Savaş yasaları: Süreklilik, koşullara uyum sağlamak, akıl ve yaratıcılık

Anasayfa/Harp ve Strateji/Savaş yasaları: Süreklilik, koşullara uyum sağlamak, akıl ve yaratıcılık

Savaş yasaları: Süreklilik, koşullara uyum sağlamak, akıl ve yaratıcılık

Harp tarihi boyunca geliştirilmiş olan savaş yasaları, doğru uygulandığı takdirde orduları zafere ulaştırır. Savaş yasaları, kendisini dikkate almayan nice ünlü komutanın mağlup olmasına neden olmuştur.

Savaş yasaları: Süreklilik esas olmalıdır

The I Ching (Yi Çing), klasik kehanet sistemlerinin en eskisidir. The I Ching dünyanın en eski kehanet sistemlerindendir. The I Ching’te bulunan ilk metnin M.Ö. 1000 civarında yazıldığı sanılmaktadır. I Ching eski Çin tarihini anlatır ve çoğunluğu efsanelerdir.

Çin alfabesinde “trigram” üç harften oluşur. Sekiz trigram Çin Tao felsefesinde kullanılan önemli bir semboldür. Çinliler The I Ching’in “sekiz trigram”ının yaşamın sırrını temsil ettiğine inanırlar.

Sekiz trigram’ın kökenlerini ve I Ching kehanet sisteminin gelişimini anlatan bir takım efsaneler vardır. Çin mitolojisine göre Çin’in ilk imparatoru ve bütün insanların atası Fu Hsi’nin (M.Ö: 2852-2737), Sarı Nehir’den çıkan bir kaplumbağayı gözlemlediği söylenir. Fu Hsi’ye göre gerçek bilgelik doğanın doğrudan ve yakın gözlemlenmesinden ileri gelir. Efsaneye göre Fu Hsi, kaplumbağanın sırtında gördüğü sekiz sembolün tesadüf olmadığını, bir öneminin olması gerektiğini anladı. Kaplumbağanın sırtında gördüğü üç katı veya kırık çizgi, yani trigramlar, Dünyadaki hayat enerjisinin hareketini yansıtıyordu. Benzer bir efsane, Fu Hsi’nin doğadaki diğer desenleri, hayvanları, bitkileri, meteorolojik olayları ve hatta kendi bedenini de içeren düşüncelerini açıklar. Bu efsaneler, her şeyin bağlantısını anlamış olan trigramları nasıl tanımladığını,

The I Ching ve doğadaki “süreklilik”

“Gök gürültüsü ve rüzgâr sürekliliğin imgesidir. Böylece üstün olan adam sağlam durur ve yönünü değiştirmez. Şimşekler çakar, rüzgâr eser: Her ikisi de aşırı hareketliliğin örnekleridir ve sürekliliğin tam tersi gibi görünür ama onların gelişini-gidişini, ortaya çıkışını ve yok oluşunu yöneten yasalar sürekliliğini korur. Aynı şekilde üstün kişinin bağımsızlığı da karakterinin hareketsizliğine ve katılığına bağlı değildir. Her zaman bir adım önde olur ve zamanla birlikte değişim gösterir. Sürekliliğini koruyan yalnızca değişmeyen yönü, davranışlarını saptayan varlığının içsel yasasıdır.”

Savaş yasaları: Koşullara uyum sağlayın, akıllı ve yaratıcı olun

Hoşa gitmeyen ya da sevimsiz bir deneyime sonradan dönüp bakınca kaçınılmaz bir biçimde keşke X yerine Y yapsaydım, keşke aynı işi bir kez daha tekrarlayabilseydim diye düşünürüz. Savaşın sıcak dakikalarında birçok general şaşkınlığa düşmüştür ve geriye dönüp bakınca her şeyi değiştirecek olan tek bir taktik, tek bir manevra aklına gelmiştir.

Editörün Önerisi >>  Hitler’in siyasi ve askeri stratejileri: Yayılma stratejisi

Jena ve Auerstädt Meydan Muharebeleri, 14 Ekim 1806’da III. Friedrich Wilhelm komutasındaki Prusya Ordusu ile Napolyon liderliğindeki Fransa Ordusu arasında meydana gelmiştir. Muharebeler Prusya Ordusu’nun yenilgisiyle sonuçlanmıştır.

Jena savaşı esnasında Prusyalı Prens Hohenlohe yıllar sonra Jena’nın bir mahallesi olan Vierzehnheiligen köyünü 13 Ekim 1806’da Fransızlardan geri almayı nasıl yüzüne gözüne bulaştırdığını görebilmiştir. Buradaki sorun, çözümün ancak çok geç olduktan sonra aklımıza gelmesidir. Karşımızdaki sorun hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığımızı düşünür, daha bilgili olsaydık, daha derin düşünseydik rahatça çözebilirdik diye üzülürüz. İşte bu tam olarak hatalı bir yaklaşımdır.

  • Deneyimi yaşarken başarılı olamayışımızın nedeni o andaki koşullara uyum sağlamamış, duyarsız kalmış olmamızdır.
  • Kendi düşüncelerimize kulak verip geçmişte olup bitmişlere tepki göstermiş, şu andaki sorunla hiçbir ilgisi bulunmayan, ama çok önceden özümsediğimiz kuramları ve fikirleri uygulamışızdır.
  • Daha fazla kitap okumak, kuramları gözden geçirmek ya da düşünmek sorunu daha kötü duruma getirecektir.

Unutmayın ki, en yaratıcı stratejilere sahip olan en büyük generaller yalnızca çok bilgili olduklarından değil, içinde bulundukları koşullara uyum sağlayabilmek için önceden edindikleri fikirleri bir yana bırakıp konuya odaklanabildikleri için öne çıkarlar.

Akıl ve yaratıcılık böyle ortaya çıkar, fırsatlar böyle yakalanır.

Bilginin, deneyimin ve kuramların sınırı vardır: Daha önceden ne kadar fazla düşünürseniz düşünün o dakikanın sonsuz olasılıkları, yaşamın kaosu için kendinizi hazırlayamazsınız.

Abraham Lincoln diyor ki:

Benim politikam, hiç politikam olmamasıdır.

                                                       (Abraham Lincoln, 1809-1865)

Savaş yasaları: Hatalarınızı inceleyin, düşünme kapasitenizi geliştirin

Ünlü savaş felsefecisi Carl von Clausewitz, planlarımız ile gerçekleşenler arasındaki farklılıklara, “sürtünme olgusu” adını verir. Sürtünme olgusu kaçınılmaz olduğundan, aklımızın değişikliklere ve beklenmeyenlere uyum sağlama kapasitesi olması gerekir. Düşüncelerimizi değişen koşullara ne kadar uydurabilirsek, yanıtlarımız o kadar daha gerçekçi olacaktır. Önceden edindiğimiz kuramlar ve eski deneyimlere kendimizi ne kadar kaptırırsak, yanıtımız o kadar uyumsuz ve hayali olacaktır.

Geçmişte hangi hataları yaptığımızı bir kez daha incelemenin yararı olur, ama içinde bulunduğumuz dakikayı düşünme kapasitemizi geliştirmek daha önemlidir. Böylece sonradan inceleyeceğiniz hataların sayısı azalır.

Takuan diyor ki:

Suyun üzerine boş bir su kabağı koyup dokunursanız, bir tarafa eğilecektir. Ne kadar denerseniz deneyin, olduğu yerde durmayacaktır.

En üst duruma ulaşmış olan bir kişinin aklı herhangi bir şeye bir saniye için bile takılıp kalmaz. Suyun üzerinde iteklenen boş bir su kabağına benzer. (TAKUAN, JAPONYA, 1573-1645)

 

Savaş yasaları: Takıntılı düşünceler çamur gibidir, düşünmenizi engeller

Aklınızı hızlı akan bir nehir gibi düşünün: Ne kadar hızlı akarsa, şimdiki duruma o kadar çabuk ayak uydurur ve değişimlere yanıt verir. Hızlı aktıkça kendini tazeler ve enerjisi artar. Takıntılı düşünceler, eski başarı ya da başarısızlık deneyimleri ve önceden edinilmiş fikirler nehrin içindeki kayalar ya da çamur gibidir, olduğu yerde sertleşip adeta bir baraj oluşturur. Nehrin akışı durur, durağanlık baş gösterir. Aklınızdaki bu eğilime karşı sürekli savaş açmalısınız.

  • İlk adım bu sürecin farkında olmak ve onunla savaşmak gereksinimini algılamaktır.
  • İkinci adım ise aklın doğal akışını düzene sokmak için yardımcı olarak birkaç taktik uygulamaktır.

Kaynaklar:

¹ 33 Stratejide Savaş, Robert Green, Joost Elffers, Altın Kitaplar (2007)

² Law of War Manual

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay


Yazan | 2017-03-01T20:20:40+00:00 Mart 1st, 2017|Harp ve Strateji|Savaş yasaları: Süreklilik, koşullara uyum sağlamak, akıl ve yaratıcılık için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi:
/* Omit closing PHP tag to avoid "Headers already sent" issues. */