Mart enflasyonu beklenenden ılımlı geldi; TCMB faiz indirim takvimini hızlandırıyor. Reel kur, dış borç servisi ve cari açık üçlüsü bir geçiş döneminin haritasını çiziyor.
Faiz patikasının değişen mantığı
TCMB’nin Şubat 2026 PPK toplantısı, ortodoks çerçevenin ilk testiydi. Manşet enflasyonun aylık %2 altına gerilemesi, kurumun “veri-bağımlı” iletişimini somutlaştırma fırsatı yarattı. 250 baz puanlık indirim öncesinde piyasalar TL’nin reel değerlenmesini önceledi; sonrasında volatilitenin sınırlı kalması, kredibilite kazanımının ölçülebilir bir göstergesi.
Dış borç servisi ve cari denge
2026 itibarıyla brüt rezervler 175 milyar dolar bandında. Net rezerv pozisyonu pozitif ve kısa vadeli dış borç servisinin 2.4 katı. Bu tampon, kademeli faiz indirimlerinin kur baskısı yaratmadan sürdürülmesine alan açıyor. Cari açığın GSYİH’ya oranının %1.5 civarına gerilemesi, enerji ithalat faturasındaki düşüş ve hizmet ihracatı rekorlarıyla destekleniyor.
Disinflasyon süreci geri dönülmez değil; her veri noktası kredibilite hesabına yazılıyor.
Önümüzdeki çeyrek için kritik soru, gıda ve enerji dışı çekirdek enflasyonun sertliği. Hizmet enflasyonunun yapışkanlığı, kademeli yaklaşımın tek gerekçesi. Yapısal okumada, 2026 sonunda manşet enflasyonun tek haneye yaklaşması, makro çerçevenin kalıcılığı tartışmasını başlatacak.