Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığının nedenleri ve tedavi şekilleri

//Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığının nedenleri ve tedavi şekilleri

Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığının nedenleri ve tedavi şekilleri

Grip nedir?

Grip, influenza adı verilen bir virus tarafından meydana getirilen, 39° C ve üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Grip, nezleden çok daha tehlikeli, çok daha kısa sürede yayılan, ölümlere neden olabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Grip, bazen ülkelerin sınırlarını da aşabilmekte, pandemik denen salgın hastalıklara yol açabilmektedir. Gripte, tabloya boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, gözlerde akma ve kanlanma gibi belirtiler de eklenebilir. Bazı vakalarda karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir. Belirtiler yaklaşık bir hafta içinde kaybolmasına rağmen, halsizlik 2 hafta daha sürebilir.

Grip belirtileri

  • Hızla başlayan ateş veya titreme,
  • Öksürük,
  • Kas ağrıları,
  • Baş ağrısı,
  • Boğaz ağrısı,
  • Burun tıkanıklığı/akıntısı,
  • Yorgunluk/halsizlik ve kırgınlık

Soğuk algınlığı ve grip arasındaki farklar

Soğuk algınlığı ve grip (İnfluenza) semptomları ya da belirtileri birbirine çok benzerdir. Bu yüzden soğuk algınlığı ve grip olanlar hastalıklarını tanımlamakta zorluk çekerler. Doğru teşhis ve tedavi için soğuk algınlığı ve grip arasındaki farklılıkların bilinmesinde yarar vardır.

Grip ve soğuk algınlığı farklı hastalıklar olmalarına rağmen çok sık karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli fark, görece hafif seyreden soğuk algınlığında yüksek ateş ve genel durum bozukluğunun görülmemesi, buna karşın, gripte yüksek ateş, genel durum bozukluğu ve tabloya ikincil bakteriyel enfeksiyonların eklenebilmesidir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğazda yanma hissi ve öksürük ile başlayan soğuk algınlığı, destekleyici tedavi ile genellikle birkaç gün içinde iyileşir.

Soğuk algınlığı gripten biraz daha hafif bir rahatsızlıktır. Soğuk algınlığı, hafif bir kırgınlık, kırıklık, azıcık halsizlik, bol bol aksırma, hapşırma durumları, burun ve geniz akıntılarıyla daha kısa sürede ve daha kolay geçiştirilir. Gripte ise durum daha bir ciddir. Yüksek ateş ve ağır bir bitkinlik durumu ortaya çıkar.

Hem soğuk algınlığında, hem de grip rahatsızlığında antibiyotikler işe yaramaz. Boş yere yutmamak lazımdır. Her iki rahatsızlıkta da bedeni fazla yormamak, dinlenmek faydalıdır. İkisinde de nefes almada güçlük, ateş, kusma, ağrılı yutma güçlüğü, şiddetli öksürük nöbetleri, nefes darlığı söz konusu olmadıkça doktora gitmek pek gerekmeyebilir.

Her ikisinde de yeteri kadar istirahat edilmediğinde hem tedavi süresi uzuyor hem de oluşabilecek ikincil sorunlara (sinüzit, bronşit, zatürre) yakalanma ihtimaliniz artırır. İkisinde de nemlendirilmiş ılık ve havası temiz bir ortamda istirahat etmek gerekir.

Antibiyotikler soğuk algınlığı tedavisinde etkili değildir. Bu yüzden doktora danışılmadan antibiyotik kullanılmamalıdır. Ancak organizmaya yerleşen bazı bakteriler; kulak veya sinüs iltihaplarına neden olabilir. Buna ikincil bakteriyel enfeksiyon da denir. Bu gibi durumlarda hastalık doktor gözetiminde antibiyotikler ile tedavi edilebilir.

Soğuk algınlığı tedavisi

Uzmanlara göre soğuk algınlığının belli bir tedavi metodu mevcut değildir. Aşağıdakilerin yapılması, tedavi sürecini kısaltabilir:

  1. İstirahat, özellikle yatak istirahati
  2. Bol sıvı alınması
  3. Ağız ve boğaz gargarası kullanılması, ılık tuzlu su ile gargara
  4. Bulunulan kuru ortamın nemlendirilmesi
  5. Gerektiğinde akıntı kesici, ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir
    6. C vitamini içeren meyve ve sebzelerin bolca tüketilmesi

Piyasada grip ilacı olarak satılan ilaçlar soğuk algınlığını iyileştirmez veya hastalık süresini kısaltmaz. Sadece hastalık belirtilerini azaltır. Bununla birlikte kullanılan ilaçların birçok yan etkisi ortaya çıkabilir. Bu nedenle doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanılmamalıdır.

Bakteri enfeksiyonu yoksa asla antibiyotik alınmamalıdır. Antibiyotikler virüslere etki etmezler. Antibiyotikler gibi reçeteye tabi olan ilaçlar, bakteriyel enfeksiyonun bulunduğu orta kulak iltihabı ve sinüzit gibi durumlarda, doktor tarafından teşhis edildikten sonra reçete edilir. Basit nezle ve grip durumlarında antibiyotik kullanımının bir yararı olmadığı gibi, hastanın karaciğer ve böbreklerinin işlevlerini ağırlaştırır ve ayrıca mikropların antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine de neden olur.

İlaçların yan etkilerine dikkat edin!

Antihistaminikler gibi bazı ilaçlar uyku haline neden olabilir.

İlaçlar gıda, alkol, diyet takviyeleri ve birbirleri ile etkileşimde bulunabilir.

Reçeteli ve reçetesiz ilaçlar, vitaminler, mineraller, bitkisel ürünler, diğer diyet takviyeleri de dahil olmak üzere, kullandığınız her ürün, ilaç ve madde ile ilgili olarak doktorunuza ve eczacınıza mutlaka bilgi vermelisiniz.

