Vitaminlerin faydaları: Vitaminlerin ve minerallerin sağlığımıza faydaları nelerdir?

//Vitaminlerin faydaları: Vitaminlerin ve minerallerin sağlığımıza faydaları nelerdir?

Vitaminlerin faydaları: Vitaminlerin ve minerallerin sağlığımıza faydaları nelerdir?

Sağlığımız için vitaminlerin faydaları saymakla bitmez. İnsan vücudunun normal fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için vitaminlere ihtiyacı vardır. Vitaminlerin çoğu yediğimiz besin maddelerinden elde edilir. Yani vitaminlerin asıl kaynağı hayvansal ve bitkisel ürünlerdir.

Vitaminler ve mineraller, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besin maddeleridir. Çoğu kişi, çeşitli ve dengeli bir diyetle ihtiyaç duydukları tüm besin maddelerini alıyor olabilir. Ancak bir çoğumuz yeterli besin maddesini alamadığımız için, takviye vitamin ve mineral almak zorunda kalabiliriz.

Sağlıklı, dengeli bir beslenme, sağlıklı olmanın önemli bir parçasıdır ve size en iyi şekilde hissetmenize yardımcı olabilir. Bu, çok çeşitli gıdaları doğru oranlarda yemeyi ve doğru miktarda yiyecek tüketmeyi gerektirir. Sağlıklı vücut ağırlığı elde etmek ve korumak için yeterince su için.

Diyetimize katılan gıdalar

Eatwell Rehberi, sağlıklı ve dengeli bir diyet için insanlara şunları denemelerini önermektedir:

  • Günde 5 defa yemek yemeyi düşünün.
  • Nişastalı gıdaları (Patates, ekmek, pirinç veya makarna gibi) mutlaka alın. Temel besin maddeleri olan nişastalı gıdalardan asla vazgeçmeyin, diyet programınızda bulunsun.
  • Bazı süt veya süt seçeneklerine diyet planınızda yer verin.
  • Doymamış yağları seçin ve küçük miktarlarda tüketin.
  • Bol su için.

İnsan vücudunun normal fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için vitaminlere ihtiyacı vardır.

Vitaminlerin çoğu yediğimiz besin maddelerinden elde edilir. Yani vitaminlerin asıl kaynağı hayvansal ve bitkisel ürünlerdir.

Bazı vitaminler yağda çözünür ve bu yüzden vücutta depolanabilir.  Bazıları ise suda çözünür ve vücutta depolanamaz. Vücudumuz tarafından depolanamayan ve suda çözünen vitaminleri her gün yediğimiz besin maddeleri ile tamamlamak zorundayız.

Vitamin eksikliği sindirim, kalp ve damar, sinir, solunum sistemi vb. hastalıklarına neden olur.

Önce Gıda, Ardından Takviyeler

Eczanelerde ve piyasa genelinde hap veya şurup şeklindeki satılan vitaminler ve besin takviyeleri gıda ikame etmesi olarak, gıda yerini tutacak besin maddeleri olarak düşünülmelidir. Piyasada satılan vitaminler veya vitamin takviyeleri hiç bir zaman yemek yemek ve su içmek suretiyle aldığımız vitamin ve minerallerin yerini tutamazlar. Ne kadar kaliteli ve pahalı olurlarsa olsunlar, normal gıdaların faydalarını hiç bir zaman sağlayamazlar.

Ancak; birçok çalışma diyette eksik besinlerin vitaminler ve besin takviyeleri ile tamamlanmasının sağlığa olan yararlarını ve etkinliğini göstermiştir. İngiltere Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ‘nin yaptığı bir çalışmada, kalsiyum ve D vitamini alan postmenopozal (menopoz sonrası) kadınlarda kemik yoğunluğunun arttığı ve kırıkların azaldığı tespit edilmiştir.

Aşağıda vitaminler hakkında özet bilgi verilmiştir.

A vitamini:

• Yağda çözünebilir.

• Vücudumuzda depolanabilir.

• Antioksidan vitamindir.

• Havuç, kayısı, ıspanak, süt, tereyağı, peynir, et gibi hayvansal ve bitkisel besinlerde bulunur.

• Karaciğerde depolanır.

• Göz retinasında bulunan pigmentleri üretir, iyi görmemizi sağlar.

• Bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirerek, vücudumuzu enfeksiyon hastalıklarına karşı korur.

• Eksik olduğunda gece görüş yeteneğimizi azaltır.

• Çok fazla eksik olduğunda, gece körlüğüne veya tam körlüğe neden olur. Çocuklarda görülen körlüğün en büyük nedenlerinden birisi A vitamini noksanlığıdır.

• Deri ve saçlarımızın sağlığı için de önemlidir.

B vitamini kompleksi (B1, B2, B3, B6, B12):

• Suda çözünebilir.

• Vücutta depolanamaz.

• Her gün düzenli olarak alınmalıdır.

• Yeşil yapraklı bitkilerde ve hayvansal besinlerde bulunur.

• Vücudumuzun protein ve enerji kaynağıdır.

• B grubu vitaminler, hücre yenilenmesi sindirim ve sinir sistemi, enerji üretimi ve bağışıklık için önemlidir.

C vitamini:

• Suda çözünebilir.

• Vücutta depolanamaz.

• Her gün düzenli olarak alınmalıdır.

• Antioksidan vitaminlerdendir.

• Hücreleri serbest radikallerin zararlarından korur.

• Vücudumuz tarafından üretilemez. Bu yüzden dengeli beslenme ile yeteri kadar vitamin C almak önemlidir.

• Bütün meyve ve sebzelerde az veya çok vitamin C bulunur. Portakal, kivi, yeşil biber, kırmızı biber, mango, brokoli vb.de bulunur.

• Soğuk algınlığı ve gripte iyileşmeye yardımcı olur. Eksikliği cilt kuruluğuna, kırmızı kan hücresinin eksikliğine(anemi)  neden olur.

D vitamini:

• Yağda çözünebilir.

• Vücudumuzda depolanabilir.

• “Güneş Işığı Vitamini” de denir.

• Güneş ışığından başka, yediğimiz besinlerde (deniz ürünleri, mantar, yumurta sarısı, süt gibi.) de D vitamini bulunur.

• Vücudumuzdaki yağlı dokularda depolanabilir.

• Haftada iki defa saat 10:00-15:00 saatleri arasında 30 dakika süreyle güneşte kalmak, vücudumuzun ihtiyacı olan D vitaminini almamızı sağlar.

• Güneş ışığında uzun süre kalmak, cilt kanserlerine neden olabilir.

• Eksikliği diş ve çocuklarda görülen raşitizm gibi kemik hastalıklarına, yumuşak kemik yapısına, kemik eğriliğine, iskelet sisteminde ve dişlerde gelişim bozukluklarına neden olur.

E vitamini:

• Yağda çözünebilir.

• C vitamini gibi, antioksidan vitaminlerdendir.

• Yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler, yumurta ve sebzeden üretilen yağlarda bol miktarda bulunur. Örnek: Ispanak,soya fasulyesi, ayçiçeği, ayçiçeği yağı, mısır, mısır yağı, kivi, mango vb. Eksikliği sinirsel hastalıklar ile anemi (kırmızı kan hücresi eksikliği) hastalıklarına neden olur.

K vitamini kompleksi (K1, K2, K3):

• Yağda çözünebilir.

• Vücutta depolanabilir.

• Yeşil yapraklı sebzelerde,  hayvansal ürünlerde ve tahılda az miktarlarda bulunur.

• Karaciğer tarafından gerektiğinde kanın pıhtılaşmasını sağlamak için kullanılır.

Antioksidan vitaminlerin faydaları

Antioksidanlar, serbest radikallerin hücrelerde neden olduğu hasarları önleme yeteneğine sahip bileşiklerdir. Sağlıklı kişilerde serbest radikaller antioksidanların koruyucu etkisi nedeniyle, hücrelerde önemli bir hasar meydana getiremezler. Ancak,  serbest radikaller ile antioksidanlar arasındaki mücadele, iki taraf arasındaki sayısal dengenin bozulmasına kadar devam eder. Hastalıklı bünyelerde denge hücreye zarar veren serbest radikaller lehine bozulur. Bu takdirde, “antioksidatif stres” oluşur ve hücre fonksiyonlarında bozulmalar meydana gelir. Hücre ölümleri gerçekleşir. Diğer bir deyişle, serbest radikal  üretiminin aşırı artması ya da antioksidanların miktarının azalması hücre içindeki sayısal dengeyi bozacağından “oksidatif stres” olarak adlandırılan durum meydana gelir.

Oksidatif stresin sonuçları

“Oksidatif stresin” uzun süre devamı tıbbi açıdan çeşitli patolojilere ve hastalıklara neden olur. Son yıllarda yapılan araştırmalar, serbest radikallerin iltihabi hastalıklar, kalp ve damar hastalıkları, beyinsel hastalıklara neden olduğunu ispatlamıştır.

Pek çok tipi olan bu hastalıkların önde gelenleri; parkinson, alzheimer, kanser, diyabet, gut, böbrek hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları vb.’dir.

Bugüne kadar oksidatif stres miktarını kesin olarak ölçebilen bir yöntem keşfedilememiştir. Ancak, vücuttaki serbest radikal miktarı hakkında az ya da çok fikir edinebilmek için ESR (Elektron Spin Rezonans), kemilüminesans (kimyasal ışıldama) gibi yöntemler kullanılmaktadır. Serbest radikallerin doğrudan ölçümü zor olduğundan araştırmacılar lipit, protein ve nükleik asitlerde oksidatif stresin neden olduğu hasar sonrası ortaya çıkan belirtileri ölçmekle hücre dengesi hakkında bir fikir edinmeye çalışmaktadır.

Antioksidan vitaminler ölümü azaltıyor mu?

Avrupa Prospektif Kanser ve Beslenme Merkezi (Heidelberg-Almanya)’ndeki bir grup akademisyen, Zürih Üniversitesi ile ortaklaşa olarak  11 yıl süreyle 23,943 katılımcıdan elde ettikleri verileri analiz ettiler.  Araştırma grubunca, analize katılan deneklerin hiç birisinde daha önceden kanser veya kalp damar hastalığı buluntusu olmamasına dikkat edildi. 11 yıl devam eden araştırma sırasında denekler arasında 1,101 ölüm olayı (kanser: 513, kalp ve damar hastalıkları: 264) meydana geldi.

  • Araştırmacılar antioksidan vitamin takviyesi yapılan deneklerde kanser kaynaklı ve diğer  etkenlerle ölüm oranının önemli ölçüde az olduğunu saptadılar. Bu sonuç üzerine Kanser Araştırma Merkezi yetkilileri, antioksidan takviyesi yapmanın başta kanser kaynaklı olmak üzere, genel ölümlerde önemli ölçüde azalmaya yol açabileceğine dikkat çektiler ve antioksidan vitamini takviyesini önerdiler. Kanser Araştırma Merkezi uzmanları, antioksidan vitaminler ve bu tür vitaminlerin faydaları konusundaki çalışmalarını sürdürme kararındalar.
  • Rapora göre, antioksidan vitamin takviyesi yapılanlarda;
    • Kanserden ölüm riski %48,
    • Tüm diğer nedenlere bağlı ölüm riski ise %42 azalmıştır.
    • Genel vitamin takviyesinin ölüm riski üzerinde bir etkisi saptanmamıştır.

Antioksidan vitaminlerin faydaları ve vitamin takviyesi meselesi

Araştırma raporu üzerine kişisel görüşlerini açıklayan  Prof. Jeff Bloomberg (ABD Antioksidan Araştırma Merkezi Direktörü, Jean Mayer USDA Yaşlanma Üzerine İnsan Beslenmesi Merkezi/Tuft Üniversitesi) ise “antioksidan vitamin takviyesi yapılanların  küçük bir bölümünde ve detayı ve içeriği bilinmeyen antioksidan vitamin takviyesi ile” yapılan çalışmanın kanser ve tüm diğer nedenlere dayalı ölümlerde azalmaya yol açabileceği değerlendirmesine istatistiksel olarak katıldığını ifade etmiştir. ABD Antioksidan Araştırma Merkezi antioksidan vitaminlerin faydaları konusunda araştırmalarına devam etmektedir.

Prof Jeff Bloomberg antioksidan vitaminlerin faydaları konusunda başkaca araştırma çalışmalarının devam ettiğini belirttikten sonra “Metodolojik olarak antioksidan vitamini takviyesi yapılanlarda vitaminin neden olacağı etkilerin ve uygulanması gereken doz miktarının gözlemlenmesinin çok da kolay olmadığına” dikkat çekmiştir.

Prof. Jeff Bloomberg’in başında bulunduğu araştırma merkezi, insan sağlığı-beslenme ve yaşlanma üzerine çalışma yapmaktadır. Esas araştırma konuları yaşlılıkta doğru beslenme, yaşlanmanın sinir hücrelerine etkisi ve sağlıklı yaşamın devam etmesini sağlama ve yaşlanmaya yol açan etkenleri ortaya çıkarmaktır.

Vitamin takviyesi ölüm riskini azaltır mı?

2007 yılında Kopenhag Üniversitesi Hastanesi Deney Birimi doktorlarından Goran Bjelakovic’in yaptığı bir çalışmanın yayımlandığı The Journal of American Medical Assosiation Dergisi (Vol.297, pp 842-857)nde yer alan bir yazıda ise A ve E vitaminleriyle, beta-karotenin ölüm riskini %16 artırabileceği ifade edilmiştir.

Bilim adamları yaşlanmanın insan sağlığı üzerindeki etkilerini incelemeye devam etmektedir. Yaşlanan ve giderek beslenme, sindirim, solunum, düşünme vb. fonksiyonlarını yitiren vücudumuzu sağlıklı ve zinde tutabilmek için doğru vitamin takviyesi şarttır.

Ancak, tıbbi olanaklar ve ulaşılan teknolojik düzey, her yaştaki insanın hangi besin maddelerine ne kadar gereksinim duyduğunu sağlıklı verilerle ve anlık olarak ortaya koyabilmiş değildir. Ancak belli bazı hastalıkların ortaya çıkmasından sonra vitamin eksikliği ile ilgili sonuçlara ulaşılabilmektedir. Bu makalede önemi üzerinde durulan antioksidan vitaminler ise, sağlıklı yaşamı sürdürebilmemiz için ihtiyaç duyulan hayati vitaminlerden sadece bir tanesidir.

Anahtar kelimeler: vitaminlerin faydaları, antioksidan vitaminlerin faydaları

Kaynaklar:

(1) Health&care Information you can trust, British Gov.

(2) www.nutraingredients-usa.com

Burcu Akın, Uzman Eczacı

Stratejikanaliz.com, değerli sağlık bilgileri ile sağlığınızı yönetmek için sizlere araçlar sağlar. Daha sağlıklı olmak için araştırma yapan okuyucularımıza, resmi kaynaklara dayanarak bilgi sunar. Ancak, burada verilen bilgiler asla DOKTOR TAVSİYESİ yerine geçemez ve tedavi amacıyla kullanılamaz. Stratejikanaliz.com tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi sitesi değildir.
Yazan | 2017-04-15T15:26:39+00:00 Nisan 15th, 2017|Sağlık|Vitaminlerin faydaları: Vitaminlerin ve minerallerin sağlığımıza faydaları nelerdir? için yorumlar kapalı

Yazar Hakkında:

K.K.K’lığından emekli topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 11 yıldan fazla süreyle NATO'da görev yaptı. Çok iyi seviyede Almanca ve İngilizce bilir. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar.
%d blogcu bunu beğendi: