresel kapitalizm“e dönüştü. Bununla birlikte kapitalizm, siyasi olarak tartışmalı bir konu olmaktan çıkmadı.

Öncelikle kapitalizm, tek bir sistem değildir. Çok çeşitlidir. Kapitalizmin farklı biçimleri dünyanın farklı bölgelerinde kök salmıştır. Bu kapitalizmler arasında önemli farklar vardır. Farklı sosyo-ekonomik örgütlenme biçimlerini içerirler. Dahası, kapitalist kalkınmanın neo-liberalizm adı verilen spesifik bir biçimi 1980’lerden beri küresel olarak yükselişe geçmiştir. Bunu tetikleyen gerekçeler hala tartışma konusudur.

Genellikle neo-liberalizmin yükselişiyle  ilişkilendirilen bir başka gelişme, ekonomik küreselleşme sürecinin dikkate değer bir biçimde hızlanmasıdır. Neo-liberal küreselleşme, herkes için refah ve fırsat mı yaratmış, yoksa eşitsizlik ve adaletsizliğin yeni biçimlerini mi doğurmuştur? Bunlar hakkında uzmanlarca çeşitli teoriler ortaya atılmaktadır.

Karl Marks ve F. Engels, Komünist Manifesto (Das kommunistische Manifest, 1848)

‘Üretim sürecinde hiç durmayan köklü değişiklikler, sosyal koşulların kesintisiz biçimde bozulması, sonsuz belirsizlik ve karışıklık… Somut olan her şey eriyip havaya karışıyor.”

Kapitalist ekonomik sistem ve önemli kavramlar

  • Kapitalizm: Özel mülkiyete dayalı ve ekonomik yaşamın piyasa ilkelerine göre örgütlendiği genellenmiş bir mal üretim sistemidir. 
  • Piyasa: Talep ve arz güçlerinin şekillendirdiği ve fiyat mekanizmaları tarafından düzenlenen bir ticari değiş tokuş sistemidir. 
  • İşbölümü: Üretim görevlerinin ayrıştığı ve ekonomik etkinliği artırmak için daha fazla uzmanlaştığı bir süreçtir. 
  • Sermaye: Genel anlamda mali veya diğer her tür ‘varlık’tır. Marksistler bu terimi ‘üretim araçları’ olarak somutlaşan birikmiş refahı ifade etmek için kullanırlar.

Feodalizm nedir?

Toprak mülklerinin, değişmez toplumsal hiyerarşilerin ve katı yükümlülük ve görev örüntülerinin ihtiyaçlarına yönelik tarım temelli bir üretimdir.

Kapitalist sistem-serbest piyasa

Kapitalist sistem ile serbest piyasa sistemi, ekonomik arz ve talebin fiyatlarla üretim ve hizmetlerin ana unsurları olduğu ortamlardır. Her ne kadar iki ekonomik sistem arz ve talep kanununa dayansa bile, bu sistemler farklıdır.

Kapitalizm, üretim faktörlerinin mülkiyetine dayalı bir ekonomik sistemdir. Kapitalizmin bazı temel özellikleri, şirketler ve mal sahipleri arasındaki rekabet, özel mülkiyet ve kar yaratma motivasyonudur. Malların ve hizmetlerin üretimi ve fiyatlandırılması serbest piyasa, ya da arz ve talep tarafından belirlenir.

Serbest piyasa sistemi, sadece arz ve talep üzerine kurulu bir ekonomik sistemdir ve hükümet müdahalesi çok az veya hiç yoktur. Serbest piyasa sisteminde, bir alıcı ve satıcı, ancak bir malın veya bir hizmetin fiyatını gönüllü olarak kabul ettiklerinde serbestçe işlem yapar. Örneğin, bir satıcının 5 $ ‘lık bir oyuncak satmak istediğini ve bir alıcının o oyuncağı 3 $’ dan satın almak istediğini varsayalım. Alıcı ve satıcı bir fiyat üzerinde anlaşmaya vardığında işlem gerçekleşir.

Kapitalizm, servetin ve mülkiyetin yaratılması ve üretim faktörleri üzerine odaklanır. Serbest piyasa sistemi zenginliğin veya malların ve hizmetlerin değişimine odaklanır. Serbest piyasa sistemi sadece arz ve talep üzerine kuruludur ve dış güçlerden herhangi bir müdahale olmadan ekonomide serbest rekabet yol açar. Öte yandan, kapitalist bir sistemde özel bir mülk sahibi piyasada tekel sahibi olabilir ve serbest rekabeti önleyebilir.

Dünya kapitalizm çeşitleri

Ağırlıklı olarak feodal toplumlarda gelişen ‘kapitalist sistem’in kökenleri, 17. ve 18. yy.  Avrupası’na kadar geri götürülebilir. Kapitalist sistem uygulamaları, başlangıçta piyasaya yönelik ticaret tarımında kök salmış ve giderek bağlı serflerin yerine ücretli emeğe dayanmaya başlamıştır. Doğmakta olan ‘kapitalist sistem’in kalbinde yer alan piyasa mekanizması teknolojik yenilikler konusundaki baskıyı kesin bir biçimde artırmış ve üretim kapasitesinin önemli ölçüde artmasına neden olmuştur. Aşırı kullanılmış ortak otlak arazilerinin çevrilmesine ve gübre kullanımının yanında bilimsel üretim yöntemlerinin artışına şahitlik eden ‘tarım devrimi’ bu durumu yansıtmıştır.

İçinde bulunduğumuz dönemde bilhassa Avrupa ve Amerika’da tatbik edilmekte olan ekonomik sistemlere, ‘‘serbest girişim’’, ‘‘serbest pazar’’ veya ‘‘karma ekonomi’’ sistemleri denmektedir. Kapitalist ekonomik sistem denmemektedir.

İskoç Filozof Adam Smith 1776’da kapitalizmin kitabını yazmıştır. Adam Smith kitabında şahsi çıkarlarını kollarken, ait oldukları toplumun çıkarlarını da en üst düzeye çıkaracaklarını iddia etmiştir. Ancak, sonraki yüz yıllarda yaşananlar, Adam Smith’in her zaman haklı olmayabileceğini göstermiştir.

Sanayi devrimi ve kapitalist sistem

Bununla birlikte, kapitalizmin tarihindeki en önemli gelişme, 18. Yüzyıl’ın ortalarından itibaren önce İngiltere’de hemen ardından ABD’de ve Avrupa’nın büyük bir kısmında ortaya çıkan Sanayi Devrimi olmuştur.

Sanayileşme, mekanize ve genellikle fabrika temelli üretim biçimlerinin gelişimi, iş bölümünün artan oranda kullanımı, nüfusun aşamalı olarak kırsal kesimden kasaba ve şehirlere kayması yoluyla toplumları tümüyle değiştirmiştir.

Bu süreçte sanayileşme, kapitalizmin üretim kapasitesini büyük ölçüde artırmış ve 19. Yüzyıl’ın ortalarından itibaren dünya çapında hakim sosyo-ekonomik sistem olarak endüstriyel kapitalizmin doğuşunu mümkün kılmıştır.

Endüstriyel kapitalist sistem

Endüstriyel kapitalizmin gelişimi, aynı zamanda dünya ekonomisinin evriminde temel bir aşamaya denk gelmiştir, yani Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya, Güney Amerika ve Asya‘ya sermaye ihracına neden olmuş ve aynı zamanda devletler arasında ve dünyanın farklı bölgeleri arasındaki iş bölümünü daha da derinleştirmiştir. 19. yüzyılın sonunda modern küresel kapitalizmin temelleri atılmıştır.

Fakat kapitalizm tek bir sosyo-ekonomik biçimi değil, çeşitli sosyo-ekonomik biçimleri temsil eder.

Kapitalist sistem içerisinde sınıflar

Kapitalizm şu anda dünyanın tüm ülkelerinde var olan sosyal sistemdir. Ayrıca çoğu kez, insanlık tarihinin büyük kısmı için var olduğu kabul edilir. Aslında, kapitalizm nispeten yeni bir toplumsal sistemdir. Bu sistemde, üretim ve dağıtım araçları (arazi, fabrika, teknoloji, ulaşım sistemi vb.) küçük bir azınlığa aittir. Bu insanlar grubu kapitalist sınıf olarak tanımlanmaktadır. Çoğu insanlar, maaş karşılığında üretim veya dağıtım sistemlerinde çalışma olanağı bulurlar. Buna işçi sınıfı denir. İşçi sınıfına, daha sonra kâr maksadıyla satılan mal ve hizmetleri üretmek için maaş ödenmektedir. Kâr, kapitalist sınıf tarafından kazanılır.

Komünistlerin eleştirileri

Komünist sistem savunucularına göre işçi sınıfı kapitalist sınıf tarafından sömürülmektedir. Kapitalistler, işçi sınıfından istifade ederek kazandıkları kazançlarla refah içinde yaşarlar. Zenginliklerini daha fazla arttırmak için kârlarının bir kısmını yeniden yatırıma ayırırlar. Toplumda iki sınıf var olduğu söylendiğinde kast edilen aslında bu durumdur. Bu, bugün yaşadığımız toplum hakkında basit gerçeklere dayanan bir iddiadır. Bu sınıf bölüşümü, kapitalizmin temel özelliğidir. Bunların dışında ‘orta sınıf’ gibi var olan çeşitli diğer ‘sınıflar’ hakkında konuşmak popüler olabilir. Fakat kapitalizm anlayışının anahtarı olan burada tanımlanan iki esas sınıftır: Kapitalistler ve işçiler.

Nispeten varlıklı insanların hangi sınıfta olduğu kesin olarak anlaşılamayabilir. Ancak, dünya nüfusunun büyük çoğunluğunun statüsü hakkında hiçbir belirsizlik yoktur. Kapitalist sınıf üyeleri, kesinlikle kim olduklarını bilirler.  Ve işçi sınıfının çoğu üyesi yaşamını devam ettirebilmek için bir ücret karşılığında çalışmak zorunda olduklarının bilincindedir.

Kapitalist sistem içerisinde, mal ve hizmet üretmenin sebebi, insanların ihtiyaçlarını karşılamak değil, onları bir kâr amacıyla satmaktır. Kapitalist sistem uygulanan ülkelerde üretilen ürünler elbette bir alıcı bulmak zorundadır, ancak bu sadece yapılan yatırımların ve elde edilen üretimlerin karşılığında kar elde etmek içindir. Üretim, tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak için para ödemeye hazır oldukları için başlatılmaz. Ancak kapitalist sistem aktörleri kar edeceklerse üretim yapılır. Üretilen mallar parası olanların insani ihtiyaçlarını karşılayabilir, ancak insanlarda yeterli para yoksa, ihtiyaçları karşılanmaz. Kâr amacı, sadece bireysel kapitalistler adına açgözlülüğün bir sonucudur. Kâr yapma ihtiyacı, yatırımlarının değerini korumak adına bir şart olarak kapitalistlere empoze edilir. Diğer kapitalistlerle rekabet onları yeniden yatırım yapmaya zorlar.

Komünistlere göre, bugün dünyanın açlık, savaşlar gibi birçok sorununun kökeninde kapitalist sistem ve kapitalizmin sonucu ortaya çıkmış olan sınıf ayrımı ve motivasyon unsurları yatmaktadır.

Kaynaklar:

¹ Andrew Heywood, Küresel Siyaset, Adres yayınları (2014)

² The Political Economy of Capitalism 

³ Economics

4 The Emergence of Social Capitalism: Adaptation or Threat?

5 Entrepreneurial capitalism

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

Yazan | 2017-10-14T13:20:44+00:00 Ekim 12th, 2017|Ekonomi|0 Yorum

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO’da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Harp Stratejisi, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.

Bu analiz hakkında yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: