Kardiyometabolik risk faktörleri nelerdir? Kalp krizi ve felç riski nasıl azaltılabilir?

Anasayfa/Sağlık/Kardiyometabolik risk faktörleri nelerdir? Kalp krizi ve felç riski nasıl azaltılabilir?

Kardiyometabolik risk faktörleri nelerdir? Kalp krizi ve felç riski nasıl azaltılabilir?

Kardiyometabolik risk faktörleri her insanda farklıdır. Ruh hastası olanlarda, şeker hastalarında, kalp hastalarında, yüksek tansiyon hastalarında kardiyometabolik risk faktörleri yüksek olabilir. Riskin yüksek olması, kalp krizi ve felç tehlikesine işaret eder.

Kardiyometabolik risk faktörleri denince ilk akla gelen yüksek tansiyondur.

Kardiyometabolik risk faktörleri önemsenmelidir!

Kardiyometabolik risk faktörleri önemsenmelidir!

Kardiyometabolik risk nedir?

Kardiyometabolik risk şeker hastalığı, kalp hastalığı veya felç hastalığına yakalanma riskini tanımlar. Risk seviyemizi bilmek bizim için yaşamsal önemdedir.

Kardiyometabolik risk seviyemizi öğrenmek, daha uzun ve daha sağlıklı yaşamamıza olanak sağlayacaktır.

Kardiyometabolik risk, kardiyovasküler hastalık için yüksek yaşam boyu riski ifade eder. Amerikan Kardiyoloji Vakfı Koleji’ne göre kardiyometabolik riskin artmasına neden olan spesifik faktörler şunlardır:

• Obezite

• Hiperglisemi

• Yüksek tansiyon

• İnsülin direnci

• Dislipoproteinemi (kandaki lipoproteinlerdeki düzensizlikler)
Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi “Sağlığı bozacak şekilde vücutta aşırı yağ birikmesi” diye tanımlamaktadır. Bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu oluşur. Boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının istenilen seviyenin üzerine çıkması halidir.  Beden Kitle İndeksi’ ne göre hesaplanır.

Hiperglisemi nedir?

İnsan vücudunda normalde açlık kan şekeri seviyesi 70-110 mg/dl civarındadır.

Tokluk kan şekeri düzeyi ise 140 mg/dl.’yi geçmemelidir.

Kan şekerinin normal sınırların üzerinde bulunmasına hiperglisemi adı verilir. İnsan vücudunda kan şekerinin normal sınırların üzerine çıkmasının nedenleri şunlar olabilir: İlaçların düzenli alınmaması, aşırı yemek yemek, stres, spor veya yürüyüş yapmamak ve diğer tetikleyici hastalıklar.

Yüksek tansiyon nedir?

Yüksek tansiyon (High blood pressure/HBP veya hipertansiyon), kan damarlarınıza akan kan basıncının sürekli yüksek olmasıdır.

Kan basıncı hem kalpten pompalanan kan miktarı, hem de kanın arter duvarlarına yaptığı basınçla ilgilidir.

Herhangi bir belirti olmaksızın yıllardır yüksek tansiyon (hipertansiyon) ile yaşıyor olabilirsiniz.

Tansiyon kalbin vücuda kanı dağıtmak için kullandığı basınçtır. Sol kalbin kanı vücuda gönderirken kullandığı güç veya basınca birinci veya büyük tansiyon denir.

Kalbin kan akımı bittikten sonra damarlarda oluşan durgun basınca da ikinci veya küçük tansiyon denir.

Kan basıncının normalden yüksek olmasına da hipertansiyon denir.

Normal kan basıncı 120/80’in altı olarak kabul edilmektedir. 140/90’ın üstü hipertansiyon olarak kabul edilmektedir.

Yüksek tansiyon Türkiye’de her üç kişiden birinde görülmektedir. Tedavi edilmediğinde; kalp yetmezliği, kalp büyümesi, damarlarda daralma, felç, böbrek yetmezliği ve körlük gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olur.

Yüksek tansiyon, sessiz bir katil mi?

• Çoğu zaman bariz bir belirtisi yoktur.

• Bazı fiziksel özellikler ve yaşam tarzı seçimleri yüksek tansiyona neden olacağından, sizi daha büyük bir tehlikeye sokabilir

• Tedavi edilmediğinde yüksek tansiyonun dolaşım sisteminize verdiği hasar önemlidir. Kalp krizi, inme/felç ve diğer sağlıkla ilgili tehditlere ortam hazırlayabilir bulunabilir.

• Yüksek tansiyonun tedavisi yoktur. Uygun tedavi yöntemlerinin tatbik edilmesiyle, sağlıklı ve uzun yaşayabilirsiniz.

Kardiyometabolik risk faktörleri ölüm nedeni olabilir!

Kardiyometabolik risk faktörleri ölüm nedeni olabilir!

Kardiyovasküler hastalıklar (KVH) ölüm nedenidir!

Kardiyovasküler hastalıklar (KVH), Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünyanın birçok yerinde önde gelen ölüm nedenidir.

Kardiyovasküler hastalıklar için potansiyel olarak değiştirilebilir risk faktörleri, tütün kullanımı, fiziksel hareketsizlik, hipertansiyon, LDL yani “kötü” kolesterol düzeyinin yüksek olması ve birbiriyle ilişkili diğer bir kırım metabolik risk faktörleridir.

Son on yıl içinde, kardiyovasküler hastalıklara yönelik risk faktörlerini önleme veya tedavi etme çabaları, bu hastalıklarla ilişkili ölüm oranlarını önemli ölçüde düşürmüştür.

Editörün Önerisi >>  Sigaranın zararları: Sigaranın insan sağlığına zararları nelerdir?

Bununla birlikte, birçok hasta, bu faktörler tespit edildiğinde bile, kardiyovasküler hastalıklara ait risk faktörlerinin yeterli derecede kontrolünü asla sağlayamamaktadır. Buna ek olarak, obezite ve tip 2 şeker hastalarının sayısının artması, kardiyovasküler hastalıkların kontrolünü zorlaştırmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerin yaklaşık üçte ikisi aşırı kilolu veya obezdir. Aşırı kilolulara ölümlerin çoğu, kardiyovasküler hastalıklardan olmaktadır. Türkiye’de obezite-ölüm riski konusunda yapılmış bilimsel bir çalışma bulunmamaktadır.

Kilo kaybını teşvik etmek için yaşam tarzı müdahaleleri, kardiyovasküler hastalıklara bağlı hastalık riskini ve ölüm oranlarını azaltır. Ancak hastaların kendilerine önerilen yaşam tarzı değişikliklerinden sonuç almaları uzun zaman almaktadır. Bu da hastaların “Doktorun bana önerdiği yaşam tarzı değişiklikleri hiç bir işe yaramadı. Sigara ve alkol almaya devam edeyim. İçen de ölüyor, içmeyen de!” demelerine neden olmaktadır.

Doktorlar tarafından hastalara yaşam tarzı değişiklikleri önerilirken, tedaviden sonuç almanın uzun süre alabileceği hususu mutlaka açık açık anlatılmalıdır.

Diyabet tipleri

Tip 2 diyabet, dünyada en yaygın diyabet hastalığı çeşididir. Vücudumuzun düzgün çalışması için yeterli insülin miktarının vücut tarafından üretilmesi ve vücut hücrelerinin insüline tepki vermesi gerekir. Yeterli insülin üretilemediğinde veya vücut hücreleri insüline tepki vermediğinde Tip 2 dediğimiz diabet hastalığı ortaya çıkar. Bu durum insülin direnci olarak tanımlanmaktadır.

Tip 2 diyabet, Tip 1 diyabetten çok daha yaygındır.

Tip 1 diyabet durumunda ise, vücudumuz hiç insülin üretmez.

Günlük sodyum alımı önemli mi?

Sodyumun fazla fazla olduğu hakkında daha fazla bilgi mi istiyorsunuz?

Amerikan Kalp Derneği‘nce yayımlanan bir makalede, günde en fazla 2,300 miligram (mgs) sodyum önermektedir. Birçok yetişkin için günde en fazla 1.500 mg (Yarım çay kaşığı kadar tuz) ideal limit olarak kabul edilmektedir.

Ne kadar tuz, ne kadar sodyuma karşılık gelmektedir?

★ 1/4 çay kaşığı tuz = 575 mg sodyum★ 1/2 çay kaşığı tuz = 1,150 mg sodyum

★ 3/4 çay kaşığı tuz = 1,725 ​​mg sodyum

★ 1 çay kaşığı tuz = 2,300 mg sodyum

Kalp hastalığı özellikle ruhsal hastalığı olan kişilerde en önemli ölüm nedenidir.‘Kardiyometabolik risk faktörleri’ni azaltın

Akıl hastalığı olan kişilerde yüksek oranlı şeker hastalığı da vardır.

Şeker hastalığı bir çok sağlık sorununa neden olur.

Kardiyometabolik risk düzeyinizi azaltarak, birbirini tetikleyebilecek olan kalp krizi, felç, şeker hastalığı gibi bir çok sağlık sorununu önleyebilirsiniz.

Bir çok etken kardiyometabolik riskinizi arttırır. Kardiyometabolik riskinizi artıran etkenlerin bazıları için yapılabilecek bir şey yoktur. Örneğin, yaşlandıkça kardiyometabolik riskiniz artar. Erkeklerin kardiyometabolik riski kadınlardan daha fazladır. Bununla birlikte, iyi olanı, sizin değiştirebileceğiniz bazı kardiyometabolik risklerin olmasıdır.

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri kardiyometabolik riskinizi azaltmak konusunda size önemli  avantajlar sağlayabilir. Eğer ruh sağlığı hastasıysanız, şeker ve kalp hastalığından şüpheleniyorsanız, en kısa zamanda doktorunuza danışın. Doktorunuz kardiyometabolik risk durumunuzu ortaya koyacak, muhtemelen size uygun bir program hazırlayacaktır.

‘Kardiyometabolik risk faktörleri’ni yok edin

Siz de bilinçli bir şekilde yaşam tarzınızı değiştirerek, ‘kardiyometabolik risk faktörleri’nin kötü etkilerinden kurtulabilirsiniz. Bunun için:

  • Sigara içmeyi bırakmak
  • Kilo vermek
  • Sağlıklı bir diyet uygulamak
  • Düzenli egzersiz yapmak sağlığınıza iyi gelecek, uzun ve konforlu bir ömür geçirmenize yardımcı olacaktır.

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri sağlığımızı tehdit eden risk faktörlerinin fazla olduğu durumlarda yetersiz kalabilir. İnsanların bir kısmı aynı anda hem ruh hastası, hem kalp hastası hem de şeker hastası olabilir. Bu durumda gecikmeksizin doktorunuzun kontrolünde ilaç tedavisine başlamanız gerekebilir.

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile ilaç tedavisinin bir kombinasyonu size daha fazla yarar sağlayacaktır. Özellikle;

  • Yüksek tansiyon hastasıysanız
  • Yüksek kan şekeri oranına sahipseniz
  • Kandaki kötü kolesterol seviyeniz anormal ise
  • Ruh sağlığınızla ilgili belirli ilaçları alıyorsanız hem yaşam tarzınızda değişikliğe gitmeli, hem de ilaç tedavisi uygulamalısınız. Bu sizin kardiyometabolik riskinizi azaltmanıza yardımcı olacaktır.

Kardiyometabolik riskler

Bazı ruh sağlığı ilaçları kardiyometabolik risk durumunuzu yükseltir. Şeker, kalp veya yüksek tansiyon şikayeti ile doktora gittiğinizde, sağlığınızla ilgili her türlü bilgiyi gizlemeden doktorunuzla paylaşın. Doğru bilgi, doktorunuzun doğru teşhis koymasına yardımcı olacaktır.
Bazı ruh sağlığı ilaçları kardiyometabolik risk durumunuzu yükseltir. Son yapılan araştırmalar, zaten kardiyometabolik risk düzeyi yüksek olanlarda, ruh sağlığı ile ilgili olarak alınan ilaçların sağlık sorunlarını daha da kötüleştirdiğini ortaya koymuştur.Ruh sağlığı ilaçları ve kardiyometabolik risk faktörleri

ABD Ruh sağlığı Ofisi (The Office of Mental Health-OMH) ruh sağlığı ilaçlarıyla ilgili olarak bir kısım ulusal uzmanla konuştu. ABD’li uzmanlar aşağıdaki ilaçların yaşlılarda orta-ileri seviyede kardiyometabolik risk düzeyini artırdığına işaret ettiler:

  • Olanzapin (Zyprexa)
  • Ketiapin (Seroquel)
  • Klorpromazin (Thorazine)
  • Thioridazine (Mellaril)

Ruh sağlığınızla ilgili olarak kullandığınız ilaçların kardiyometabolik risk düzeyini artırıp artırmadığı konusunu doktorunuza sorabilirsiniz. Doktorunuz önermedikçe asla kullandığınız ilaçları terk etmeyin.

Eğer halihazırda şeker veya kalp hastalığı ilacı kullanıyorsanız, doktorunuz size kardiyometabolik risk oranı yüksek olan ilaçlar yerine, daha düşük seviyede kardiyometabolik risk yaratan ilaçlar kullanmanızı önerecektir. Bunun için sizin doktorunuza doğru bilgi vermeniz, şikayetlerinizi net olarak anlatmanız hayati önemdedir.

Kardiyometabolik risk faktörleri nasıl takip edebilir?

Aşağıdaki konuları tetkik ederek, doktorunuz kardiyometabolik risk faktörlerinin azaltılması konusunda size yardımcı olacaktır:

♦ Kan basıncı:

Vücumuza hayat veren organların başında kalp gelir. Kalbimizin en önemli vazifesi, vücudumuza kan pompalamaktır. Kan basıncı, kalbinizin vücudunuza kan pompalarken ne kadar zorlandığını gösterir. Kan basıncı seviyenizi düzenli olarak kontrol etmeniz, ileride kalp hastalığına yakalanma olasılığınızı azaltacaktır.

♦ Kan kolesterol düzeyi:

Kolesterol, kan içinde dolaşan yağ miktarıdır. Belli bir miktarda kolesterol sahibi olmak normaldir. Fakat eğer HDL yani “iyi” kolesterol seviyeniz çok düşükse veya LDL yani “kötü” kolesterol düzeyiniz çok yüksekse, kolesterol düzeyinizi normale getirmek için ilaç kullanmanız gerekebilir. Düzenli egzersiz ve diyet kolesterol seviyenizi normale getirmek için size yardımcı olabilir.

♦ Bel çevresi ölçüsü:

Bel çevresi ölçüsü, belin kalça kemikleri seviyesinden ölçülen çevre genişliğidir. Vücudun diğer bölgelerine göre, bel çevresinde kilo fazlası olanların şeker ve kalp hastalıklarına yakalanma riski fazladır.

♦ Kan şekeri:

Kanın içerisinde bulunan şeker, kanla beraber vücutta dolaşır. Şeker, vücudun ihtiyacı olan yakıtı sağlar. Herkesin vücudunda belli bir oranda şeker bulunmalıdır. Ancak kanda bulunan şeker miktarının gerekli olan miktarın üstünde olması, şeker hastalığına yol açar.

Kaynak:

https://www.omh.ny.gov/omhweb/psyckes_medicaid/brochures/cardio.html

Yazan: Burcu Akın Demirtaş, Uzman Eczacı


Yazan | 2017-02-26T20:23:12+00:00 Şubat 25th, 2017|Sağlık|Kardiyometabolik risk faktörleri nelerdir? Kalp krizi ve felç riski nasıl azaltılabilir? için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi:
/* Omit closing PHP tag to avoid "Headers already sent" issues. */