Çocuklara soğuk algınlığı tedavisi için kendi kendinize ilaç vermeyin. Mutlaka doktora danışın. Hele de yetişkin ilaçlarını asla çocukların tedavisinde kullanmayın.

Önlemler

Soğuk algınlığının tedavisi olmadığından, tedaviden daha önemli olan nokta hastalığa karşı önlem almak; özellikle hastalığın bulaşmasına mani olmaktır. Soğuk algınlığına 200 den fazla virüs sebep olabileceğinden aşı etkisizdir. Alınabilecek bazı önlemler şunlar olabilir:

  1. Dışarıdan eve veya iş yerine geldiğinizde elinizi mutlaka sabunlu suyla yıkayın.
  2. Hasta olması muhtemel veya hasta olan kişilerden olabildiğince uzak durun.
  3. Hapşırırken ya da öksürürken elinizle ağzınızı ve burnunuzu kapatın. Etrafa virüs bulaştırmayın.
  4. Bol bol sıvı alın. 6-8 bardak su, meyve suyu, çay ve diğer içecekler ile nezleye bağlı kaybedilen sıvı yerine konabilir. Ayrıca yabancı maddelerin vücuttan atılması kolaylaşır.
  5. Düzgün ve dengeli beslenin. Soğuk algınlığı sırasında enfeksiyona karşı önlem almaya çalışan vücudun metabolizması, hazmı zor gıdalarla yorulmamalıdır. Az yağlı gıdalar, et ve süt ürünleri, taze meyve ve sebzeler yenmelidir.
  6. Sigara içmeyin. İçilen ortamdan uzak durun. Sigara içilmesi veya dumanına maruz kalınması zaten enfeksiyon nedeniyle duyarlı olan boğazın daha kötüye gitmesine neden olur. Enfeksiyona karşı mikropları solunum yollarımızdan temizlemeye çalışan hücrelere olumsuz etki yapar.
  7. Kaloriferli evlerde ortamı su buharı ile nemlendirin. Gerekirse eczanelerde satılan nemlendiricilerden alın.
  8. Küçük çocuklarda, yaşlılarda, kronik (şeker hastalığı, kanser vb.) hastalığı olanlarda soğuk algınlığı görüldüğünde mutlaka doktora danışın.
  9. Hastada kulak ağrısı, şiddetli baş ağrısı, balgamlı öksürük, burun akıntısı (sarı-yeşil) şikayetleri varsa ve hastanın ateşi 38 ° C’nin üzerine çıkmışsa derhal doktorunuzu arayın.

Diğer önlemler

  1. Stres bağışıklık sistemini zayıflatır. Kolay hasta olmamıza neden olur. Olabildiğince stresten uzak durun.
  2. Kendinizi sıcak tutun ama terlemeyin. Bu durumda vücudun bağışıklık sistemi bütün enerjisini enfeksiyona karşı savaş için kullanabilir.
  3. Hafif yürüyüşler yapın. Yürüyüş kan dolaşımını hızlandıracaktır. Bu da enfeksiyon bölgesine akyuvarların gelmesine katkıda bulunacaktır. Açık havada yapılan kısa yürüyüşler havasız bir odada yorganın altında yatmaktan daha iyidir.
  4. Yeterli miktarda C vitamini alın. C vitamininin öksürük, hapşırma ve diğer belirtilerin azalmasını sağladığına eskiden beri inanılmaktadır. Yüksek doz C vitamini ancak doktor gözetiminde, kısa süreyle kullanılabilir. Fakat sıvı alımını da artırmak açısından portakal, mandalina, kivi ve greyfurt gibi C vitamininden zengin meyvelerin suları içilebilir.
  5. Tuzlu su ile burnunuzu temizleyin. Bu işlem, burun içindeki ödemin azalmasına ve burun tıkanıklığında azalmaya yardımcı olur. Ayrıca mikropların mekanik olarak temizlenmesini sağlar. Eczanelerde alınabilecek bu tip tuzlu su spreyleri kullanılabilir veya evde de basitçe hazırlanıp kullanılabilir. Bir bardak suya bir çay kaşığı saf tuz koyup karıştırdıktan sonra burun damlalıkları ile buruna damlatılarak belirgin rahatlık sağlanır.
  6. Mikroplar 3 saate kadar, kapı kollarında, merdiven korkuluklarında, ışık düğmelerinde, telefon, uzaktan kumanda gibi sıkça dokunulan yüzeylerde yaşayabilirler. Bunların ara sıra dezenfektanlarla silinmesi faydalıdır.

Dikkat:

Yetişkinlerde üst solunum yolu viral enfeksiyonlarında çoğunlukla yüksek ateş ortaya çıkmaz. Eğer yetişkin bir bireyde yatağa düşürecek kadar yüksek ateş, eklem ve kas ağrısı varsa ilk planda grip hastalığını düşünmek gerekir.

Üst solunum yolu viral, yani virüs kaynaklı hastalıklarına soğuk algınlığı denir. Nezle ise, burun akıntısı ve hapşırma gibi burun şikayetlerinin daha fazla olduğu bir hastalık adıdır. Aslında, ikisi bir çok kez iç içe geçmiş olarak karşımıza çıkar. Hatta bazen aynı hastalık, aynı sebepler olabilir.

Kaynaklar:

¹ Mayo Clinic

² NHS

³ Memorial

4 Hürriyet

Yazan: Burcu Akın, Uzman Eczacı

Yazan | 2017-10-10T14:53:10+00:00 Ekim 10th, 2017|Sağlık|0 Yorum

Yazar Hakkında:

%d blogcu bunu beğendi: