Kürt isyanları: Cumhuriyet dönemindeki Kürt isyanları

//Kürt isyanları: Cumhuriyet dönemindeki Kürt isyanları

Kürt isyanları: Cumhuriyet dönemindeki Kürt isyanları

Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde başlayan Kürt isyanları, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı ile birlikte artış göstermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’te ilan edilmiştir. Trablusgarp Savaşı (1911-1912), Balkan Savaşları (1912-1913), I.Dünya Savaşı (1914-1918) ve  Kurtuluş Savaşı  (1919-1922) Türk Milletini yoksullaştırmış, harpten bezdirmişti. M. Kemal Atatürk, asıl savaşın (Ekonomik Savaş) yeni başladığını söylüyor, Türkiye Cumhuriyetini sağlam temeller üzerine oturtmaya çabalıyordu. Tam da bu günlerde genç Türkiye Cumhuriyetini “Kürtçülük Faaliyetleri ve isyanları” tehdit etmeye başlamıştı.

Kürtçülük faaliyetleri ve Kürt isyanları

29 Ekim 1923’te, Cumhuriyetin ilânı ile birlikte genç Türk Cumhuriyeti’ni tehdit eden en önemli Kürt isyanları arasında, Şeyh Sait isyanı yer almaktadır.

Kürt isyanları liderlerinden Şeyh Sait

Kürt isyanları liderlerinden Şeyh Sait

1 Mart 1924’te Hilâfetin kaldırılmasından hemen bir yıl sonra başlayan ve etkileri bugünlere kadar süren Şeyh Sait isyanı, görünüş itibarıyla geniş çapta bir irtica hareketi olarak başlamışsa da, bu isyan tamamen Türk Milletinin millî birlik ve bütünlüğünüzü bozmaya, vatan topraklarını parçalamaya yönelik İngiliz destekli ayrılıkçı Kürt hareketi ve isyanıdır.

Bu isyanın arka planında İngilizlerle işbirliği içerisinde olan ve Mondros Mütarekesi’nden sonra Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu vilayetlerinin bir kısmı üzerinde muhtar bir Kürt devleti kurmak amacıyla faaliyetlere başlamış olan “Kürt Teali Cemiyeti” ile onun 1923’te kurulmuş bir gizli teşkilatı olan “Azadi” teşkilatı vardır. Azadi teşkilatı ile ilgili olarak Robert Olson oldukça geniş bilgi vermektedir.

Olson’a göre Azadinin mensupları şunlardır:

Erzurum’dan Miralay Halid Bey (Başkan), Kaymakam Salim Bey, Kaymakam Küçük Kazim Bey, Miralay Küçük Ragıp Bey, Hacı Mevlüd Efendi, Hacı Dursun Efendi, Kaymakam Arif Bey, Abdulhüda Cafer Bey, Arslan Bey,

İstanbul’dan Seyyid Abdulkadir Efendi, Abdurrahim;

Kars ‘tan Yüzbaşı Tevfik Efendi;

Beyazıd’dan Şeyh İbrahim;

Malazgirt’ten Haydaranlı Kör Hüseyin Paşa,

Varto ‘dan Hasenanlı Halit Bey;

Hınıstan Rüştü Efendi, Yüzbaşı Reşid Efendi,

Muş-Bitlis’ten Yusuf Ziya Bey, Binbaşı Hasan Bey,

Şırnaklı Abdrrahman Ağa,

Muşlu Hacı Dursun Ağa;

Van ‘dan Said-i Nursi’nin kardeşi Molla Abdulmecid Efendi, Sa’dun Bey, Şemseki Binbaşı Arif Bey, Arif’in kardeşi Ali Bey;

Siirt’ten Yüzbaşı İhsan Bey, Hacı Abdullah Efendi, Derviş Bey, Kaymakam Rezzak Bey, Miralay Veysi Bey;

Şırnak’tan Hacı Bayram Aşiretinden Süleyman Ağa;

Cizre’den Hacı Dursun Efendi, Abdulvahab Efendi, Abdul muttalib Efendi;

Diyarbakır’dan, Cemilpaşazade Ekrem Bey, Doktor Fuad Bey, Abdulgani Bey, Doktor Nesim Bey, Binbaşı Mustafa Bey, Kaymakam Adnan Bey;

Mardin ‘den Hacı Hıdır Efendi, Kaymakam Tuncelili Hıdır Bey;

Erzincan -Harput -Dersim ‘den Kangörzade Ali Haydar;

Bitlis çevresinden Hacı Musa Bey ve oğulları, Cemil Çeto, Şeyh Selahattin, Ganan aşiretinden Mustafa Ağa ve oğulları;

Van çevresinden Artuşi aşiretinden Karavelli Dezgin Ağa, kardeşi Ebubekir, Gevdan aşiretinden İsmail Ağa, Memokuran aşiretinden Ömer Ağa, Şikak aşiretinden İsmail Ağa (Simko), Berverdi aşiretinden Şeyh Abdurrahman Efendi, Şahin Ağa,Jirikan aşiretinden Yahya Ağa, Eruh aşiretinden Yakup Ağa;

Şırnak çevresinden, Ali Han Ağa, Hacı Bayram aşiretinden Abdurrahman Ağa oğlu Mustafa, Süleyman oğlu Şahin, Agid Ağa, Batman aşiretinden Ömer Timur Ağa, Batman aşiretinden Şeyh Tahir;

Mardin çevresinden, Remo Ağa, Milan aşiretinden Eyüp Bey, İsa Ağa, Dakuri aşiretinden İbrahim Ağa, Faris Ağa, Milli aşiretinden İbrahim Paşa oğlu Mahmud Bey.

Azadi teşkilatının kurucuları

Azadi teşkilatının kurucuları Cumhuriyet öncesi Kürtçü teşkilatlarıyla karşılaştırıldığında halk kesiminin temsilcileri konumunda idiler.

Kurucular bölge halkı üzerinde etkili olup bir isyan hareketini yönlendiremeyecekleri kanısına varınca ister istemez halk üzerinde dini otoritelerinden yararlanmak üzere şeyh, seyyid vb. gibi din adamlarına yöneldiler.

Azadi teşkilatı ve  Şeyh Sait

İlk olarak teşkilata Şeyh Sait çekildi. Çünkü Şeyh Sait, Cibranlı Halid Bey’in ailesine iç güveyisi olarak girmişti, yakın akraba idiler.

Azadi mensupları 1924 yılı içinde ilk kongrelerini yaparak çıkarılması düşünülen isyanın ana stratejisini tespit etmeye çalıştılar. Bu kongre Şeyh Sait’in teşkilat içinde ön plana geçmesine sebep oldu.

Azadi’nin bu ilk kongresinde isyan hazırlıklarının yeterli olmadığı görülerek isyan 1925 yılına ertelenmişti. Ancak bu süre içinde;

  • Azadi mensuplarının diğer aşiret reisleri ve etkili şeyhlerle temas kurarak, onları isyan hareketine katılmaya ikna etmeye çalışmaları,
  • Hükümet’in icraatlarına muhalif olan Türk unsurlarla, özellikle hilafet yanlılarıyla temas kurmaları,
  • Dış ülkelerden destek sağlamanın yollarının aranması kararlaştırılmıştır.

Daha sonra Gürcistan ve Irak’a birer temsilci gönderilerek Rus ve İngiliz desteğinin sağlanmasına çalışıldı.

Daha önceki olaylarda çokça görülen aşiretler arasındaki anlaşmazlıklar sebebiyle hasım aşiretlerin bir araya getirilmesi için şeyhlerin nüfuzları kullanılarak, Şeyhlerin önünde kendilerine yemin ettirildi.

Hükümet’in Azadi’nin faaliyetlerinden haberdar olması

Cumhuriyet dönemindeki Kürt isyanları

Cumhuriyet dönemindeki Kürt isyanları

Hükümet’in Azadi’nin faaliyetlerinden haberdar olması ve iki önemli adamını, Bitlisli Yusuf Ziya ile Cibranlı Halid’i tutuklaması Azadi mensupları arasında kısa da olsa bir panik havasının esmesine sebep oldu. Bu yüzden bazı subaylar bu arada İhsan Nuri 1924 yılında Irak’a kaçmak zorunda kaldılar.

Azadi mensupları 1925 yılında Çan’da ikinci kongrelerini toplamayı başardılar. Kongreye katılanların tamamı Zaza bölgelerinden özellikle Bingöl ve yakın çevresinden gelen şeyh ve aşiret reisleriydi.

Şeyh Sait, bazı üyelerin tereddütlerini ortadan kaldırmak için, geri dönüş için zaman geçtiğini ve isyanın planlandığı şekilde devam etmesinin gerektiği konusunda etkili bir konuşma yapmış ve hareket zamanı olarak 1925 yılının Mayıs ayı kararlaştırılmıştı.

Şeyh Sait bu toplantıyı takiben müritlerinin çoğunlukta bulunduğu Lice, Hani, Piran ve Palu bölgelerine, hazırlıkları gözden geçirmek için seyahate çıkmıştı.

Lice’nin Hani bucağına gelen Şeyh Sait, Hacı Salih Bey’in evinde kalmıştır. Burada Tarikanlı Reşid Ağa, Kör Hüseyin Ağa, Eyüp oğlu Zülfi Ağa, Piran’ dan öğretmen Fahri, Şeyh Sait’in kardeşi Abdurrahim ve Miri Hamid Bey’in katıldıkları bir toplantı yapılarak ayaklanma ile ilgili bazı kararlar alınmıştı.

Bu kararlar arasında ayaklanma tarihi 21 Mart 1925 olarak tespit edilmişti. Kürt Teali Cemiyeti başkanı Seyyid Abdulkadir’le görüşmek üzere Şeyh Sait’in oğlu Ali Rıza’nın görevlendirilmesi dikkati çeker. Ali Rıza-Seyyid Abdulkadir görüşmesi 15 Kasım 1924 günü İstanbul’da yapılmıştır. İsyanı onaylayan Seyyid Abdulkadir, Mustafa Kemal Paşa aleyhine hazırlanmış bildirileri de Ali Rıza’ya teslim etmiştir.

Kürt isyanları: Nasturi ayaklanması

07 Ağustos 1924 tarihindeki Hangediği olayı ile İngilizler’in kışkırtması sonucu Nasturiler’in Hakkari bölgesindeki ayaklanması Hükümet’in dikkatini bölgeye çekecektir.

Kürt isyanları ve Nasturi ayaklanması

Kürt isyanları ve Nasturi ayaklanması

Misyoner kılığındaki İngiliz subaylarının örgütledikleri Nasturiler’in Çal (Çukurca), Oramar, Çölemerik, Beytüşşebab ve Habur suyu civarında ayaklanmaları üzerine Cafer Tayyar Paşa (Eğilmez) 14 Ağustos 1924 tarihinde ayaklanmanın bastırılması ile ilgili olarak görevlendirilmişti.

Kürt isyanı’nın tenkili devam ederken 4 Eylül günü Yzb. İhsan, Teğmen Vanlı Hurşit, Teğmen Rasim, Teğmen Ali Rıza, Teğmen Tevfik, 270 er, 10 otomatik ve 380 tüfekle firar etmişlerdir.

Firarilerden Teğmen Ali Rıza’nın, Bitlisli Yusuf Ziya’nın kardeşi oluşu şüpheleri üzerine çekmiş, iki kardeş arasındaki telgrafların şifrelerinin çözülmesi isyan hareketini gün ışığına çıkarmıştı.

Bunun üzerine Cibranlı Halit, Mutki Aşireti reisi Hacı Musa ve Yusuf Ziya tutuklanmış, bilahare Mutkili Hacı Musa serbest bırakılmıştır.

Kürt isyanları kapsamında Şeyh Sait’in soruşturulması

Olayla ilgili olarak Hınıs adliyesine çağrılan Şeyh Sait’in soruşturması yapılmış ve Şeyh herhangi bir ayaklanma ile ilişkisini yeminler ederek reddetmiştir. Bu arada aranmakta olan Hasenanlı Halid ise Cibranlı Halid’i kurtarabilmek için etrafına kuvvet toplamaktaydı.

4 Ocak 1925 günü Şeyh Sait, Şuşar’ın Gökoğlan bucağı Kırıkan köyünde aşiret reisleri ile bir toplantı yaparak durum değerlendirmesi yapmış ve bu toplantıya İstanbul’a Seyyid Abdulkadir’le görüşmek üzere gönderdiği oğlu Ali Rıza da katılmıştır. Toplantıyı müteakip Şeyh Sait imzasını taşıyan bildiriler çevre köylerde dağıtılmaya başlanacaktır.

Piran’da mahalli jandarmanın, aranmakta olan Şeyh’in iki adamını tutuklamaya kalkışması, jandarma ile Şeyh taraftarlarının çatışmasına ve bu çatışma sırasında bir jandarma erinin vurularak ölümü Şeyh’in isyanı öne almasına sebep oldu.

Olay, bazılarına göre basite indirgenmek istemekte, adeta olaya bir-iki basiretsiz jandarmanın sebep olduğu imajı verilmek istenmektedir. Olayın meydana gelmesinde, gerçekte planlanan bir isyan telaşı içindeki Şeyh Sait’in kardeşi Abdurrahim’in riyakarlığına kanan subayların gafleti sebep olmuştur.

Şeyh Sait isyanı: Jandarmaya pusu kurulması

Altı asker kaçağını yakalamakla görevli Teğmen Mustafa ve Teğmen Hasan Hüsnü komutasındaki jandarmalar köyü sararak, Şeyh Abdurrahim’den kaçakların teslimini istemişlerdir.

Şeyh Sait, bulunduğu evin sarıldığını anlayınca, jandarma komutanlarına haber göndermiş, aranılan kişilerin maiyetinde olduğunu, bu haliyle ele geçirilmelerinin “şeyhlik” prestijini sarsacağını, devletin elinin uzun olduğunu, kaçakların daha sonra yakalanmalarının uygun olacağını ileri sürmüştür.

Komutanlar cevaben görevlerinin zaten bu kişileri yakalamak olduğunu vurgulamışlar ve kaçakların tesliminde ısrar etmişlerdir.

Görüşmeler devam ederken Şeyh Sait’in kardeşi Abdurrahim, kaçakları dışarı çıkaracaklarını ve o zaman tutuklanmalarını istemiş, bu arada gerekli mevzilere yerleşen adamları jandarmaları yaylım ateşine tutmuşlardır. Müsademe sonunda subay ve erlerden bazıları şehit edilmiş ve böylece isyan fiilen başlamıştır.

Şeyh Sait olayını müteakip 14 Şubat 1925 tarihinde “E-mir’ül-Mücahidin Muhammed Said Nakşıbendi” imzası ile daha önce hazırlanan beyannamelerin dağıtılmasını emretmiş ve kendisine katılan yeni asi gruplarıyla Genç merkezi Darahini’ye girmiştir (16 Şubat. 1925).

Şeyh Sait isyanı ve Nakşıbendi şeyhleri

İsyanın lider kadrosunun tamamı Nakşıbendi şeyhlerinden oluşmakta idi. Palu’lu olan Şeyh Sait Nakşıbendi şeyhi olup, şeyhlik Mevlana Halid’in halifelerinden Erbilli Ahmed’in Nakşi tarikatına büyükbabasını kabul etmesiyle bilahare kendisine intikal etmiştir.

İsyanın ikinci adamı durumunda olan Muş Norşin’den Şeyh Ziyaeddin’dir. Ziyaeddin’in babası, Hizanlı Şeyh Sibgatullah tarafından Nakşi tarikatına kabul edilmişti.

Bilahare şeyhlik kendisine intikal etmiştir. İsyana katılan diğer şeyhler arasında Gökdereli Şeyh Abdullah, Silvan yöresinden iki kardeş Şeyh Şemseddin ve Şeyh Seyfullah’tı. Ayaklanma bölgesinin tamamı bu Nakşi şeyhlerinin etkisinde kalan bölgedir.

Kürt isyanına Zaza aşiretlerinin çoğu bu arada Cibranlılar, bazı Haydaranlılar ve Hasenanlılar ile Çemişkezek, Pötürge ve Siverek’teki aşiretler katılmışlardır.

İsyanın genişlemesi sırasında özellikle asilerin işgalleri esnasında Elazığ, Maden ve Çermik’deki bazı aşiretler de pasif de olsa isyana destek olmuşlardır.

Ancak Şeyh Ziyaeddin’in Muş’taki aşiretlerle Viranşehir’in güçlü Milli aşiretini isyana katma çabaları sonuçsuz kalmıştır.

Anahtar kelimeler: Kürt isyanları, Cumhuriyet dönemi Kürt isyanları

Kaynaklar:

¹ Prof.Dr. Abdülhaluk Çay, Her Yönüyle Kürt Dosyası (Temmuz 1993)

² Who are the Kurds?

Ahmet Akın | (E) Topçu Kurmay Albay 

Yazan | 2017-04-21T15:23:33+00:00 Kasım 14th, 2013|Asya|Kürt isyanları: Cumhuriyet dönemindeki Kürt isyanları için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: