Katarakt hastalığı nedir? Multivitaminler ve katarakt hastalığı ilişkisi

//Katarakt hastalığı nedir? Multivitaminler ve katarakt hastalığı ilişkisi

Katarakt hastalığı nedir? Multivitaminler ve katarakt hastalığı ilişkisi

Katarakt hastalığı nedir?1

Katarakt hastalığı gözün içinde bulunan doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ve buna bağlı olarak görmenin azalması ile sonuçlanan bir göz hastalığıdır. Katarakt hastalığı %90 oranında ilerleyen yaşa bağlı olarak ortaya çıkar. Ama bebekler dahil her yaş grubunda görülebilir. Saydamlığını kaybeden lens opaklaşır, rengi değişir, buzlu cam gibi olur ve hastanın görmesi giderek zayıflar. Katarakt hastalığı körlük nedenlerinin en başında gelmektedir.

Kataraktlar, göz merceğindeki proteinler hasar gördüklerinde gelişir ve bu durumda göz mercekleri yarı saydam veya opak hale gelirler. Mercekte nerede olduklarına bağlı olarak üç önemli katarakt türü vardır: nükleer, korteks ve posterior subkapsüler. Kontrolü mümkün olmayan aşağıdaki faktörler, katarakt gelişme riskini artırabilir:

  • Yaş,
  • Aile öyküsü,
  • Etnik köken (Afrikalı Amerikalılarda, katarakt gelişimi ve kör olma riski daha yüksektir.)
  • Bazı çalışmalar ayrıca kadınların erkeklere göre biraz daha yüksek bir risk altında olabileceğini düşündürmektedir.

Kataraktın nedenleri nelerdir?1,2

Kataraktın en önemli nedeni yaşlılıktır. Yaşlılık dışında, hap veya damla şeklinde kortizon içeren ilaçların uzun sure kullanılması, güneş ışığına uzun süre korumasız şekilde maruz kalma, sigara kullanma, şeker hastalığı, obezite, genetik faktörler, travma, daha önce geçirilen bazı göz ameliyatları ve bazı ilaçlar katarakt hastalığına neden olabilir. Ayrıca, göz içi iltihabı yani uveit, göz tansiyonu gibi göz hastalıklarında da katarakt ikincil olarak gelişebilir. C ve E vitamini eksikliği ve ultraviole ışınlarına maruz kalmak gibi etkenler de katarakt gelişimini hızlandırır. Bebeklik ve çocukluk çağında da katarakt görülebilir. Doğumsal kataraktlarda en önemli etken annenin hamilelikte geçirdiği kızamıkçık gibi enfeksiyonlardır.

Bununla birlikte, araştırmalar, bazı davranışları değiştirerek katarakt için çeşitli risk faktörlerini kontrol edebileceğimizi göstermektedir:

  • Sigara içmemek
  • UVA / UVB koruyucu gözlük ve geniş şapkalı şapkalar giymek suratiyle güneş ışığına maruz kalmayı azaltmak
  • Diyabet gibi diğer hastalıkların kontrol altına alınması
  • Sağlıklı beslenme

Katarakt hastalığının belirtileri1,2

Görmede bulanıklaşma, renklerin matlaşması, gözlük numaralarında meydana gelen sık değişiklik, uzağı net, yakını bulanık gören hastanın zamanla uzak görmesinin bozulup yakın görmesinin daha iyi hale gelmesi, gece ışık yansımalarının olması kataraktın belirtileri olarak sayılabilir.

Başlangıç döneminde katarakt herhangi bir şikayet oluşturmayabilir bu nedenden dolayı 45 yaşından sonra herkesin yıllık göz kontrolü yaptırması gerekir. Aydınlık ortamda ya da karşıdan araba farları gibi parlak bir ışık geldiğinde görme daha fazla bozulabilir.

Yaşlı nüfusun artmaya devam etmesi nedeniyle, yaşla ilişkili maküla dejenerasyonunu (AMD) ve katarakt hastalığı ve etkileri de dramatik bir şekilde artmaktadır. The American Journal of Clinical Nutrition‘da yer alan analize göre; C vitamini, vitamin E, β-karoten ve çinko (bakır oksitli) kombinasyonlu bir multivitamin-multimineral takviyesi AMD için önerilir ancak katarakt için tavsiye edilmez.

Gözlemsel çalışmaların sonuçlarına göre, antioksidanlar açısından zengin gıdalar içeren, özellikle lutein ve zeaksantin ile n-3 yağ asitleri içeren sağlıklı bir yaşam biçiminin maküla dejenerasyonu ve muhtemelen katarakt için faydalı olduğu değerlendirilmektedir.

American Optometric Assosciation (AOA) uzmanlarına göre, katarakt ilerlemesi 10 yıl geciktirilebilse, yıllık katarakt ameliyatları sayısında yüzde 45 oranında azalma olacaktır. Beslenme, kataraktların ilerlemesini önlemek veya geciktirmek için umut vadeden bir yoludur.

Araştırmalar – Lutein ve Zeaksantin2

Lutein ve zeaksantin, kataraktlara karşı mücadelede besin maddesi olarak çok önemli role sahiptir. Lutein ve zeaksantin, gözde bulunan tek ‘karotenoid’lerdir. Birkaç yeni araştırma, bu iki besleyici maddeyi ve katarakt hastalığı gelişim riskini inceledi: ABD genelinde yapılan ulusal ‘Hemşire Sağlık Çalışması’, yüksek miktarlarda lutein + zeaxanthin kullanan kişilerin katarakt hastalığı sonucu ameliyat gereksinimlerinin azaldığını tespit etmiştir.  Gözleme tabi olan insanlar ortalama olarak, her gün yaklaşık 6 miligram (mg) lutein + zeaxanthin aldılar.

  • ABD’de icra edilen ‘Sağlık Uzmanının İzlem Araştırması’ ayrıca, yüksek miktarda lutein + zeaksantin (günde 6.9 mg) içeren gıdaların tüketilmesinin katarakt hastalığı ameliyatı gereksinimini azalttığını ispat etti.
  • Beaver Dam Eye Study’nin beş yıllık gözlemi, yüksek oranda lutein + zeaxanthin kullanan kişilerin, düşük lutein + zeaxanthin alımı olanlara göre daha az katarakt hastalığı gelişme riski taşıdıklarını ortaya koydu.
  • İngiltere’de yakın tarihli bir araştırma, kanlarında yüksek miktarda lutein bulunan, düzenli olarak lutein içeren gıdaları yiyen insanların ‘posterior subkapsüler katarakt’ hastalığına yakalanma risklerinin düştüğünü keşfettiler.

Katarakt hastalığı ile ilgili bilmeniz gerekenler

Beslenme ile katarakt hastalığı arasındaki olumlu ilişki göz önüne alındığında, muhtemelen günlük diyetinizde belirli antioksidanların miktarını artırmanız gerekecektir. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü ve ABD Tarım Bakanlığı tarafından önerildiği gibi her gün beş porsiyon meyve ve sebze yiyenler metabolizmalarına ‘lutein ve zeaksantin’ içeren 100 mg’dan fazla C vitamini ve 5 ila 6 mg kadar karotenoid sağlayabilir. Karotenoid bitkilerde ve bazı diğer fotosentetik mikroorganizmalarda (yosunlar, bazı mantarlar ve bazı bakterilerde) bulunan biyolojik pigmenttir. İki porsiyon fıstık yemek vücudunuza 8-14 mg E vitamini  temin edebilir.

Karotenoid bileşiklerin sağlık üzerine etkileri4

Türkiye 10. Gıda Kongresi; 21-23 Mayıs 2008, Erzurum icra edilmiştir. Kongrede Karotenoid Bileşiklerin Sağlık Üzerine Etkileri üzerinde tartışmalar yapılmıştır. Yayınlanan sonuç raporunda konumuzla ilgili olarak öne çıkan hususlar şunlardır:

  • Yapılan epidemiyolojik çalışmalar, karotenoidlerce zengin meyve ve sebzelerin tüketimi ile kardiovasküler hastalıklar, sinir sistemi hastalıkları, yaşa bağlı maküler dejenerasyon, katarakt ve bazı kanser türlerine yakalanma riskinin azaldığını göstermiştir. Bu nedenle, potansiyel koruyucu maddeler olan karotenoidlerin popülaritesi giderek artmaktadır.
  • Karotenoidler hemen hemen tüm yüksek bitkilerde, pek çok mikroorganizmada, kırmızı ve yeşil alglerde, fotosentetik bakterilerde, mantarlarda ve hayvanlar aleminin bütün familyalarında değişik miktarlarda bulunan, onlara sarı-kırmızı tondaki doğal renklerini veren pigmentlerdir.
  • Karotenoid bileşikler sadece bulundukları ürüne renk vermekle kalmayıp, güçlü bir antioksidan aktiviteye sahip olduğundan ve bir kısmı provitamin A aktivitesi gösterdiğinden araştırmacıların ilgisini uzun zamandır çekmekte ve yoğun bir şekilde araştırılmaya devam edilmektedir.  Metabolizma faaliyetleri sonucu oluşan oksidatif baskılar ve reaktif oksijen türleri, insanlarda koroner kalp hastalığı, bazı kanser türleri, katarakt, romatoid artrit, diabet, retinopati, gastrointestinal sistemin kronik inflamatuar hastalığı, kıkırdak dokusu hastalıkları, Alzheimer, diğer bazı nörolojik hastalıklar ve hızlı yaşlanma gibi birçok kronik hastalığın başlangıcında ortaklaşa rol oynamaktadır.
  • Karotenoid bileşikler, moleküler yapılarında bulunan konjuge çift bağ sayesinde antioksidan özellik göstererek, serbest radikal reaksiyonlarının oluşmasını önler ve/veya üretilen serbest radikalleri ya da reaktif oksijen ürünlerini baskılayarak, dokuları oksidatif ve fotooksidatif hasara karşı korur.
  • Lutein ve zeaksantin retinada birikerek, fotoreseptör hücrelerini mavi ışığın neden olduğu oksijen radikallerinden korur. Bu nedenle, maküler dejeneresyonun ilerlemesini önlemede anahtar rol oynar. Bu karotenoidlerin diyetle az alınması, geri dönüşümsüz körlük ve yaşa bağımlı maküler dejenerasyona yol açar.
  • Karotenoidler ve retinoik asit, hücrelerin kontrolsüz bölünmesini ve dolayısıyla da kanser oluşumunu engellemektedir.

Yapılan bütün bu çalışmalar karotenoid bileşiklerin antioksidan özellik göstererek oksidatif baskı ve reaktif oksijen kaynaklı pek çok hastalığın önlenmesinde önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.

Katarakt nasıl tedavi edilir1,2,3

Kataraktın tek tedavisi cerrahidir. Herhangi bir ilaçla, diyetle, egzersizle, gözlükle katarakt tedavi edilememektedir. Operasyon için belli bir yaşı beklemek gerekmemektedir. Ameliyat esnasında kullanılan cihazlar ve göz içi mercek teknolojisinde sağlanan gelişmeler nedeniyle daha erken yaşlarda katarakt operasyon uygulanmaktadır.

Katarakt hastalığı ve mültivitamin takviyesi

Katarakt hastalığı ve mültivitamin takviyesi

Multivitaminler ve katarakt

ABD’de Oftalmoloji Akademisi tarafından 21 Kasım 2013’de yayımlanan bir makaleye göre her gün multivitamin takviyesi almak,  orta-yaş ve yaşlı insanlarda katarakt hastalığına yakalanma riskini azaltıyor. Oftamoloji Akademisince yayımlanan makaleye göre, günlük düzenli multivitamin alımının yaşa-bağlı makula dejenerasyonu (age-related macular degeneration (AMD)) üzerinde iyileştirici bir etkisi saptanamadı. Burada makula dejenerasyonunun katarakt hastalığından faklı olduğunu belirtmemiz gerekir.  Makula dejenerasyonu, gözde makula ismi verilen bölgenin bozulmasıyla karakterize edilen bir hastalıktır.

William G. Christen başkanlığında Brigham Kardiyovasküler Hastalıklar Bölümü, Kadın Hastanesi, Harvard Tıp Fakültesi, Boston ve Massachusetts’ten bir gurup doktor birinci öncelikle “kardiyovasküler ve kanser” hastalıklarının nedenlerini saptamak üzere yapılan ve 11.2 yıl süren “Doktorların Sağlık Araştırması-II”nin sonuçlarını analiz ettiler. Bu araştırmada katarakt ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) ve bu hastalık etkenleri çalışmanın ikinci önceliğini oluşturuyordu.

Araştırmaya 11,497 erkek katıldı. Araştırmanın katarakt bölümü için (n = 5736) veya plasebo (n = 5761) olacak şekilde iki gruba ayrılan 11,497 katılımcıya her gün multivitamin (Centrum Silver, Pfizer) takviyesi yapıldı.

Çalışmanın yaşa-bağlı makula dejenerasyonu (AMD) bölümüne 14,233 erkek iştirak etti. Katılımcılar (n = 7111) veya plasebo (n = 7122) şekilde iki gruba ayrıldı ve katılımcılara her gün multivitamin takviyesi yapıldı.  Çalışmanın başlangıcında katarakt ve yaşa-bağlı makula dejenerasyonu (AMD) çalışmasına katılanların hiç birisinde katarakt ve AMD hastalığı yoktu.

Doktorlar araştırmalarını 1997 ve 2011 yılları arasında gerçekleştirdiler. Araştırmacılar vitamin hapı alma bağımlılığı, hapların yan etkileri, risk faktörleri ve yeni katarakt veya AMD hastalığı başlangıcı konularında sürekli rapor tuttular. Çalışma esnasında doktorlar her bir katılımcıyı ortalama olarak 11.2 yıl süreyle izlediler. Bu süreçte 1817 katarakt ve 1337 katarakt ameliyatı ve 538 yaşa-bağlı makula dejenerasyonu (AMD) olgusu tespit edildi. AMD olgularının 281 kadarına ciddi görsel rahatsızlık, 144 kadarına ileri görsel rahatsızlık teşhisi kondu.

Araştırmacılar multivitamin grubundaki katılımcılar arasında plasebo grubundakilere kıyasla, katarakt için% 9 daha düşük risk gözlemlediler (Tehlike oranı [HR], 0.91; % 95 güven aralığı [CI], 0,83-0,99; p = .04). Elde edilen yarar, yarar yaşlı erkeklerde daha fazlaydı.

Küçük yüzde, büyük darbe

Katarakt ABD’de erişkinlerde göz hastalıklarından en yaygın olanıdır. Dr. Christen Medscape Medical News‘de “Eğer bulgularımız doğru ise, yani multivitaminler katarakt hastalığı riskini %9 azaltıyorsa, bu küçük azalma bile halk sağlığı bakımından  çok büyük önem arz etmektedir.” diye yazdı.

Beslenmenin kataraktla ilişkisi

Çeşitli araştırmalar, C ve E vitaminlerinin antioksidan özelliklerinin katarakt gelişimine ve ilerlemesine karşı koruma sağlayabileceğini göstermektedir. Önceden yapılan bazı araştırmalar, aynı zamanda antioksidan olan ‘karotenoid lutein ve zeaksantin’lerin de kataraktlara karşı korunmaya yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

Antioksidan vitaminler üzerine araştırmalar3

  • Bazı yeni çalışmalar, C ve E antioksidan vitaminlerinin katarakt gelişimini veya ilerlemesini azaltabileceğini göstermiştir: Beslenme ve Vizyon Projesi (The Nutrition and Vision Project), C vitamininin daha fazla alınmasının korteks ve nükleer katarakt riskini azalttığını ispatlamıştır. Sonuçlar, aynı zamanda, 10 yıldan uzun süre C vitamini ve E takviyeleri kullanan kişilerin, nükleer kataraktların ilerlemesine işaret etmektedir.
  • ABD’de yapılan ulusal diyet araştırmasının sonuçlarının yeni bir analizi (İkinci Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması) diyetteki yüksek C vitamini seviyelerinin katarakt riskini azalttığına vurgu yapmaktadır.
  • ABD’de yapılan “Hemşire Sağlık Çalışması”nda, 10 yıl ve daha uzun süre için C vitamini takviyeleri alan kadınlarda katarakt cerrahisinin daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır.
  • Roche Avrupa Amerikan Katarakt Testi sonucunda, C ve E vitamini ve beta-karotenle birlikte, antioksidan takviyesi yapanlarda, üç yıldan kısa bir sürede katarakt ilerlemesinde küçük bir düşüş olduğu gözlenmiştir.
  • ABD’de yapılan ‘Uzunsüreli Katarakt Araştırması’nda, en az bir yıl süreyle E vitamini takviyesi alanlarda nükleer kataraktların daha ciddi hale gelme riskinin azaldığı saptanmıştır.
  • Beaver Dam Eye Study’in beş yıllık çalışması, multivitamin veya C vitamini ve E vitaminleri içeren herhangi bir vitamin takviyeyi kullanan kişilerin nükleer ve kortikal katarakt için daha düşük bir risk taşıdığını göstermiştir.

Dikkat! 

Rastgele vitamin kullanmak faydadan çok zarara neden olabilir. Lütfen vitamin almadan önce doktor ya da eczacınıza danışın.

Kaynaklar:

¹ Yeditepe Hastanesi

² MedScape

American Optometric Association

Türkiye 10. Gıda Kongresi; 21-23 Mayıs 2008,

 

Yazan | 2017-07-29T14:32:07+00:00 Temmuz 29th, 2017|Sağlık|Katarakt hastalığı nedir? Multivitaminler ve katarakt hastalığı ilişkisi için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: